banner136

Yazar Kara’dan imam hatipli öğrencilere konferans

Okulun konferans salonunda tertiplenen program yoğun ilgi gördü. Eğitimci Şair ve Yazar Hanifi Kara konuşmasına “Kadınları hor görmek hiç mümkün mü?  Ya anadır ya eştir. Erkekler gezegense, kadınlar bir güneştir.” mısraları ile başladı. Eğitim ve öğretimin önemine değinen Kara, öğrenmenin eğitim olmadan bir işe yaramayacağını anlattı. Öğretmenlik deneyimlerinden de birçok örnek anlatarak dikkat çekti.

Kara, gençlerde milli şuur konusunda şu hikayeyi anlattı: “Rahmetli Turgut Özal’ın bir takım düşünceleri var. “Türk gençliğini nasıl bir takım şeylere motive etmemiz mümkündür? Gençliğe ulaşmamız nasıl mümkündür? Bu konuda gençliği şekillendirmek adına neler yapabiliriz?” Ve derken rahmetli Turgut Özal Milli Eğitim bakanı Vehbi Dinçerler’e Japonya’dan bir pedagog heyeti Türkiye’ye davet etmesini istiyor. Japon heyeti pedagoglar Türkiye’de, İstanbul’da, Ankara’da, çeşitli bölgelerde bir araştırma yapıyorlar. Geziyorlar, dolaşıyorlar ve çok ciddi bir rapor hazırlamak suretiyle Başbakanlık Konutuna çıkıyorlar. Rahmetli Turgut Özal’a bir rapor sunuyorlar. Verdikleri rapor: “Sizin gençlerinizde milli şuur yok.” Özal çok şaşırıyor.

Türk heyeti soruyor pedagoglara: “O halde siz Japon gençliğine nasıl bir şuur veriyorsunuz?” Japon heyeti pedagoglar başlıyorlar anlatmaya: “Biz ilkokula başlama çağındaki çocuklarımızı alıyoruz. Bunları hızlı giden trenlerin olduğu yere götürüyoruz. Bu çocukları içine bindiriyoruz. Ve derken tren yürümeye başlıyor. Çok katlı yollarda bu trenlerimiz o kadar hızlı gidiyor ki, gençlerimiz böylece birinci şoku yaşıyorlar, bu bir şoklama. İkinci olarak da çocukları bu trenden indirdikten sonra, robotların çalıştığı çok büyük fabrikalara götürüyoruz. Bu defa bu fabrikaları dolaştırıyoruz. Çocuklarımız ikinci bir şok yaşarlar. Ve bu ikinci şoklamadan sonra onları Nagazaki ve Hiroşima’ya götürürüz. 2. Dünya savaşında atom bombasının atılması ile beraber savaşın durması ve Nagazaki ve Hiroşima denen bölgeler müze haline getirildi. Buralar asla ot bitmeyecek bölgeler.

Ve biz bu çocuklarımızı dolaştırırız ve gösteririz. Arkasından da deriz ki: “Bakın, eğer çalışmaz iseniz düşman tekrar gelecek, aynen böyle yakacak, yıkacak ve ot bitmeyen beldeler haline getirilecek. Dolayısı iledir ki; siz, sizden öncekileri geçmez iseniz, bu hızlı trenlerden daha güçlü, daha teknolojik trenler yapmazsanız, siz eğer bu fabrikalardan daha büyüklerini yapmayacak olursanız, sizin başınıza gelenler çok daha feci olacak, bundan sonra karar sizindir. Çalışacak mısınız, çalışmayacak mısınız? Karar size aittir.” Ve böylece bu konuşma ile beraber gençlerimiz 3. bir şok yaşarlar ve iyi bir Japon olma adına güçlü adımlar atarlar. Bizim heyetimiz tekrar soruyor. “O halde biz kendi gençlerimize nasıl şuur verebiliriz? Bize tavsiyeniz ne?” Japonlar hayretle şu cevabı veriyorlar: “Ama sizin Çanakkale’niz var! O Çanakkale ki; metrekaresine 6.000 tane mermi düşmüştür. En güçlü teknoloji, en güçlü donanmalara, 72.5 milletle savaştınız ve kazandınız. Siz bu Çanakkale’nizi anlatın. İkinci olarak da Çanakkale’nizi en mükemmel şekilde anlatan edebiyatçınız, sizin bir Mehmet Akif’iniz var ya; o Mehmet Akif’inizin Safahat’ını gençlerinize okuyun.”

Hanifi Kara bu hikayeden sonra öğrencilere, Japon heyetinin vermiş olduğu nasihatin ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Eğitimci Şair ve Yazar Hanifi Kara, dört parmağını kaldırarak şimdide eğitimin erbası olan dört esası öğrenelim dedi. Sözlerini şöyle devam ettirdi: “1- Anamızın ketesi, 2- Babamızın kesesi, 3- Öğrencinin hevesi, 4- Öğretmenin nefesi.” Öğrenciler hep bir ağızdan Eğitimin Erbasını tekrarlayarak heveslerini canlı tutacaklarına söz verdiler.

Okul Müdürü Ayşegül Göçer, Eğitimci Şair ve Yazar Hanifi Kara’ya öğrenciler için önem taşıyan bu güzel bilgilerden dolayı teşekkür etti.





 


Anahtar Kelimeler: