Bu haber kez okundu.

Termik santrallere, 2020 yılına kadar çevre muafiyeti geliyor

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, enerji piyasasında değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Teklifin yasalaşması durumunda, santraller çevreyi kirletiyormuş, bacasına filtre takmış takmamış, atıklarını doğru yönetiyormuş yönetmiyormuş, çevre izni varmış yokmuş, hiç önemi kalmayacak” diye konuştu.

Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında bir açıklama yatı. Tasarıdaki 20-22. ve 23. maddelerin mevcut haliyle kabul edilmesi halinde termik santraller nedeniyle yaşanan çevre sorunlarının katlanarak devam edeceğini savunan Baran Bozoğlu, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yerli, temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanabileceğine işaret ederek, Kirli, geri kalmış teknolojilere destekten vazgeçilmeli” dedi.

Bozoğlu, kanun tasarısıyla Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen termik santrallerin 2020 yılına kadar çevre mevzuatından muaf tutulmasına yeniden olanak tanıdığını söyledi.

Bozoğlu, şunları söyledi:

“20-22 ve 23. maddeler, bu şekilde kabul edilecek olursa termik santraller nedeniyle yaşanan çevre sorunları katlanarak devam edecek. Tasarıya göre, özelleştirilen bütün termik santraller,  çevre mevzuatından 2020 yılına kadar muaf olacak. Yalnızca yeni yapılacak santraller değil daha önce özelleştirilenler santraller de bu muafiyetten yararlanacak. Özelleştirilen termik santrallerin 2018 yılına ve Bakanlar Kurulu kararı ile 2021 yılına kadar çevre mevzuatından muaf tutulması teklifi Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilmişti. Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında Anayasa’nın 2.,5.ve 56.maddelerine kanun değişikliğinin aykırı olduğunu belirtmiştir. Devletin vatandaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkını sağlamasının temel bir ödev olduğunu vurgulamıştır. Yine kararda; termik santrallerin çevre mevzuatına tabi olmaması kabul edilemez denilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının teklifi veren vekiller tarafından da bilindiği, maddenin gerekçesi yazılırken açıkça görülmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptali nedeniyle tekrar daha da genişletilerek teklif yapıldığı belirtilmiştir. Bu nasıl bir gerekçe? Evet, biz hukukçu değiliz, ancak Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça iptal edilen bir madde genişletilerek nasıl tekrar kanun yapılabilir? Teklifi veren sayın vekillerden bu konuda biz bilgilendirmelerini istiyoruz.”

Kanun tasarısıyla sadece yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına verilmesi gereken enerji alım garantisinin kömürlü termik santraller için de uygulanmak istendiğini kaydeden Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, “Kanun teklifi amacının "Anayasa Mahkemesi tekrar iptal edene kadar özelleştirilen termik santrallerde kazanılmış hak oluşur böylece istediğimiz olur" yaklaşımı olmadığını düşünmek istiyoruz. Teklifin yasalaşması durumunda, santraller çevreyi kirletiyormuş, bacasına filtre takmış takmamış, atıklarını doğru yönetiyormuş yönetmiyormuş, çevre izni varmış yokmuş, hiç önemi kalmayacak. Aynı teklifin 22.maddesinde ise elektrik enerjisi ihtiyacının gerekli durumlarda öncelikle yerli kömürle çalışan termik santrallerden birer yıllık ihalelerle karşılanacağı belirtilmiştir. Gerekçesinde ise yerli kömürle çalışan termik santrallerin teşvikinin amaçlandığı belirtilmiştir. 20.maddede de yine kömürlü termik santraller vurgusu bulunmaktadır. Öte yandan, doğa ve toplum yararı gözetmek, teknolojik gelişmeyi sağlamak için sadece yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına verilmesi gereken alım garantisi, halk sağlığını tehdit eden geri kalmış kömürlü termik santrallere verilmeye çalışılıyor. Elektrik piyasasında fiyatlandırmada da bazı şirketlerin tabiri caizse "kayırılma" ihtimalinin de artabileceğini not etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Değişiklik teklifinin bu şekilde yasalaşması halinde termik santraller bulunan bölgelerde ciddi çevre sorunları yaşanacağının altını çizen Bozoğlu, “Bu maddelerle, yerli yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına öncelik verilmediği açıkça belirtilmektedir. Kirli geri kalmış teknolojilerin sürdürülmesi hedeflenmektedir. İklim değişikliğinin ana kaynağı halk sağlığını da tehdit eden kömürlü termik santrallerdir. Ülkemiz Paris İklim Anlaşması’na da imza atmış ve sera gazı emisyonlarını düşüreceğini açıkça beyan etmiştir. Birçok dünya ülkesi termik santrallerden uzaklaşıp yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik etmeye başlamıştır. Söz konusu kanun değişikliği ile bu hedeflere ulaşılamayacağı ve ülkemizi derinden etkileyen iklim değişikliği sorununun daha da artacağı görülmektedir. Değişiklik teklifi bu şekilde kabul edilecek olursa, termik santraller bulunan bölgelerimizde ciddi çevre sorunları yaşanacağını bir kez daha söyleyelim.

Değerli vekillerin ve siyasi partilerin ülkemizin ve dünyanın geleceğini her türlü kaygıdan daha öncelikle görmeleri ve bu kapsamda çevre sorunlarını azaltacak, yerli yenilenebilir enerji üretim biçimlerini destekleyecek politikalar üretmelerini istediğimizi de bir kez daha vurgulamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gerçekler 8 ay önce

gözün aydın elbistan....

Avatar
Zavallı Elbistanlı 8 ay önce

Anayasanın 56. maddesinde :- Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. hükmü amir kılınmıştır. Eğer TBMM sunulan EPDK yasasının 20-22 ve 23 . maddeleri ANAYASA ya rağmen yasallaşırsa YUH derim. Bu Başta Elbistan Halkına ve tüm Türk Milletine bir zulümdür, yazıktır. Ölün gidin diyorlar bize buna bir çare bulalım diyeceklerine, hikayeden gerekçelerle bizleri uyutup Dumanı Elbistan ve çevresine veriyorlar. yazık. yazık

Avatar
hamdi olgun 8 ay önce

Birileri bu haber şaka desin.ŞAKA,Ş A K A

Avatar
OĞUZ ŞAHİN 8 ay önce

Çevre Şehircilik Bakanlığı Bilgilendirme - Bildirim numarası : 311826

Sayın Oğuz ŞAHİN; 311826 numaralı bildiriminize ait açıklama aşağıdaki gibidir.....
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu nun geçici 8. Maddesinde: "EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine, bunların özelleştirilmeleri hâlinde de geçerli olmak üzere, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla 31/12/2018 tarihine kadar süre tanınır. Bu sürenin üç yıla kadar uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu süre zarfında ve önceki dönemlere ilişkin olarak bu gerekçeyle, EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarında ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerinde, bunların özelleştirilmeleri hâlinde de geçerli olmak üzere, elektrik üretim faaliyeti durdurulamaz.. (( Oğuz bey bu konu ilk defa gazetemizde 2013 yılında haber yapılmış))

banner27

banner29

banner25