banner136
banner191
banner162

Türkiye’de gündem olmuştu, kızı konuştu
banner167

Babasını aklamak gibi bir çabasının olmadığını vurgulayan Uçar, artık tek amacının bu olaydan iyi bir sonuç elde etmek olduğunu söyledi.

Olayın medyaya yansımasının ardından İngiltere’den Elbistan’a gelen Zeynep Uçar, babasının yaklaşık 5 yıl önce geçirdiği beyin kanaması sonucunda zihinsel yaşının 9’a düştüğünü hatırlattı.

Hayvanların, babasının dünyası olduğunu belirten Uçar, “Babamı bu hayvanlardan koparıp götürürsem yaşayamaz. Biz de, torunları da hayvan sevgisini ondan aldık” dedi.

Babasının bu davranışının altında ilaçlarını kullanmamasının yattığını ifade eden Uçar, şöyle konuştu:

“Babam insanlarla konuşmaz. Babam hayvanlarla konuşur ve dertleşir. Babamı bu hayvanlardan koparıp götürürsem yaşayamaz. Sadece hayvan sevgisi olan insan. Biz de, torunları da hayvan sevgisini ondan aldık. Hayvanlar onun dünyasıdır. Onlarla küser, barışır. Zaten fiziksel gücü de yok. Babam, hastanede 3 defa ölüp dirildi. Hafıza kaybı yaşıyor. Altı ay tamamen felçti. Tedavi sonucunda yürütebildik. Bunun ispatı hastane raporlarında var. Zihinsel yaşı da 9. Algı ve sinir sistemine ciddi etkisi oldu. Babamın, şimdiye kadar hiçbir şekilde böyle bir davranışı olmadı. Bu video medyaya yansımadan bana gelseydi, yine aynı şekilde gelir ve yapmam gerekeni yapardım. Benim şuan tek ihtimal verdiğim konu, babamın alması gereken ilaçları içmemesi. Çünkü kontrol ettiğimde 9 günlük bir ilacın içilmediğini gördüm. O ilaçlar, sinir sistemini kontrol ediyor.”

Kendisinin de İngiltere’de faaliyet gösteren hayvan hakları derneğine üye olduğunu kaydeden Zeynep Uçar, “Ben babamı aklamak istemiyorum. Ben, bir hayvan hakları savunucusu olarak bunu asla yapmam. Babamın cezasını maalesef kanunlar veremiyor. Ülkemizde hayvanlar mal olarak görülüyor. Ben, bu kanunun değişmesi ve hayvanların da can olarak görülmesi için www.change.org adlı sitede kampanya başlattım ve 50 bin imza topladım. Babamın cezasını, hakaretlerle, tehditlerle başkalarının vermesini istemiyorum. Babamın cezasını ben vereceğim. Bu dünya da ben, ahrette de o hayvan verecek. Ben babamın hayatından endişeliyim. Oradaki hayvanlarla ilgili tek bir kişinin endişesi varsa kapısı herkese açık. Biz, yaralı hayvanları babama getiririz. Babam da onlara bakar. Babam iyileştiren bir insandır. Hayvanlarla duygusal bağ kurar” ifadelerini kullandı.

Bundan sonraki tek amacının, babası adına bu olayı hayvanlar için bir iyilik hareketine dönüştürmek olduğunun altını çizen Zeynep Uçar, “Babam ifadesinde ‘önce eşek bana vurdu’ diyor. O, karşısındakinin eşek olduğunu anlamıyor. Aynı görüntülerin devamında babam, eşekten özür diliyor. Babama göre hayvanlar insanlardan daha değerlidir. Bundan sonra her şerde bir hayır vardır düşüncesiyle hareket edeceğim. Babam adına bunları seve seve yapacağım. Babamın hayvanlara eziyet etmediğini ve etmeyeceğini çok çok iyi biliyorum. Babama yardımcı olması ve hayvanların bakımını üstlenecek bir görevli 24 saat köydeki evimizde olacak.

Bundan sadece iyi bir şey çıkarmak istiyorum. Bu amaçla Elbistan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Gürbüz’le yüz yüze görüştüm. Gerçekten de zarar gören, gerçekten de işkenceye maruz kalan hayvanlar için Elbistan Belediyesi’nin hayvan barınağına 20 bin TL bağış ve destekte bulundum. Bu yardımlarımı da yıl boyunca sürdüreceğim. Sadece kendi imkanlarımla değil; İngiltere’de üyesi olduğum hayvan hakları derneğinden de buraya destek olmak için girişimlerimi başlattım. İlk etapta ciddi miktarda mama desteğinde bulundum. Yine, derneğin yaralı hayvanlar için veterinerlere olan borçları ile ilgili de 5 bin TL bağışta bulundum. Tekrar söylüyorum; bu yardımları babamı aklamak için değil babama bir ceza olarak yapacağım. Ayrıca, Elbistan’da faaliyet gösteren hayvan koruma derneklerinin yetkilileri ile bundan sonra yapılabileceklerle ilgili de görüş alışverişinde bulunacağım” dedi.