banner136

Çoğu kez hayır diyemediğimiz için başkalarını memnun ederiz, ama iç dünyamızda aşınmalar yaşarız, yansıtamadığımız öfkeler biriktiririz.
Çoğu kez hayır diyemediğimiz için yaptığımız fedakarlıklar bizim zorunlu görevimizmiş gibi algılanır, bir kıymeti de olmaz.
Çoğu zaman hayır diyemediğimiz için samimi, ilkeli ve tutarlı bir kimlik ve kişilik oluşturamayız
Çoğu zaman hayır diyemediğimiz için gereksiz telaşelerimiz ve yorgunluklarımız olur. Reşat Nuri Güntekin bunu güzel ifade etmiş. ““Biz, hayır demeyi, işim var demeyi, olmaz demeyi beceremeyen insanlarız, yorgunluğumuz bitmez bizim."
Çoğu kez hayır diyemediğimiz için özellikle gençlik döneminde kötü alışkanlıklar ediniriz.
Çoğu kez hayır diyemediğimiz için zamanımızı yönetemeyiz.
Çoğu kez hayır diyemediğimiz için düşünür olamayız, mucit olamayız,
Çoğu kez hayır diyemediğimiz için başarılı olamayız.
Peki neden hayır diyemiyoruz? Tamamen irade zaafiyetimizden mi kaynaklanıyor. Elbette ki hayır.
Toplumda hayır sözü uyumsuz bir tavır olarak algılanır. “Hıyaroğlu olma, uyaroğlu ol” diyerek hayır dememiz önlenir.. Biat etmemiz istenir. Hayır demek kimlikli ve kişilikli bir davranıştır. Ama bilinçaltımıza hayır dersen zarar görürsün işlenir.
Diğer taraftan küçükken her hayır dediğimizde cezalandırılırız. Hayır dememeyi, uyum sağlamayı, itaat etmeyi, biat etmeyi böylelikle risk almamayı ve kolaya kaçmayı öğreniriz.
Hayır dediğimizde sevilmeyeceğimizi, dışlanacağımızı düşündüğümüzden evet demeyi tercih ederiz. Ancak böylelikle sosyal olabileceğimizi, sosyal kabul göreceğimizi varsayarız.
Toplumsal kültür olarak bize itaat eden, bize biat eden, hayır demeyen kişileri hep iyi insanlar olarak tanımlarız. Dolayısıyla hayır deme direncimiz sosyal baskıyla ortadan kaldırılır.
Toplumda hayır diyen “Doğrucu Davut” diye asi ve gülünç gösteriliyorsa sürekli “evet efendim” diyen insanlar makam sahibi oluyorsa, hayır diyebilmek cesaret, asalet, feraset, fazilet gerektiriyorsa hayır demek hem çok özellik istiyor hem de hem de bedeli çok ağır oluyor. Böyle bir ortamda hayır diyebilme özelliği nasıl gelişebilir?
Peki hayır demeyi nasıl geliştirebiliriz?
Öncelikle hayır diyebilmek bize kişilik, başarı ve zaman kazandırıyor. Bunun farkında ve bilincinde olmamız gerekir.
Başarı olmak odaklanma ile çok yakından ilgilidir. Apple Computer, Inc.'ın kurucusu Steven Paul Jobs, “"Odaklanmak tamamen hayır demeyi bilmekten geçer." Diyerek bu konuya işaret etmiştir.
Mutluluk dediğimiz şey de iç dünyamızla dış dünyamızın uyum içinde olmasıyla mümkündür. Roman yazarı Paulo Coelho; “Başkalarına evet derken kendinize hayır demediğinizden emin olun.” Diyerek başkalarına evet derken kendimize hayır deyip kendimizi mutsuz edeceğimizi vurgulamıştır.
Hayır diyebilmek için ilkelerimizi belirlemek ve başkalarının içimize sindiremediğimiz tekliflerine karşı ilkemizi onlara bildirmek gerekir.
Zaman bakımından uygun olmayan teklifler karşısında ise teklif için muhataba teşekkür edip bir alternatif sunmak doğru olur. Örneğin ertesi günü sınavınız var. Ama arkadaşınız o akşam beraber sinemaya gitme teklif ediyor. Teklif için teşekkür etmek, mazereti bildirmek ve sizin için de uygun olan bir zaman için sinemaya gitmeyi teklif etmek daha doğru olur.
İlkelerine, alternatif tekliflerine karşılık sizi zora sokacak ısrarlarla karşılaşıyorsanız o insanlarla irtibatı kesmeniz çok daha hayırlı olur kanaatindeyim.
Yazıyı bir fıkra ile bitirmek istiyorum.
İki arkadaş bir nehrin kenarında piknik yaparken, nehrin aşağı ucunda bir kişinin sürekli “hayır!” hayır!” “hayır!” diye akan suya bağırdığını görmüşler.
Biri diğerine sormuş; “Niye bu kişi böyle bağırıyor?”
Öbürü o kişiyi tanıyormuş, durumunu açıklamış.
“O kişi kronik bir bürokrat. Yıllardır. ‘Evet efendim’ ‘Evet efendim’ diye diye psikolojisi bozulmuş. Başvurduğu psikolog da ona terapi olarak sürekli “hayır!” “Hayır!” "Hayır! diye bağırmasını öğütlemiş.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Süleyman sürmeli 4 ay önce

Yazınız okunmaya değer bir yazı teşekürler benimde muzdarip olduğum bir durum