Bu haber kez okundu.

Kardeşinin karaciğeri uymayınca, hiç tanımadığı kişi sayesinde hayata tutundu

Elbistan’a bağlı İğde Mahallesi’nde yaşayan ve 17 yıldır da karaciğer hastalığı ile mücadele eden Emiş Marangoz (57), kardeşinin verdiği karaciğeri vücudu reddedince, Ordu’dan gelen bağışla hayata tutundu.

İğde Mahallesi’nde ikamet eden 57 yaşındaki karaciğer hastası Emiş Marangoz’a 17 yıl önce gittiği hastanede karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. İlk teşhis konulduğu günden beri sürekli doktor kontrolünde yaşayan Marangoz, kendi doktorunun dışında bir doktorun raporlarına dayanarak verdiği tavsiye ile her gün kullandığı ilaçlarını almamaya başladı. Yaklaşık 6 aydır ilaç kullanmayan Marangoz, bir anda fenalaştı. Eşi Mehmet Marangoz tarafından doktora götürülen Emiş Marangoz’un hastalığının son evreye geçtiği belirlendi. Son olarak İstanbul’da bulunan Çağlayan Florence Nightingale Hastanesi’ne giden Marangoz’a karaciğer yetmezliğinin son evresine girdiği için nakil yapılması zorunluluğunun bulunduğu anlatıldı. Durumun öğrenilmesinin ardından aile fertleri ile yapılan görüşmelerin ardından Marangoz’a gerekli olan karaciğerin kardeşi 45 yaşındaki Sefa Pamuk’tan alınması kararlaştırıldı. Ablasının hayata tutunması için gönüllü olan Pamuk, hemen İstanbul’a gitti. Gerekli tahlillerin ve kontrollerin ardından yapılan operasyonla Pamuk’tan alınan karaciğer parçası ablası Emiş Marangoz’a nakledildi.

Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından yoğun bakıma alınan Marangoz için, doktorlar ile yakınlarının 8 saatlik umutlu bekleyişi, hüsranla sonuçlandı. Emiş Marangoz’un vücudu, kardeşinden nakledilen karaciğer parçasını kabul etmeyerek dışarı attı. Marangoz, hemen yeniden ameliyata alındı. 2 gün boyunca makineye bağlı olarak yaşamı sürdüren Marangoz’un hayatta kalması için zamanla yarış başladı. Marangoz için ülke genelindeki tüm merkezlerle irtibata geçildi. Ve aranan karaciğer, Ordu’da bulundu. Ordu’da kadavradan alınan karaciğer, hemen İstanbul’a gönderildi ve Marangoz, 72 saatte 3. kez bıçak altına yattı. Son ameliyatı başarılı geçen Marangoz’un solunum cihazından ayrı olarak yoğun bakımda tutuluğu öğrenildi.

Hasta yatağında eski sağlığına kavuşmayı bekleyen Emiş Marangoz’un 40 yıllık eşi Mehmet Marangoz, son 1 haftada yaşadıklarını tarif etmenin mümkün olamayacağını söyledi. Yarım asra yakın bir süredir aynı yastığa baş koyduğu eşinin yaşam mücadelesini kazanması için çalmadık kapı bırakmadıklarını belirten Marangoz, tek dileğinin eşinin eski sağlıklı günlerine dönmesi olduğunu vurguladı.

Evlendikten 23 yıl sonra eşi Emiş Marangoz’un karaciğer yetmezliği hastalığına yakalandığını ifade eden Mehmet Marangoz, “Eşim, bu teşhisin konulmasının ardından sürekli olarak ilaç tedavisi görüyordu. 6 ay önce farklı bir doktora gitti. Eşimin gittiği doktor, o günkü tahlil sonuçlarındaki değerlerin normal olduğunu ve ilaç kullanmasına gerek kalmadığını söylemiş. Eşim de bunun üzerine ilaç kullanmayı bıraktı. Aradan 6 ay geçtikten sonra birden bire fenalaştı. Doktora geldiğimizde ise hastalığın son evreye geçtiği ve nakil gerekliliği ortaya çıktı. Eşime, kardeşinin karaciğerinden alınacak parçanın nakledilmesi kararlaştırıldı. İstanbul’da Çağlayan Florence Nightingale hastanesinde nakil gerçekleşti. Ancak 8 saat sonra vücut nakledilen parçayı kabul etmedi. Yeniden ameliyat oldu ve nakledilen parça alındı. Tekrardan nakil olması gerektiği için hep birlikte arayışa girdik. Eşim de 2 gün boyunca makineye bağlı olarak yaşadı. 2 gün sonra Ordu’dan kadavradan alınan karaciğer, eşime nakledildi. Aynı kanı taşıdığı kardeşinki tutmadı, hiç tanımadığımız bir insanın karaciğeri sayesinde eşim yaşama döndü. Şimdi yoğun bakımda. Vücudu nakli kabul etmiş gibi gözüküyor. İnşallah, eşimi sapasağlam yataktan kaldırıp memleketimize ve sevdiklerimize döneriz. Tek dileğim ve isteğim bu” ifadelerini kullandı.

Marangoz, “Eşim, 3 günde 3 kez ameliyat oldu. Kolay bir şey değil. Biz de onunla birlikte ameliyata girdik çıktık sanki. Kayınbiraderim ablası için hiç gözünü kırpmadan karaciğerini bağışladı. Ondan da Allah razı olsun. Eşimle yakından ilgilenen doktorlara ve hastane yetkililerine de teşekkür ediyorum. Eşime nakledilen organı bağışlayan aileye de sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

 

Karaciğer yetmezliği?

Akut ve kronik pek çok hastalık karaciğerin yaşamsal fonksiyonlarını geri dönüşümsüz olarak etkileyerek karaciğer yetmezliğine sokabilir. AKUT karaciğer yetmezliğinde, öncelikle karaciğer hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde aniden görülen bir durumdur. Hepatitler, ilaçlar ve mantar zehirlenmesi başta olmak üzere pek çok sebebi olan bu durumda dolaşımda bulunan toksinler karaciğer hücrelerine zarar verir. Tedavide ilaç veya böbrek yetmezliğindeki diyaliz gibi bir yöntemi olmayıp, hızlı bir şekilde karaciğer nakli ile tedavi edilmediği takdir de hastalar hayatını kaybetmektedir. Kronik karaciğer yetmezliği olan sirozda ise normal karaciğer hücrelerinin yerini nedbe dokusu almaktadır. Bu durumda karaciğer hayati fonksiyonlarını yerine getiremez. Yetmezlik belli düzeye eriştiğinde hasar o kadar ilerler ki, o zaman tek çözüm yolu karaciğer nakli olmaktadır. Hem akut, hem de kronik karaciğer yetmezliklerinde nakil zamanlaması çok önemli olup geç kalınmaması gerekmektedir.

 

Karaciğer yetmezliği belirtileri nelerdir?

Erken dönemlerde genelde herhangi bir belirti vermezken hastalık ilerledikçe halsizlik, iştahsızlık, bulantı- kusma, sarılık (deride ve gözlerde sararma), güçsüzlük, kilo kaybı, bacaklarda ve karında sıvı birikimi, artmış kanama eğilimi ve kaşıntı görülebilir. Hastalık ilerleyip hasar arttıkça, karaciğer kanı temizleyememeye başlar ve vücut atıkları ile birçok ilaç vücutta birikir. Artan bu zehirli maddeler özellikle beyinde birikir ve kişilik- davranış değişiklikleri, bilinç bulanıklığı, unutkanlık ve uyku düzensizlikleri, son aşamada ise şuur kaybı ve koma hali gelişebilir.

 

Karaciğer yetmezliğinin tedavisi nedir?

Kronik karaciğer yetmezliği olan siroz ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık tedavi edilemezken meydana gelen hasar bazı tedavilerle durdurulabilir veya yavaşlatılabilir. Karaciğerin işlevlerini değerlendirmek amacı ile çeşitli biyokimyasal testler yapılır. Ayrıca ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri ile karaciğerin yapısı ve damarları incelenir. Siroz tanısını kesinleştirmek için bazen biyopsi dahi yapılabilir. Modern tıbbın imkanları ile tedavi edilemeyen durumlarda karaciğer nakli ile görevini yapamayan organın yeni bir karaciğer ile değiştirilmesi zorunludur. Günümüzde medikal ve cerrahi tedavilerin ilerlemesi ile karaciğer nakli zamanında yapılırsa yüzde 80-90 başarı oranı ile yapılmaktadır.

 

Hangi aşamada karaciğer nakli gerekir?

Öncelikle karaciğer sirozu olan tüm hastalar nakil için değerlendirilmelidir. Hastayı takip veya nakil etmenin uygun olup olmadığı bazı testler ve muayeneler sonucunda elde edilen sınıflamalar sonucu karaciğerle ilgilenen uzman hekimlerce belirlenir. Kronik karaciğer yetmezliğinin şiddeti A ile C arasında sınıflandırılır ve bunun sonucunda B ve C evreleri nakil için uygun görülürler. A evresinde olup da nakil için uygun bulunan hastalarda vardır. Ancak şu unutulmamalıdır; hastanın nakil sırasında durumu ne kadar iyiyse, nakil ameliyatı o kadar iyi sonuç verir.

 

Nakil sonrası ilk 1 yıl çok önemli

Nakil sonrası çoğu hasta yapmakta olduğu işe geri dönerek günlük yaşantısına devam edebilmektedir. Ancak ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Nakil sonrası ilk bir yıl çok önemlidir. Gerek enfeksiyonlar, gerekse organ reddi bu dönemde sık görülür. İlk 6 hafta, hastanın karın duvarı iyileşene kadar özellikle ağır kaldırmamaya özen göstermelidir. 12. hafta sonunda istenilen yere istenilen şekilde seyahat edilebilir. Ameliyat sonrası eğer şeker ve yüksek kolesterol gibi özel durumlar yoksa özel bir diyet uygulamadan normal beslenme alışkanlıklarına dönülebilir. 

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
geylani 6 ay önce

Allah şifalar versin

banner27

banner29

banner25