banner67
           Mart ayında başlayan finansal gerilim, döviz, faiz ve enflasyon cephesinde ciddi bozulmaya neden oldu. Dövizdeki %20’lik devalüasyonu, resmi olarak %14-16 görünen ancak Tezgâh altı  %18-20’lere ulaşmış faizi, yine aynı şekilde; %13-15’lerde seyreden enflasyonu aynı anda azdırmayı beceren nadir bir ülkeyiz. 
       Kamu maliyesi desteğiyle uyarılan ve gevşek para politikalarıyla desteklenen iç talep, ekonomiyi aşırı ısındırmış; enflasyonun ve cari açığın artmasına yol açmıştır. Özellikle konut ve inşaat sektörlerinde aşırı üretim söz konusudur. Arz talep dengesini dikkate almadan yapılan konutlardan önemli bir kısmı elde kalmış ve stok maliyetinin artmasına neden olmuştur. Ek olarak, müteahhitlerce kullanılan kredilerin geri dönüşlerinde sıkıntı yaşandığı bilinen bir durum. Çözüm adı altında devlet bankaları %1 in altında olmak kaydıyla konut kredisi vermeye zorlandığı görülüyor. Bu tasarruf da haliyle devlet bankalarında erozyona yol açacaktır.  
       Finansal kırılganlık sürdükçe, genişletici maliye ve para politikalarında ısrar etmek, krize çıkartılmış davetiyedir. Günümüzde yaşananları yüksek faizle açıklamaya çalışan, faizin arz/talep ilişkisine bağlı olarak hareket ettiği gerçeğini unutmuş görünen maliye bürokratları ekonomiyi yönetiyor. . Ekonomide acilen alınması gereken tedbirlerin, en az 6 ay sonra sonuç vermeye başlayacağı hususu dikkate alınmamakta. Netice olarak, seçim dolayısıyla beklemeye alınan önlemler, ağır bir gecikme bedeli ödetecektir.
             DİĞER İÇ VE DIŞ ETKENLER
        Ekonomik Kırılganlığı sadece iç etkenlerle açıklamak doğru bir yaklaşım değil. Ancak içerde zamanında ve doğru önlemler alınmış ise kısmi bir etkiden bahsedebiliriz. (Bir zamanların meşhur deyimi ile, teğet geçme durumu.) peki nedir bu etmenler?
    1-Gelişmekte olan ülkelerden hızlı fon çıkışları başlamış durumda. Kırılgan yapıya sahip olanların sert etkileneceği bir ortamdan söz etmek mümkün.
Arjantin, Güney Afrika,  Rusya ve Türkiye. Küresel finans kurumlarının ortak kanısı bu.
 Durum tercümesi yapalım, borç verirken oldukça nazlı davranacaklar ve kırk dereden su getirmemiz istenecek.
   2-Yıllık dış finansman gereksinimi: 230 milyar dolarlık kısa vadeli borç geri ödemesi, şimdilik bilançoların pasifinde sessizce bekliyor.( milli gelirin %25’i.)
 3-TCMB’deki rezervler, kısa vadeli yükümlülükleri karşılayacak düzeyde değil. Bu oran yüzde 82’ye düşmüş durumda.
       IMF’nin kapısı çalınacak mı?
         2019’da iktidarda kim olursa olsun, IMF’den kredi talebi gündeme gelecektir. Elbette tek seçeneğimiz IMF değildir. Teorik olarak (genel anlamda) iki seçenekten söz edilebilir. Bunalımı IMF yardımıyla veya kendi göbeğini kendimiz keserek aşmak. Her iki durum dada Bu acı reçeteyi halka dayatan yöneticileri, tarihin tozlu sayfaları bekliyor olacak.
 
       PİYASALAR    
    Dolar : 

Alımlarda destek: 4,10- 4,19- 4,25 seviyeleri gözetilebilir. Satışlarda direnç:4,38 den dönüş olursa dikkate alınmalıdır. 4,38 in geçilmesi halinde satış için yeni zirvenin oluşması beklenmelidir.
Borsa :

 Portföyü %70 nakit,%30 mal pozisyonunda takipte yarar var.
Orta vadeli grafikte yukarı yönlü kısa bir atak görüntüsü var,(Seri al-sat yapabilirim diyenler için).
Uzun vadeli grafiğimiz aşağı yönde devam diyor.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eray 6 ay önce

Elinize sağlık hocam

Avatar
hüseyin 6 ay önce

yani tam bir enkaz durum söz konusu. normal 16 yıllık talan sonucu bu bekleniyordu.

Avatar
46 Elbistan 6 ay önce

Durmak yola devam diyorsun 24 hazirandan sonra Allah Yardımcısı olsun milletin ey Avrupa bekle Türkiye geliyor bizi kıskanıyorlar REİS

Avatar
Muhammed e 5 ay önce

Kardesim ne ali babacani karun gelse toplayamaz bu isi.üretim yok ihrac yok ekonomi niye böyle diye agliyoruz . Tarim memleketiyiz güya et 100 lira ali babacan ne cok yesin

Avatar
Yalan 6 ay önce

Ne alaka secim öncesi sonrasi secim sonucu belli degil mi? Belli. E ozaman bisey beklemeye gerek yok ayni zas ayni hamaaaaaam

Avatar
Muhammet 6 ay önce

Çok enteresan bir makale!Bu gazetede belkide ilk defa bu tip bir yazıyla karşılasiyorum.Genelde tüm yazarlar evet tüm yazarlar adeta iktidara nasıl yaraniriz, nasıl yağ çekeriz derken siz ulusal gazetelerin ekonomi sayfalarinda da yayinlanabilecek bir yazı kaleme alıyorsunuz ki tespitlerinize sağduyulu herkes gibi tamamen katılıyorum.dövizin yükselmesine rağmen cari açığın artıyor olmasi, seçim nedeniyle adeta yerle bir olan bütçe dengesi ülke ekonomisini maalesef 2000 öncesi yıllara götürmektesir;üstelik kamunun elinde satmak suretiyle bütçe açığını kapatacak KIT nerdeyse kalmamıştır.
Kısaca ekonomi alarm vermektedir ve maalesef yeni Kemal Derviş ve arkasından yeni Ali Babacan vari gerçek ekonomistler gekmedikce, cesur önlemler alinmadikca Türk ekonomisini büyük sıkıntılar beklemektedir.SAYGILARIMLA

Avatar
Yumurta 5 ay önce

Secimden sonrayi bilmemde önce; iki paket makarna , bir margarin, bulgur pirinc birde gazma millet gazmaya gitsin diye degil

banner111

banner116

banner115