Doğru konuşma, insanlar arası iletişimin en önemli ayağı iken, boş konuşma zaman öldürmenin ve anlaşmazlığın adresidir. 

Bilgi olmadan kişi ne konuşur? Ya günlük hayatın pratiklerini, yani yediğini içtiğini yattığını anlatır, ya da “Ali ne dedi?” “Veli ne dedi?” şeklinde dedi kodu üretir. 

Boş konuşma eskilerin “lafı güzaf” dedikleri faydasız, abes lakırdıdır. Sözün içinde bir hikmet bulunmaz. Bu anlamda “laf”la ilgili birçok deyim vardır: “Laf ola beri gele” , “laf körüğü”, "laf ola torba dola”, “laf söyledi bal kabağı”... 

Asıl olan laf değil kelamdır. İçinde hikmet olan sözdür. Fakat kelam etmek, bilgi ister, akıl ister, kültür ister, eğitim ister. Kelam edenler, sohbet eder. Laflayanlar boş konuşur ve gereksiz tartışırlar. 

Bir hikâye anlatılır. 

Kış günleri soba etrafında oturulur sohbetler yapılır. 

Kalabalık aile soba etrafında oturmuş oradan buradan konuşuluyor. 

Bir ara küçük çocuk babasına dönerek “Baba bahar gelse de bizim rahmetli eşekle yaylaya gitsek ne hoş olurdu.” der. 

Baba bir an düşünür sonra, devam eder. “Oğlum hem rahmetli eşek diyorsun sonrada onunla yaylaya çıksak diyorsun. Nasıl olacak bu?” 

Çocuk “sırf laf olsun torba dolsun “ der gibi konuşur:

- “Eee heri baba! Laf olsun diye konuşuyoruz işte” 

Geçmişte de o kadar boş sorular sorulmuş ve cevaplar aranmış ki akıllara ziyandır.  Örneğin “Bir kişi hem erkeklik hem kadınlık organı taşısa, bu kişi kendi kendini hamile bıraksa ve bir çocuk doğurduktan sonra ölseydi. Çocuk ana tarafından mı yoksa baba tarafından mı mirasçı olacaktı?” Başka bir örnek, “Bir kişi Allah’ı inkâr etse biri de ona ok atsa, ok havada iken kişi kelime-i şahadet getirse, ok atan kişi hakkında Müslüman öldürmüş gibi mi kâfir öldürmüş gibi mi hüküm verilir. 

Rivayetlere göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kuşattığında şehrin ileri gelen ruhbanları “Melekler erkek mi dişi mi?”gibi anlamsız boş sorulara cevap arıyorlarmış. 

Bazı tartışmalara şahit olursunuz. Tartışılan konu gerçekten incir çekirdeğini doldurmaz. 

Karı, koca evin önünde otururken, gökten bir karga sürüsü geçer. Karı “En öndeki karga benim” diye bağırır. Koca “Hayır en öndeki karga benim olacak” der. Tartışma o kadar ileri gider ki karı hastalanır, yatağa düşer. Koca bakar ki karının durumu kötü. Durumu kurtarmak ister. “Tamam, bırakalım tartışmayı, bütün kargalar senin olsun” Karı yastıktan başını kaldırır ve haykırır. “Ben ne yapacağım o kadar kargayı. Ben en öndeki kargayı istiyorum” 

Temel’le Dursun konuşurken, masada duran bir bardak suyun üzerinde sineğin biri alçaktan uçuş yapar. Bu durum Temel’le Dursun arasında bir tartışmaya yol açar. Temel der ki, “sineğin kanadı suya değdi”. Dursun der ki “değmedi.” Kavga yaparlar. Birbirlerini yaralarlar. Hastaneye kaldırılırlar. Temel acil serviste sedyede yatarken başını kaldırır, Dursun’a seslenir “Sineğin kanadı suya değse ne olur değmese ne olur. Ama yinede değdi işte.” 

“Boş teneke çok ses çıkarır” diye bir söz vardır. Bilgisiz insanlar, düşüncesiz insanlar çok konuşurlar. Boş konuşanlara dikkat edin; sözleri, kafataslarının içindeki boşluğun yankılarıdır. Onun için Atalarımız böyle kişiler hakkında şöyle öğüt vermişlerdir. “Biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar.” 

Boş konuşmak; muhabbeti ortadan kaldırır, hatta patavatsızla birleşir, kavgalara dönüşebilir. Kişinin başına bela getirebilir. Atalarımız “Ürümesini bilmeyen it sürüye getirir kurt” demiştir. 

Boş konuşmak hem kişinin kendisini hem karşıdaki yorar ve gerer. Boş konuşan kişi üzerine vazife olmayan konuları da konuştuğu için gıybete rahat girer. 

“Düşünmeden konuşmak nişan almadan ateş etmeye benzer” (İngiliz Atasözü) Boş konuşan enerjisini boşa harcar. Kişi boş konuşacağına dinlemeyi öğrenmeli, gereksiz yere nefes tüketmemelidir. 

Son söz: İncir çekirdeğini doldurmayan konuşmalarla hayatımızı doldurmayalım. En doğrusu Peygamberimizin tavsiyesidir. “Ya hayır söyle ya da sus” 

Durdu GÜNEŞ

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gazi KILIç 2 gün önce

Slm. Arkadaşlarla severek takip ediyoruz,başarılar.

banner1

banner27

banner57