banner108
Kimlerden mi bahsediyorum? 
Annelerin gölgesinde kalan gizli kahramanlardan!
Evin en öksüz, en yalnız, en kimsesiz kahramanlarından!
Bizlere hayatı öğreten Babalarımızdan bahsediyorum.

Baba olmak öyle kolay değildir.
Baba olmak çok özel bir duygu!
Baba olmak emek ister.
Baba olmak sabır ister.
Baba olmak, sorumluluk ister. 
Şuradan bir kilo “babalık” tart demeye benzemez. 

Baba olmak böyle bir şey işte!
Babaya saygıda, sevgide kusur etmeyelim. 
Çünkü duaları Peygamberden sonra geliyor!

Babalar sadece çocuklarının fiziki ihtiyaçlarını, eğitim masraflarını karşılayan, kıyafetlerini alan, karnını doyuracak parayı kazanan kişi değildir.
Babalar yeri gelir kızar, yeri gelir bağırır çağırır ama hep evlatlarının iyiliği içindir. Evlatları çocukken bunu anlayamaz. Fakat bir gün onlar da baba olunca anlarlar babanın kıymetini!
Babalar evlatlarını gizli sever, ne sevdiğini gösterebilir ne de sevilmek istediğini.
Baba olduktan sonra göreceksiniz ki;
Kendi mutluluğunuzdan çok, evlatlarınızın mutluluğu ile mutlu olacaksınız.

Babalar sert görünür ama yufka yüreklidir.
Kim demiş ki babalar ağlamaz diye, anaların gözyaşlarını görebilirsiniz ama babaların gözyaşlarını asla. Bu onların ağlamadıklarını göstermez onlar “YÜREKTEN AĞLAR”
Tıpkı aşağıdaki kıssadan hissede anlatıldığı gibi;

“Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. 
Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu.
Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyuyordu.
“Oğlumu özledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim” dese de, baba geri adım atmıyordu.
Aradan iki yıl geçmişti.
Oğlunun doğum günü o yıl Babalar günü ile aynı güne denk gelmişti.
Annenin ağlamaklı halini görünce dayanamadı baba “Şu adrese git, oğlunu gör” dedi.
Ve ekledi, “Adresi benim verdiğimi söyleme ama” Birkaç şey daha söyledi ama anne duymuyordu bile, aklında bir tek adres kalmıştı. Anne sevinçten uçuyordu.
Hemen hazırlandı yola koyuldu.
Büyük bir şehrin karşı yakasındaydı babanın verdiği adres.
Gittiği adres bir tamirhaneydi.
Oğlunu tulum içinde gördü.
Bir süre ıslak gözlerle dükkânın karşısından izledi ve oğluna doğru yaklaşmaya başladı.
İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı aniden annesini karşısında görünce önce şaşırdı, sonra koşup sarıldı annesine.
Babası hariç herkesi soruyordu, “o nasıl, bu nasıl,” diyerek.
Ve sonunda “O adam nasıl, hala aksi ve anlayışsız mı?” diye sordu annesine.
Anne cevapsız bıraktı bu soruyu.
“Hadi oğlum gel eve gidelim” dedi.
“Hayır, anne, ben böyle iyiyim. O adamla tekrar aynı evde yaşayamam” dedi ve dükkâna doğru yürümeye başladı.
Arkasından bir süre bakakalan anne hazırladığı pastayı oğluna vermek için seslendi.
Delikanlı pastayı alırken annesine “Anne ne olur ısrar etme, gelmeyeceğim. Bir gün bile merak edip arayıp sormayan bir adamla aynı evde yaşayamam ben” dedi.
Anne boynu bükük halde oğlunun yanından ayrılmaya hazırlanırken
“Peki oğlum sen bilirsin. Anlaşılan çok kararlısın, gelmeyeceksin. Ama baban dedi ki; son bir aydır arkadaşlık ettiği çocuktan uzak dursun, o çocuk sana zarar verecektir.
Önceki arkadaşıyla barışsın”. Bu kez çocuk donakalmıştı.
Annesi eve dönmüştü. Babaya sitem etti, “Madem biliyordun nerde olduğunu neden benden sakladın?
O yüzden rahattın demek? ”
Hep ters, aksi görünen baba yutkundu ve gözlerinden iki damla yaş akıverdi.
“O benim canımdır ya, canım” dedi.
“Ne zamandan beridir biliyordun? ” diye sordu anne.
“Gittiği günden beridir biliyorum. Bazen öğlen molalarında ne yiyip ne içiyor diye gider uzaktan izlerdim, Bazen akşamları geç gelirdim ya hani, sen beni kahveden sanırdın, işte o zamanlarda da ne yapıyor kimlerle takılıyor diye takip ederdim.”
Karı koca bir birlerine sarılıp ağlarken kapı çalmıştı.
Elleriyle gözlerini silerek kapıyı açmaya gitti anne.
Annesinin kendisine yaptığı pastadan daha büyük bir pasta ve hediye paketi ile içeri girdi delikanlı.
Koşarak babasına sarıldı. “Babalar günün kutlu olsun babaaaa”
Delikanlı anlamıştı. 
Kendisine hiç bakmadığını düşündüğü babasının, aslında gözünü hiç üzerinden ayırmadığını…”

Bu hafta sonu, 17 Haziran Pazar günü bir Babalar Gününü daha kutlayacağız.
Bu vesile ile hayatın anlamını ve güzelliklerini öğreten, evlatları için her türlü fedakârlığa katlanan, en güzel yarınları sağlamak için çalışan, sevgi, sabır ve merhameti kocaman yüreğinde taşıyan, hayatımızın her anında emeği bulunan başta şehit ve gazi babaları olmak üzere tüm babaların “Babalar Gününü” en içten, en kalbi duygularımla kutluyorum.
Mükâfatını bizzat Cenab-ı Allah'ın vereceği mübarek Ramazan ayının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan boyunca yaptığımız ibadetlerin, tuttuğumuz oruçların kabul olması ümidiyle Türk - İslam âleminin mübarek Ramazan Bayramı'nı en kalbi duygularımla kutluyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YÜCE 2 gün önce

"Babanın sevgisini muhafaza et, Eğer o sevgi bağını koparırsan Cenab-ı Hak da senin feyz ve saadet nurunu söndürür" (Hadis'i Şerif). Kalemine gönlüne sağlık Bekir Kardeşim.

Avatar
işbaşaran 1 hafta önce

kardeşim dertlilerin derdine çare olan çileli babaların babalar günü kutlu olsun

Avatar
Bir baba.. 1 hafta önce

Kalemine yüreğine sağlık Bekir abi.Mükemmel anlatmışsınız..

Avatar
Mevlüt yaman 1 hafta önce

Diline sağlık kardeşim çok duygulandım. Babasız geçen 35 yılım var. Ama hep benimle biliyorum ki. Şahsınızda tüm babaların babalar günün kutluyorum.

Avatar
osm k lnc 7 gün önce

Kalemine yüreğine sağlık Bekir bey

banner110