banner136
 Varan 3: Elbistan ve Elbistan’a iz bırakmış Elbistanlılara hasret duyanlara, hele de çocukluğunu ya da gençliğini geçirdiği, okuduğu, öğretmenleri, her sokağını, insanları, huyunu suyunu, kültürünü tanıdığı ve yaşadığı Elbistan’ın özleyenlere Fevzi Şabik kardeşimizin 3. manzumesini takdim ediyorum(A.B.)
 
Ölüsü dirisinden çok Elbistan
 
Duyduk, Gariblik’ten yana yakıla sesler, çığlık çığlık
Kanımız içimize akar yanakta gözyaşı akar ılık ılık
Ünlesek, haykırsak, bağırsak, çalsak uzun uzun ıslık
Kulaklar sağır, gözler âmâ, tavan yapmış edebsizlik.
 
“Üzüm var, ekmek, tut var, yiyecek yer var”ı bilmeden
Ekmekçi Hüseyin, İsmail Eren'in tırnaklı pideden
Şahkeremoğlu, Vaysal Kışlal, Çolak Şaben’in fırından
Kuyruğa girip sıcak sıcak gavurmalı löhmecinden
Soğumadan eve getirmediysen Elbistanlıyım deme.
 
Cehiz Mevlüt sabaanan hayırlı yoğurt, taze süt satar
“Kabı boşalta getir, darasını düşerik” kulakta sesler
Kalaycı Yusuf emmiden kadayıf, Ali İspir’den şeker
Küpçü Kadir çarşı gezer, A. Kuyumcu resim çizer
Eşşek yükü ile Alışar üzümü, tutları sinilere döker
“Evde hastamız var, suyundan da koy” demediysen
Sıcak pidenin yarısını eve gidene kadar yemediysen
Öyle boşa ahkâm kesip de has Elbistanlıyım deme.
 
Maraş’ta katledilen Felekoğlu’nun kızına ağlamadıysan
Çarşı esnafı Felekoğlu Uzun Hüseyin’i anlamadıysan
Gövşen İmam’ın kahvesinden çayı, gulleyi Emin amcadan
Durmuş Ali Çiçek’ten kına, baharatları Kara Hafız’dan
Almadıysan ne yerli ne de Elbistanlıyım deme.
 
Çebiş hanı arkasında, Ulu cami yanında gulle oynadıysan
Millet bahçesinde buz kaydıysan gosguç, mıh onadıysan
“Ninno geliyor aman ha!..” gulleleri bilyeleri sakladıysan
Cahanı yüzüp de Eşe teyzemin almalarını yolduysan
Yarım somunun içine, acı çamanı çalıp yumulduysan
İşte tam Albıstanlı oldun hem de şehirlinin hasından.
 
Beğendiğin kızı okuldan evine kadar savuşturmadıysan
Düğünlerde kuytulardan bir sigara yakıp bakmadıysan
Oynaması için düğün sahibi ablaya haber salmadıysan
Düğün sonu kızı savuşturup bir hafif bakış almadıysan
“Sevdim de alamadım Caddesi”nde döllerle volta atmadıysan
Adını yerliye, gerini çalıya sürüp Elbistanlıyım deme.
 
Elbistan önderleri, ilim irfan erleri can öğretmenlerimizi
Vasıf Hocayı, Durmuş Özcan’ı, Mustafa Derinöz'ümüzü
Sırrı Yinanç’ı, Mehmet Yeneri, Beyfendi Ali İhsan Mıhçı’mızı
Cavit Önal’ı, Sabri Özkara’yı, Halil Kışlalı, Ömer Arıkan'ımızı.
Sabri Özkara’yı, Mevlüt Beyi, Fatma Hanım’ı, Rıfat Gürel’imizi
İzzet Çıtak’ı, Süruri hocamızı, Kemal Gözükara hocamızı
Cavit Olgunu, Celal Akat hocamızı, Ceymis Bondu’muzu
Görüp de ceket İliklemediysen sen Elbistanlıyım deme.
 
Eski Garajlarda Berber Cin Ahmet’in ucuz olsun diye
Morfinsiz diş çektiğini hemi de kerpetenle bilmiyorsan
Bayramlarda otobüse tıka basa yüz kişi binmiyorsan
Lokantacı Ümmet Ali’den, Nohut Ahmet’in paçasından
İçmediysen, heç gezmeyesin Elbistanlıyım deyip de.
 
Terzi Meksel’e, Yemliha’ya, Yaşar Çıtak’a ölçü vermediysen
Karlıdağ Doğan, Karabekirlerin Çetin ile iki laf etmediysen
Eczacı Lütfü Erteni, Hacı Kulu, Oğuz Söğütlü’yü bilmezsen
Boşa afra tafra atıp, böbürlenip yerliyim demeyeceksin
Kasap Bodo Duran’ı, Güççük Mamed’i, Abdurahman Emmi’yi
Ali Gücükoğlu’nu, Kerim, Harun, Celal Sevinçler abilerimi
Ali, Mükremin Yapar, Celal Acar, Tas Kadir’i Sıçan Hüseyin’i
Kürt Mahmut’u, Kaya’yı, Çetin’i, Cemse Muhittin’i Bay Ayhan’ı
Kızılcoba’dan Simsar Hüseyin’i, oğlu Berber Tayyar Özgen’i
Keçebir Celali, Yektaları, Sabri, Cavit Yekta kardeşleri
Gâvur Ali Arıkan’ı, Gavur Ahmet Arıkan’ı, Eşe Ünsal Arıkan’ı
Karakürt Muhtarı bilmeden Elbistanlıyım deme.
 
Emmi kurşunuyla ölen arkadaşım İlhan- Ahmet Kara’yı
Mahallemden Abdik Hüseyin’i, Abdik Ömer’i, Abdik Ali’yi
Özel idare müdürü Hayati Ançel’i, Kolacı Selahattin’i
Ebul Kasımların Marangoz İrbaham emmi, Ziraatçı Kerim’i
Gem ustası çakmaktaşı piri dedem Şabiklioğlu Hüseyin’i
Bunları bilmiyorsan ne yerli ne de Elbistanlıyım deme.
 
Ayakkabının topuğuna basmadan giymez Yağcı Galib’i
Fotoğrafçı Hasanı, Köşker Recep’i, Köşker Ali emmiyi
Gavaloğlu Tahsin’i, Gavaloğlu Yaşar’ı, Yüncü Adnan Kışlal’ı
Talas Hüseyin oğlu Kemal’i, Gando Emmi’yi Çoban İmam’ı
Kör Hacı Üsün Emmi’yi, Çıtak Mamed’i, Çıtak Remzi’yi.
Kör Seferi, Harun Uçar Emmi’yi, Hacı Hanefi Eren’i
Düdükçü İrbaham Emmi’yi, Dadaşları, Oosüzlerin Remzi’yi
Abdestsiz yere basmazdı, nenem Hacer (Arıkan) Eren’i
Bunları bilmeden hayır dua etmeden yerliyim deme.
 
Çarşı esnafından Leblebici Ali Emmi’yi, Demirci Hüseyin’i
Demirci Edenoğlu Mamet Ağa’yı, Orhan Türk’ü, Vucut Ali’yi
Nalbant Receb’i, Terzi Kemal Göztaşı’nı, Şabikli Avşar’ı
Şabiklioğlu Marangoz Ali’yi, Kurtların Hacı Ahmet Sezai’yi
Marangoz Kirvem Kemal Ünsal’ı, Cingan Durdu Erol abiyi
Bunları bilmeden Elbistanlı ve yerliyim deme.
 
Dolma Bekir’i, Çoğulhanlı Hıdır Emmi’yi, Culfa Ali Yıldız’ı
Muhtar Cemil Söylemez’i, Izgınlı hocayı, Durmuş Ali Çiçek’i
Bekçi Rasık Emmi’yi, Kabak Mamedi, Kabak Fatih’i
Polis İhsan ve Hikmet Atasayar’ı, Özkan-Arslan Ceyhan’ı
Topal Yusuf’u, Kurt Memet’i, Selim Uzman’ı,  Durna Hacı’yı
Bunları bilmeden yerliyim, Elbistanlıyım deme.
.......................................................Feyzi Şabik / Ankara / 2021
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kafaya bak 2 hafta önce

Bu zihniyet,dar zihniyet. Elbistan'ı kızılcaobadan, köprübaşından , Ulucami çevresi muhitinden ibaret sanan bir zihniyet. Halbuki Elbistan demek,alışar demek,til demek, yapalak demek,cela demek, avluya demek daha da ötesi tanır demek çoğulhan demek. Koca Elbistan kendi yüzlerce yıldır kendi uhdesinde bulunan köy ve kasabaları yitirdi ve bölünerek bir avuç kaldı.bir de bu kafalar Şehirli ve köylü diye boluyo. Elbistan kocaman bir medeniyet ve kültür ocağı. Biz elbistan eski ihtisamli günlerine dönsün diyoruz bunlar sehirdeki ucbes mahalleye hapsetme derdi de.kimse şehir merkezinde yasadi diye elbistanin sahibi değil. Bu şehirde yaşayan Elbistan kültürüne(dil,kültür, yemek vs)haiz herkes bu şehrin öz ve öz sahibidir. Kizilcobali nasıl elbistanliysa , kabaktepeli de o kadar elbistanlidir. Alemdarli da o kadar elbistanlidir. Şabiklide o kadar elbistanlidir. Bazen bir şiir paylaşırsın insanlarda nasıl makes bulur onu da dusunnmek lazım

Avatar
Adem Kılıç 2 hafta önce

Sn. Arif bey bir yazısında Ninno Nihat'ın, gulle ( misket ) oynarken, karışı yetmeyince jiletle parmak arasını keserek, karışını genişlettiğini hatırladım. Yine çok güldüm. Elbistan'ın eski insanlarından hemen şu an aklıma gelenlerden bazıları ; Rahmetle anarak, Deveci Salih, Çoban Yusuf, İtçi Arif, İtfaiyeci Memo, kulağına küçük radyosunu dayayarak dolaşan Kuru ( asıl ismini bilmiyorum, kardeşi subaydı ), Kızılcaoba'dan turna kuşlarını evcilleştirip besleyen ve saz çalan ( taşçı Ömer amcanın kardeşi ), belediye bitişiğindeki çöpçüler kahvesi müdavimleri, sucu Hacı Hasan, Köprübaşı kahvesinde Mehmet Bey, Hamamcılar kahvesinde yaşlı-tonton askılı pantolonlu garson amca, Saray sineması çalışanları, Mükrimin Halil lisesi emektar hizmetlileri ( çeyrek müdür Hüseyin Amca) , Oruçoğlu stadı üstündeki türbeye ibrik ile su taşıyan yaşlı teyzemiz, bekçi Graf, pala Zekeriya, Eski yazlık saray sinema köşesinde masa topu oynatan(ismi aklıma gelmedi), Çorçiller, Fırıncı İsmet, Marangoz Atayı.......

Avatar
Adem Kılıç 2 hafta önce

Masa topu , şans oyunu oynatan kişi rahmetli Cırcır Ahmet idi ismini hatırladım. Turna kuşu besleyen de Bekir Ağa isimli bir amcaydı. Fotoğrafçı Kör Hacı Ömer, Elbistan'ın en eski müzisyenlerinden ( Adanalı ) Kör Zarif...Seyyar Milli Piyango satıcısı kır saçlı yaşlı bir adamcağız vardı ismini hatırlamıyorum...Badanacı-avareci Osman Ağa ( Hacımahmutlardan ) , Davulcu Cuma, Düdükçü Fevzi, Kravatlı, Yemliha hoca ( öğretmen ) Hizmetli Remzi Dayı ( EMH Lisesi) Arabacı Tuto , arabacı Toro, Çarşı umumi tuvaleti ve evlere su taşıyan İmran Ağa, Sağır Mahmut (macun) , Dr. Mehmet Ocak, sinemacı Kozan-Baren,Sıpkat, Pallo Mustafa, Pekmezci Hacı, Rahmetle saygıyla anıyorum...Not; Bıçakçı Tevfik'e sağlıklar dilerim.

Avatar
ahmet 2 hafta önce

kafaya bak, diye yazan kardeşim, burada kızacak bir şey yok,bunlar eskiden yaşanan özlemi dile getirmektir. 40,50 yıl önceki yaşanan olayları duygu ve düşünceleri hatırlamaktır.. Yoksa ayrımcılık ,alay etme, küçük görme, yabancılaştırma,yok öyle bir şey,yazıyı yazan kişiyi yakından tanıdığım için yazdım.Lütfen kimse alınmasın.

Avatar
ahmet 2 hafta önce

köşkerler çarşısında,terzi celal karşısında,silik silo yanıbaşında yemenici topal ali sağ.İT Ömer, Sınıkcı sinan, Gadı alirza, Atın dişini iyeleyip satan kürt mahmut,Fako dayı,Zivirt ali,hındo dursun,çeketçi kör nuri,topal hasan, şeytan ahmet,KIzılcobalı tarihci şavkı,çansız hacı,kilitçi abekir aga,hafız kör teber,şoracı feyzi,çeltilci çerkez memet,karcı kör hacıömer,sucu kör yusuf,boyacı tavukcu hüseyin,terzi gıdılık hakkı,hafız kör teber,kalaycı gizir hacı,kıralların ali ihsan dayı,sık memmet

Misafir Avatar
Arif BİLGİN 2 hafta önce @ahmet

Ahmet Bey, bunların tamamına yakını bundan önce yayımlanan iki şiirde, geri kalanı bundan sonra yayımlanacak 2-3 şiirde yer aldılar.. İlginize teşekkürler. Unutulan isimler varsa onları da hatırlatmış oldunuz Fevzi Bey'e...Selamlar

Beğenmedim! (0)
Avatar
ADEM KİLİTCIOGLU 2 hafta önce

Elinize yüreğinize sağlık beni 55 yıl oncesine görürdünüz ismini unuttuğum o kadar çok büyüklerimi hatirlattiniz cok teşekkür ederim
Marangoz Ali ve orhan abinin yanında çalışırken çok gem taşı çaktım ne güzel bir insansin unutulan anıları tekrar canlandır dın Allah razı olsun
Tüm islâm âleminin kandilini kutlar sehitlerimize ALLAH tan rahmet dilerim TÜRK MİLLETİ nin başı sağ olsun kardeşim

Avatar
Perihan tunç 2 hafta önce

Ben bir Elbistanlı olarak memleketimin köylüsüyle şehirlisiyle övünür ve gurur duyarım bu şiirinizde yazdığınız kişilerin çoğunu tanırım Allah rahmet etsin çoğuda bu dünyayı terk etti çok güzel bir şiir dilinize yüreğinize sağlık saygılar

Avatar
Faruk Özdemir 2 hafta önce

Bu güzel anılar ve kişiler, keşke bir nesir yazı şeklinde ve yaşanmış kısa notlar-hikayeler eşliğinde sunulabilse daha da güzel olurdu kanaatindeyim. Benzer örnekleri ; " Terk Eden Elbistan " yazı dizisinde olduğu gibi... Emeği geçenlere, katkı sunanlara saygılar ve teşekkürlerimle...