banner67
               
GÜNEYSU DERGİSİ 8. ŞİİR ŞÖLENİ YAPILDI
Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti tarafından 'Güneysu Dergisi 8. Şiir Şöleni' düzenlendi. Doğa Koleji salonunda düzenlenen etkinlikte, farklı şehirlerden gelen 19 şair ve ozan şiirlerini seslendirdi. Şiir Şöleni'ne Vali Ömer Faruk Coşkun, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Bukan, Basın Yayın Enformasyon Adana Şube Müdürü Mustafa Naci Dönmez, kamu kurum ve kuruluşları il müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda şiirsever katıldı.
Misafirler ilk olarak salon girişinde açılan ve 1985'ten bugüne kadar basılmış olan Güneysu Dergisi'nin kapak fotoğraflarından oluşan sergiyi gezdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan etkinlikte, Doğa Koleji Öğrenci Korosu tarafından nefis bir müzik dinletisi sunuldu.
Şiir Şöleni'nin açılış konuşmasını Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir yaptı. Türkiye genelinden 19 şairi Osmaniye'de konuk etmekten mutlu olduklarını ifade ederek, “1985 yılında Osmaniye'mizde bir grup edebiyat gönüllüsü büyüğümüzün yayın hayatına başlattığı Güneysu Dergisi'ni 12 yıl aradan sonra 2012 yılında yeniden çıkartmanın ve yine 11 yıl aradan sonra Güneysu Şiir Şölenlerini yeniden başlatmanın heyecanını, gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Güneysu Dergisi 33 yıllık mazisiyle kentimizin en eski ve köklü kültür, sanat ve edebiyat dergilerdendir. 2000 yılında derginin yayın hayatına ara verilmişti. Ancak bu derginin yaşatılması gerekiyordu. Bizler, Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti olarak bu derginin kurucuları olan Rahmetli Ahmet Neşet Dinçer, Rahmetli Salih Sefa Yazar, Mehmet Avşar, Bestami Yazgan gibi değerli üstatlarımıza vefa borcu olarak 2012'de Güneysu Dergisi'ni, yine kendi yayın ilkeleri doğrultusunda yeniden yayın hayatına başlattık. Bugün birbirinden değerli şairlerimizin katıldığı Güneysu Dergisi 8. Şiir Şöleni'ni bundan sonra da devam ettirmeye kararlıyız" diye sözlerini tamamladı.
Konuşmanın ardından Yusuf Dursun, Bestami Yazgan, Tayyip Atmaca, Fatma Aksu, Bahadır Erdem Bülbül, Ahmet Doğru, Onur Dölek, Hayrettin Durmuş, Selma Erdem Durmuş, Mehmet Gözükara, Mehmet Ali Kalkan, Ayşe Melek Kaynar, Celalettin Kurt, Seyfi Metin, Ali Parlak, Ercan Sağlam, Ünal Besen ve Ahmet Yılmaz şiirlerini okudu.
Etkinliğe katılan şairlere günün anısına, isimlerinin yazıldığı Ay Yıldızlı duvar saati ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Derginin emektarları ve kurucularından Eğitimci Şair Mehmet Avşar, Osman Karataş ve Musa Serin'e de vefa plaketi takdim edildi.
Program sonunda Vali Ömer Faruk Coşkun, 'Güneysu Dergisi 8. Şiir Şöleni'ne katılan tüm şairleri tebrik etti.
7 Nisan akşamı yapılacak programına davet için beni telefonla arayan Ahmet Doğru Hocam'la konuşurken, karşımdan gelen bir arkadaş başıyla selam verdikten sonra az ilerde durdu ve telefon konuşmamın bitmesini bekledi. Belli ki selamdan daha öte hatırlaşmak ve sorup sual etmek istemişti. Telefonu kapattıktan sonra bende tebessüm ederek yanına yaklaşıp elimi uzattım, tokalaştık. Hal hatır sorulduktan sonra; 'telefonda kulak misafiri olduğum kadarıyla yine şiir şölenine davetlisin galiba' dedi. 'Evet' dedim. 'Bu sefer nereye' dedi. 'Osmaniye'ye' dedim. 'Ya, sizi anlamıyorum, bir şiir okumak onca yolu çekmeyi değer mi' dedi. Kendince haklıydı. Çünkü olayı, ardı astarı bir şiir okumaktan ibaret görüyordu. O arkadaşa;
 “Bak arkadaş:
Şiir; edebiyat dünyasının hakanı, nazım ve nesir ülkesinin sultanı, gönül dilinin tercümanıdır.
Şiir; tasvirler, semboller, mazmunlar, î'câz ve işaretler vasıtasıyla, ruhun melal burcunu mesken tutan hüzünlerdeki, sevinçlerdeki, heyecanlardaki, hayallerdeki en mahrem sırların imasıdır.
Şiir; tekdüze kelimelerden çok boyutlu bir dünya oluşturan, kalpleri mecâzi ve hakiki aşkın sınırsız güzellikleriyle buluşturan ve tariflere sığmayan bir ışık selinin, ilkbahar yağmurları gibi aniden yüreklere yağmasıdır.
Şiir; aklın kalbe, kalbinde emr-i İlahi'ye ram olması neticesi, duyguların sonsuz bir âleme doğru kanatlanıp uçması ve düşüncelerin Mâverâ'ya yelken açmasıdır.
Şiir; uyanıkken görülen çok özel rüyaların en güzel kelimelerle bestelenmesidir.
Şiir; hüzün ikliminde dolaşan hissiyatın sırdaşı ve uykusuz gecelerin yol arkadaşıdır.
Şiir, sözün özü; şair ise özün sözünü, sözün özüyle buluşturan edebi zevke sahip bir söz ustasıdır.” *
Diyemedim.
İşte bu bahsi geçen ustalar; 'meslektaşlarım ne yapıyor, gördükleri hangi rüyayı sözün zirvesine taşıyarak bestelemişler' diyerek o şiirleri onların yorumlarından dinlemek için bir araya gelmeye can atarlar” da diyemedim.
İlginçtir. Toplum, her çeşitten meslek grubunun bir araya gelerek kendi yaptıklarını sergilemelerini garip karşılamazken, ne hikmetse şiir şölenlerinde harcanan parayı israf, harcanan vakti de zayii olmuş sayıyor.
Oysa milletleri millet yapan unsurlar arasında ortak (edebiyat) kültür de yer almaktadır. İçinden geçtiğimiz süreçte has şiire ve hakiki şaire ne kadar da ihtiyacımız var bir bilseniz dostlar!
Neyse, ben sözü fazla uzatmadan şölene döneyim.
Çeşitli gazetelerde oldukça geniş yer bulan Güneysu Dergisi 8. Şiir Şöleni, Osmaniye Valiliğinin internet sayfasında yukarıdaki metin paylaşılmıştı.
Bir ay öncesinden beri heyecanını taşıdığım etkinlik ana hatlarıyla, Valiliğin sayfasında yayımlanan metinde özetlenmişti.
Ancak satırlara dökülmeyen bir yanı daha vardı şölenin. Resmi bültenle anlatılamayan bu yönü ancak yaşayanların yüreklerinde hissettikleriyle anlamlanabilirdi. Şölene katılan şairlerin arasında oluşan muhabbeti hangi kelimeler anlatabilir ki.
Bir birini önceden tanıyanların yeniden bir araya geldiklerinde duydukları mutluluk, ilk kez karşılaşan şairlerin adeta ezelden beri tanışıyor gibi dakikalar içerisinde derin bir samimiyet kurması ancak yaşayanların bileceği bir duyguydu. Ortak dertlerin dile geldiği, memleket sevgisini yüreklerinde taşıyan şairlerin ortak payda da buluştuğu bu atmosferi yaşamaya aslında o kadar çok ihtiyacımız var ki toplum olarak, anlatamam.
Her şairin, gönül imbiğinden süzerek kanatlandırdığı şiirini okurken duyduğu heyecanı, dinleyenler tarafından 'hah işte, bu adamı şair yapan bu heyecanıdır' dedirtircesine kendini ele veriyordu.
Şiire güç yetiren şairin heyecanına güç yetiremeyişinin asıl sebebi, şairin saf-çocuk yanının arılığındandır. Dünyayı şair gözüyle seyredip, şiir güzelliğinde yaşanılır bulmasında gizlidir. Kim bilir…
Güneysu Dergisinin adına yapılan bu etkinliği bir şiir yazarak taçlandırmak istiyorum.
 
Güneysu
 
İki bin on sekiz yedi Nisan'da
Dosttan davet alıp koyulduk yola
Osmaniye çiçeklendi şiirle
İnsanları insan yapan duygusu
Akar söz ırmağı olur Güneysu
 
Kaleler şehrinin söz süvarisi
Bu günden yarına yürümektedir
Bunlar söz ustası sultanlarıdır
Yer almaz gönülde benlik korkusu
Bizim türkümüzü söyler Güneysu
 
Tayyib Atmaca'yla Bestami Yazgan
Eskimeyen dostluklara örnektir
Her söyleyen kendi sözünü söyler
Demiri çeliğe evirmekte su
Damla damla dudaklarda Güneysu
 
Şiir sevdalısı Ali Cihangir
O da benim kadar heyecanlanır
Her şehre lazımdır bir Ahmet Doğru
Solunur portakal çiçek kokusu
Tütsülenen fıstık olur Güneysu
 
O gün orda idi söz ustaları
Ne gönül kırıldı ne gönül kondu
Geldiğimiz yöne tekrar dağıldık
Damar damar kaynar şiir kuyusu
Cebel-i Bereket olur Güneysu
 
Bu arada etkinliği başından sonuna kadar takip eden Osmaniye Valisi Sayın Ömer Faruk Coşkun Bey'e etkinliğe gösterdiği alakadan dolayı özellikle teşekkür ediyorum.
Bizi hiç yalnız bırakmadı, her anımızda yanımızda yer alarak şiire, kültür ve sanata olan duyarlılığını gösterdi. Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürü Ramazan Çelik hocama da teşekkür etmem gerekiyor tabi ki. Ayrıca Ramazan Çelik Bey'in, şahsımın yanı sıra şairlere gösterdiği ihtimamın, hem hemşerisi hem de akrabası olarak beni ziyadesiyle memnun ettiğini söylemeden geçemeyeceğim.
Osmaniye'ye ayak bastığımız andan itibaren bizleri bir an bile yalnız bırakmayan Ahmet Doğru hocam ve Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir Bey'e misafirperverliklerinden dolayı ve bu etkinliğe katkı sunan şairinden sponsoruna dek herkese, bütün yürek dostlarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

*Hüzünler gül kokuyor, gönüllerde birlik vakfı yayınları, 2016, Dr. Mehmet Güneş


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma Çetin Kabadayı 2 ay önce

Etkinliğe katılan tüm dostları gönülden kutluyor, emeği geçenlere de edebiyata katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Şiiri yaşamak ve yaşamak adına bu tür faaliyetlerin sık ve bu şekilde kaliteli devam etmesi en büyük temennimizdir. Kaleminize sağlık Mehmet üstadım.Saygılarımla.

banner111

banner116

banner115