banner136
banner138
                  Mayıs ayı ile birlikte Döviz piyasalarında volalite artışı gözlenmeye başladı. Başta döviz borcu olan kişi ve kurumların endişeli davranışlarına, fırsatı değerlendirme peşinde olan Spekülatör kesimi de eklenince fiyatlarda balon oluşmaya başladı. Piyasaların henüz  kontrolden çıkma durumu söz konusu olmasa da, Ülke ekonomisi bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Hazine, Merkez bankası ve maliye bürokrasisinin gidişatı dizginleme, piyasayı sakinleştirme adına Oldukça yoğun mesai harcadığı biliniyor. Piyasa oyuncularında alınan veya alınması düşünülen tedbirlerin neler olduğu ve ne derece etkili olabileceği konusunda endişeli bekleyiş devam ediyor.
              Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, mali ve yapısal önlemlerin birbirini tamamlayacak şekilde bir bütün olarak uygulanması önemli. Ayaklardan birisi zayıf veya yetersiz kaldığında beklenen faydanın sağlanması mümkün değil. Mesela Merkez Bankası’nın hafta içinde oldukça etkili iki hamle yaptığını gördük. Birincisi MB haftalık repo işlemlerine ara verdi. Böylece %24 olan faiz, 1,5 puan artışla %25,5 e çıkmış oldu. Netice olarak, TL’ den dövize kayış kısmen de olsa önlenmiş oldu.
         İkinci olarak, munzam karşılık oranlarında düzenleme yapmak suretiyle, piyasadan yaklaşık 7 milyar TL para çekildi. Bu hamlenin amacı; dolaşımdaki Türk parasını azaltarak değerini korumak,  dövize kaçmasını da (faiz artışının da yardımı ile) frenlemekti. Diğer bir deyişle, piyasaya döviz enjekte etmek ve piyasadan TL çekmek suretiyle, sıkı para politikası uygulanmış, spekülatif hareketler zayıflatılmış oldu.
       Alınan önlemler sonucunda; Kısa bir sürede 5,80 TL den 6,24 TL’ye fırlayan dolar,  Cuma günü 6.00 TL ye indi. Mali araçların, iyi zamanlama ve uygun dozaj gözetilerek kullanılması halinde daima iyi sonuç vermekte olduğunu böylece yaşayarak görmüş olduk. Ama mali politikalar, kalıcı (yapısal) önlemlerle desteklenmeli. Aksi takdirde problemler devam edecektir.
               Ekonominin mutfağında yapısal reform adı altında hazırlanan paketler olduğu artık bilinen sırlar. İşsizlik fonu, Kıdem tazminatı ve zorunlu sağlık sigortası gibi. Halk yığınlarını yakından ilgilendiren konuların toplumsal mutabakatla çözülmesi esas alınmalıdır. Sermaye kesimine dokunmadan, fedakarlığın sadece işçi, memur, emekli (vb) dar gelirli kesimden beklenmesi çıkar yol değildir. Klasik İMF tandanslı reçetelerle düze çıkmış bir ülke henüz görülmedi. Bilinmesinde yarar var.
       DEĞERLENDİRME :
         Şimdi şöyle bir soru sorulabilir. Peki, 2018 yılında başlayan ve halen sürmekte olan krize neden fırsat verdik? Konu hakkında fikir belirtmeden  önce süreci ve o anki  konjonktürel şartları hatırlayalım.  Birkaç yıldır Peş peşe süregelen seçimler nedeni ile sıkı para politikası bağlamında, Mali ve yapısal önlemler uygulanamadı. Cari açık ve kısa vadeli dış borçları çevirmeye finansal şartlar müsait değildi. Küresel düzeyde yaşanan krizin Türk ekonomisini etkilemesi kaçınılmazdı.
         Bütün bu olumsuz etkenlerin aynı dönem içinde üstüste yığılması nedeniyle krize cepheden karşı konulamadı. Nihayetinde zararı en asgari düzeyde tutma politikası tercih edilerek, ekonomik kargaşa kısmi hasarla atlatılmış oldu.

SONUÇ: Dış borç ve ödemeler dengesi kaynaklı krizler için Merkez bankasının yeterli rezerve sahip olması ve dolara olan bağımlılığın azaltılması gerekiyor.
 DÖVİZ: İstanbul’da seçim iptali, piyasalara anında yansıdı. Ekonomik istikrara ilişkin hassasiyetin yoğun bir şekilde devam ettiği ortamda yumuşamaya, tansiyon düşürücü söylem ve güven düzeyinde artışa  ihtiyaç var.
       Haziran sonuna kadar devam edecek olan seçim atmosferi, hazırlanmakta olan reform paketinin askıda kalmasına neden olacaktır. Temmuz ayından sonra devreye alınsa dahi, kaybedilen zaman ve piyasa üzerindeki yol açtığı tahribat, Finansal maliyet hesaplarına yansıyacaktır. Nitekim, Uluslarası kredi kuruluşları daha şimdiden Risk primini( CDS) 480 puana taşımış durumda. Yani kredi kullanımında daha yüksek faiz oranları talep edilecek demektir.
        Dövizdeki Kısa vadeli dalgalanmalar tepkisel hareket olarak görülmeli. Orta ve uzun vadeli trendler, indikatörlerde gözlenen yorgunluk işaretlerine rağmen yukarı yönlü hareketine devam ediyor. Sadece tempoda düşüş söz konusu. Döviz ve altında pozisyonlar korunabilir. Destekler: 5,91- 5,74     Dirençler: 6,24 - 6,32 - 6,63 olarak dikkate alınmalı.         
             
 
.
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammet 4 ay önce

Sayın yazar ekonomi tahsil eden birisi olarak yazılarınızı takip ediyorum.Siyasete dokunmadan teknik olarak yaptığınız ekonomik analizler elbette yerinde umarım okuyan değerlendiren arkadaşlar takdirlerini iletiyorlardir.
Benim değineceğim konu malum ekonomik paket hakkında seçimlerden sonra açıklandı ve bence dağ fare doğurdu buna rağmen iptal ettirilen istanbul seçimlerinden sonra tekrar rafa kalktı ve seçimden sonra uygulamaya konulacağı konuşuluyor. Seçim ortamında uygulanmadığına göre halkın çıkarına değildir uygulandığı anda iktidara oy kaybettirecek bir paket halkın hayrına değildir. Basında bu mealde hiçbir makale okumadım halkın hayrına olmayan bir paketle nereye kadar devam edilecektir ilgili partinin seçmenine sormak lazım.
Umuyorum herşey çok güzel olacak

banner129

banner116