banner136
Ey Ana­do­lu mes­ci­din­de ve Âlem-i İslâm câ­mi­in­de­ki kar­deş­le­rim!
Ey İslâm'ın fetih anah­tar­la­rı hük­mün­de olan Bedir, Uhud, Hen­dek, Hay­ber, Mekke, Şam, Kudüs, Kıb­rıs'ın ve ni­ha­yet İstan­bul'un kutlu ne­fe­ri ve mah­bub-i mih­man­dâr-ı nebî Ebû Eyyûb el-En­sâ­rî Haz­ret­le­ri­nin kom­şu­la­rı!
Ey bu muh­te­şem CAMİ-İ KEBİR, Aya­sof­ya'daki Eha­dis-i Ne­be­vi­ye­ye maz­har olmuş Fatih'in ve Ak­şem­sed­din’in to­run­la­rı!
Ey âlem-i İslâm!
Uyan! Kur'ana sarıl! İslâ­mi­yet'e maddî ve ma­ne­vî bütün var­lı­ğın­la mü­te­vec­cih ol!
Ve ey Kur'an’a bin yıl­lık ta­ri­hi­nin şe­ha­de­tiy­le hâdim olan ve İslâ­mi­yet nu­ru­nun zemin yü­zün­de na­şi­ri bu­lu­nan yük­sek ec­da­dın ev­lâ­dı!
Kur'an’a yönel ve onu an­la­ma­ya, an­lat­ma­ya çalış!
Li­sa­nın, Kur'an’ın ayet­le­ri­ni âleme du­yu­rur­ken, hal ve etvar ve ah­lâ­kın da onun ma­na­sı­nı neş­ret­sin; li­san-ı halin ile Kur'an’ı oku!
O zaman sen, dün­ya­nın efen­di­si, âle­min reisi ve in­sa­ni­ye­tin va­sı­ta-i sa­ade­ti olur­sun.
Ey asır­lar­dan beri Kur'an’ın bay­rak­tar­lı­ğı va­zi­fe­siy­le ci­han­da en mu­kad­des ve muh­te­rem bir mev­ki-i mu­al­lâ­yı ihraz etmiş olan ec­da­dın evlat ve to­run­la­rı!
Uya­nı­nız!
Âlem-i İslâm'ın fecr-i sa­dı­kın­da gaf­let­te bu­lun­mak, kat'iyyen akıl kârı değil!
Yine Âlem-i İslâm'ın in­ti­ba­hın­da reh­ber olmak, ar­ka­daş, kar­deş olmak için Kur'an’ın ve ima­nın nu­ruy­la mü­nev­ver ola­rak, İslâ­mi­yet'in ter­bi­ye­siy­le te­kem­mül edip ha­ki­kî me­de­ni­yet-i in­sa­ni­ye ve te­rak­ki olan Me­de­ni­yet-i İslâ­mi­ye­ye sa­rıl­mak ve onu, hal ve ha­re­kâ­tın­da ken­di­ne reh­ber ey­le­mek lâ­zım­dır.
Av­ru­pa ve Ame­ri­ka'dan ge­ti­ri­len ve ha­ki­kat­ta yine İslâm'ın malı olan fen ve san'atı, nur-u tev­hid için­de yo­ğu­ra­rak, Kur'an’ın bah­set­ti­ği te­fek­kür ve ma­na-yı harfî na­za­rıy­la, yani onun san'at­kâ­rı ve us­ta­sı na­mıy­la on­la­ra bak­ma­lı ve sa­adet-i ebe­di­ye ve ser­me­di­ye­yi gös­te­ren ha­ka­ik-i ima­ni­ye ve Kur'anîye doğru "İleri, arş!" de­me­li ve de­dirt­me­li­yiz!
Ey eski çağ­la­rın, ci­han­gir Asya or­du­la­rı­nın to­run­la­rı olan muh­te­rem din kar­deş­le­rim!
Artık Kur'an’ın sa­ba­hın­da uya­nı­nız.
Yoksa Kur'an'ın gü­ne­şin­den göz­le­ri­ni­zi ka­pa­ta­rak gaf­let sah­ra­sın­da yat­mak­la, vah­şet ve gaf­let sizi yağma edip pe­ri­şan ede­cek­tir.
Kur'an’ın mec­ra­sın­dan ay­rı­la­rak bir­leş­me­yen su dam­la­la­rı gibi top­ra­ğa düş­me­yi­niz.
Yoksa top­rak gibi se­fa­hat ve şeh­vet-i me­de­ni­ye sizi eme­rek yu­ta­cak­tır.
Bir­le­şen su dam­la­la­rı gibi, Kur'an-ı Kerim'in sa­adet ve se­lâ­met mec­ra­sın­da it­ti­had ede­rek, se­fa­hat ve re­za­let-i me­de­ni­ye­yi sü­pü­rüp, bu va­ta­na âb-ı hayat olan, ha­ki­kat-i İslâ­mi­ye su­la­rı­nı akı­tı­nız.
O ha­ki­kat-i İsla­mi­ye su­la­rı ile bu top­rak­lar­da iman zi­ya­sı al­tın­da ha­ki­kî me­de­ni­ye­tin fen ve san'at çi­çek­le­ri aça­cak, bu vatan maddî ve ma­ne­vî sa­adet­ler için­de gül ve gü­lis­ta­na dö­ne­cek­tir in­şâ­al­lah.
Evet, ümit var olu­nuz, şu is­tik­bal in­kı­la­bı için­de en yük­sek gür sadâ, İslâm'ın sa­dâ­sı ola­cak­tır!
Bugün Aya­sof­ya, inşa edil­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren de­fa­lar­ca şahit ol­du­ğu ye­ni­den di­ri­liş­le­rin­den bi­ri­ni ya­şı­yor.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Mes­cid-i Aksa’nın öz­gür­lü­ğe ka­vuş­ma­sı­nın ha­ber­ci­si­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, dün­ya­nın dört bir ya­nın­da­ki Müs­lü­man­la­rın fet­ret dev­rin­den çıkış ira­de­si­nin ayak se­si­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, sa­de­ce Müs­lü­man­la­rın değil, on­lar­la bir­lik­te tüm maz­lum­la­rın, mağ­dur­la­rın, ezil­miş­le­rin, sö­mü­rül­müş­le­rin umut ate­şi­nin ye­ni­den alev­le­ni­şi­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Türk Mil­le­ti, Müs­lü­man­lar ve tüm in­san­lık ola­rak dün­ya­ya söy­le­yecek yeni söz­le­ri­miz ol­du­ğu­nun ifa­de­si­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Bedir’den Ma­laz­girt’e, Niğ­bo­lu’dan Ça­nak­ka­le’ye kadar ta­ri­hi­mi­zin tüm atı­lım dö­nem­le­ri­ni ye­ni­den ha­tır­la­yı­şı­mı­zın adı­dır.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, şe­hit­le­ri­mi­zin ve ga­zi­le­ri­mi­zin ema­net­le­ri­ne ge­re­kir­se ca­nı­mız pa­ha­sı­na sahip çıkma ka­rar­lı­lı­ğı­mı­zın rem­zi­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Bu­ha­ra’dan En­dü­lüs’e kadar me­de­ni­ye­ti­mi­zin tüm sem­bol şe­hir­le­ri­ne ver­di­ği­miz bir gönül se­la­mı­dır.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Al­pars­lan’dan Fatih’e ve Ab­dül­ha­mit’e kadar ec­da­dın ta­ma­mı­na ve­fa­mı­zın ge­re­ği­dir.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, Fatih’in fetih ru­hu­nu şad etme ya­nın­da, Ak Şem­set­tin’in ma­ne­vi­ya­tı­nı, Mimar Sinan’ın es­te­ti­ği­ni ve zev­ki­ni de ye­ni­den gön­lü­müz­de can­lan­dır­mak­tır.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, in­san­lı­ğın öz­lem­le bek­le­di­ği te­me­li ada­let, vic­dan, ahlak, tev­hid ve kar­deş­lik olan me­de­ni­yet gü­ne­şi­mi­zin ye­ni­den yük­se­li­şi­nin sem­bo­lü­dür.
Aya­sof­ya’nın di­ri­li­şi, bu ma­be­din ka­pı­la­rın­da­ki zin­cir­ler ya­nın­da, top­ye­kûn gö­nül­ler­de­ki ve ayak­lar­da­ki pran­ga­la­rın da kı­rı­lıp atıl­ma­sı­dır.
Eza­nın as­lı­na dön­dü­rül­me­sin­den 70 yıl sonra Fatih’in ema­ne­ti Aya­sof­ya’nın da Cami ola­rak hiz­me­te gir­me­si, ge­cik­miş bir ye­ni­den sil­ki­niş­tir.
Bu tablo, İslam coğ­raf­ya­sı­nın dört bir ya­nın­da­ki sem­bol de­ğer­le­ri­mi­ze ya­pı­lan hoy­rat­ça sal­dı­rı­la­ra ve­ril­miş en güzel ce­vap­tır.
Tür­ki­ye, son dö­nem­de at­tı­ğı her adım­la, artık za­ma­nın ve me­ka­nın nes­ne­si değil öz­ne­si ol­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir.
Mil­let ola­rak ver­di­ği­miz ta­ri­hi mü­ca­de­ley­le, tem­sil­ci­si ol­du­ğu­muz me­de­ni­ye­tin ay­dın­lık ge­le­ce­ği için ma­zi­den atiye tüm in­san­lı­ğı ku­cak­la­yan bir köprü ku­ru­yo­ruz.
İnşal­lah bu kutlu yolda yü­rü­me­ye, dur­ma­dan, du­rak­sa­ma­dan, yıl­ma­dan, azim­le, fe­da­kâr­lık­la, ka­rar­lı­lık­la, men­zi­le ula­şa­na kadar devam ede­ce­ğiz
Âsım'ın nesli... Di­yor­dum ya... Ne­sil­miş ger­çek: İşte çiğ­net­me­di na­mu­su­nu, çiğ­net­me­yecek.
Şü­he­dâ göv­de­si, bir bak­sa­na, dağ­lar, taş­lar...
O, rükû ol­ma­sa, dün­yâ­da eğil­mez baş­lar,
Ya­ra­lan­mış ter­te­miz al­nın­dan, uzan­mış ya­tı­yor,
Bir hilâl uğ­ru­na, yâ Rab, ne gü­neş­ler ba­tı­yor!
Ey, bu top­rak­lar için top­ra­ğa düş­müş asker!
Gök­ten ecdâd ine­rek öpse o pâk alnı değer.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammed 3 hafta önce

Asım'in nesli mi?Hani nerde? Çıkarciligin başını alıp yürüdügu, kul hakk'inin hiç olduğu rüşvet yolsuzluğun ayyuka çıktığı,adaletin yok olduğu bir dönemdeyiz sayın yazar bırakın Asim'in neslini hepimiz dua edelim Haluk'lar azalsın zira çevremizde Asim yürekli gençleri yok etmek üzereler.

Avatar
Tuğrul Tekin 3 hafta önce

1-Vurulmuş ter­te­miz al­nın­dan, uzan­mış ya­tı­yor,olacak,
2-Aya­sof­yanın di­ri­li­şi, Al­pars­landan Fatihe ve Ab­dül­ha­mite kadar ec­da­dın ta­ma­mı­na ve­fa­mı­zın ge­re­ği­ demişsiniz. Atatürkünde hakkını unutmayalım.
Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920'de olmak üzere iki kez işgal edildi. İlk işgalde, İstanbul'un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu. Eylül 1922'ye gelindiğinde, İzmir'in Kurtuluşu'ndan sonra, Mustafa Kemal Paşa İstanbul'u kurtarmak için Türk birliklerine İngiliz ve Fransız işgalindeki Çanakkale ve istanbula hareket etmeleri emrini verdi. İtilaf birliklerinin 4 Ekim 1923'te şehri terk ettiler.

Avatar
mevlut 3 hafta önce

yazara sormak istiyorum 20 yildir niye acmamislar diye de sorabiliyor mu o cesareti var mi. Niye bugünü beklemisler?. Bunu yayinlamazsiniz da yine de icimizde kalmasin yazalim. Alemi saf bilmesinler.

Avatar
Ömer 3 hafta önce

Gündeme tamda uyan yazınız için teşekkürler.Kaleminize yüreğinize sağlık.

Avatar
Aysun golpinar 3 hafta önce

Elbistanin sesinin sizin gibi guzide yazarlarimizin sesini yorumunu bixlere ulastirdiginiz icin tesekkurler

Avatar
Hasan golpinar 3 hafta önce

Agziniza yureginize saglik sayin valim elbistanin sesinede tesekkurler sizleri bixler ulastirdigi icin