banner136
 

Köprübaşı’nda bir “Mehmet Akif Ersoy Kahvaltı Salonu” var; iyi ki yapılmış, tamamı ahşaptan, iki katlı ikisi elli yıllık olan çınarların ve diğer ağaçların gölgesinde…

Daha önce şimdiki Belediye Ekmek Fabrikasının yerinde tek katlı toprak bir bina vardı. Çay ocağı ve kışlık kahve olarak kullanılırdı, oradan Ceyhan nehrine kadar kavaklık olmasına rağmen mevsimi gelince yazlık kahve olurdu. Bugün ‘Kahvaltı Salonunun’ bahçesi olan batı taraftaki alan ise tamamen nehrin girintisiydi. Elektrik santrali için Pınarbaşı’ndan su getirmek için kazılan kanalın ağzı da buraya verilmişti. Güzel bir manzarası vardı.

70, 80 sene geriye gidersek, ekmek fabrikasının yerinde “Hacı Baan Lokantası” varmış. İki katlı toprak bir bina.. Elbistan halkının gelip dinlendiği, gündüzleri yemek yenilen sonra da akşamcıların uğradığı bir yermiş. Hacı Bey, emekli astsubaydır; güngörmüş görgüsünü bilgisini artırmış biridir. Burada insanlarımızın çoğu radyoyu görüp dinlemiştir. O zamanlar (bizim de olduğu için iyi biliyorum) elektrik olmadığından radyolar bir büyük bir de yine büyük ve yuvarlak pilden oluşan kimi paralel, kimi ters bağlanan ve “Batarya” denilen piller dizisiyle çalışırdı. Hacı Bey, ikide bir bataryaya para vermek yerine bittiğinde Köprübaşı’nda akan suyun hızından faydalanmak için kurduğu düzenekle tekrar doldurur/ şarj edermiş. Bunları görgü şahitlerinden dinlemişimdir.


Daha önce yazdım, tekrar edeyim.

Bir gün Kunduracıların Mehmet (Doğuç) Efendi çorba içmek için buraya gelir. Garsona “Bir çorba” der ve kasada oturan ahbabı arkadaşı Hacı Bey’in yakınında bir masaya oturur. Mehmet Efendi ilk kaşığı daldırdığında çorbadan bir telis parçası çıkar. Hışımla kaşığı bırakarak Hacı Bey’e seslenir:

‒ Hacı Baa şu işe bak yav!

‒ N’oldu Mehmet Efendi, hayrola..

‒ Baksene şooradan telis tıktı.

Hacı Baa espriyi patlatır:

‒ N’olucuydu, 25 guruşluk şooradan İngiliz gumaşı mı çıhıcıydı?

Sadede gelelim.

Burası yapıldığından beri ramazan aylarında da kapanmadı. Özellikle ikindi sırasında gruplar halinde oturarak iftara yakın zamana kadar sohbet ettiler. Hava yağışlı, esintili olursa içeri girdiler, sohbetlerine burada devam ettiler. Oysa bu ramazanda bunu yapamıyorlar. Gelenlere “Emir var, yazlıkta oturuyorsanız oturun, kışlık bölümü kapalı” diyorlar. Görüyoruz ki kapalı değil, çalışanlar içeride oturuyor, televizyon izliyorlar vs ama üşüyen, içeri girip dinlenmek, haber izlemek, sohbet etmek isteyen, bunun yanında başka kahvelere, lokallere gitmeyen insanlar giremiyor.

İki gün boyunca (perşembe, cuma) buraya alışmış arkadaşlardan birkaç grubu, yolun öteki tarafındaki parkta ısınmak için oturdukları güneş altındaki masalarda gördüm. Ben de iştirak ettim ve esen rüzgâra maruz kaldığımızdan ‘sızlamayan’ yerimiz kalmadı.

Kahvaltı salonu neden kapalı? Kimse çay çorba beklemediği halde neden kapalı? Eğer çalışanları, yıl boyu çalıştıkları için dinlendiriliyorsa buna kimse bir şey demez, evet gerçekten dinlenmeyi hak etmişlerdir. Onlar dinlensin; onlar dinlensinler de salonu dinlendirmeyi anlayamadık!

Aslında helalarının yetersizliği, fabrika ile ahşap bina arasındaki ölü alanın (ki bahçesinin yarısından büyük bölümün) değerlendirilmesi vs bakımından ele alınacak konular vardı; ama şu mübarek günde insanların gerçekten perişan olmaları öne geçti. Kışlık bölümü de açılsın, günde birkaç saat oturmak isteyen insanların bu ihtiyacı karşılansın yeter.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Recep Yıldız 6 gün önce

Arif Hoca bir konu daha var:Millet Bahçesinde saha var ışıkları yok.kütüphane var kapısı kapalı,direk var potası yok.Bir zahmet bu konuya da el atın.Ayrıca gelenek göreneklerimizden güzel güzel bahsederken belediye Ramazan'da top atışı geleneğini kaldırdı haberiniz var mı?Suya da yılbaşından beri iki kez zam geldi başka yerlerde indirime gidilirken!Hatırlatayım dedim.

Avatar
Haluk Gücükoğlu 1 hafta önce

Arif Bey,çok önemli bir konuya temas etmişsiniz.Elbistan'ımızın gözde mekanlarından olan bu dinlenme tesislerini belediyemizin işletmesinin , halkımızın sosyalleşmesine ve bu arada kültürel alışverişini sağlamasına katkısı son derece takdir-e şayan bir hizmettir.Emeği geçenlere teşekkür ederim.Benim de bu kapalı kısımdan beklediğim şey,acıkanlara hitabeden bir ara öğünlük verilemeyişidir.Çayın yanında bir tost ya da sandiviç,serinlemek için bir kase dondurma ve hatta akşamları yemek de olabilir, verebilmek çok güzel bir hizmet olur.Belediyeler böylesi sosyal tesislerini,kendi personeli ile yaparlar ve de kar bile ederler.Umarım bu yeni başkanımız sözünü ettiğimiz faaliyetleri yapar.Bu arada bahçesinde oturup ,derin sohbetlerinizi de özlediğimi belirtmek isterim.Selam ve sevgiler dostlarımıza...

banner129

banner119