banner136

Madenci yakınları, “Verilen sözler nerede?”
banner17

Haftalık olarak yayın yapan Aksiyon Dergisi, bu hafta sayfalarını madenci yakınlarına ayırdı.  Zonguldak ve Elbistan’ı gezen gazeteciler Gürhan Savgı ve Abdulkerim Bedir, Çöllolar’da hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlarıyla görüştü. Geniş kapsamlı araştırma haberinde madenci yakınlarıyla yapılan röportajlara yer verildi.

Daha önce de maden kazaları oldu. İhmal, yasal boşluk, denetimsizlik ya da ‘ölmek bu işin kaderinde var’ anlayışı, ekmeğini taştan çıkaran bu insanların canını yaktı’ ifadesiyle başlayan geniş kapsamlı araştırmada Afşin-Elbistan B Termik Santrali’ne kömür temin edilen Çöllolar’da yaşanan göçüğe geniş yer verildi. 

İşte o araştırmadan satır başları:

“Kömür uğruna büyük acılar yaşayan yerlerden biri de Elbistan. Türkiye’nin en büyük linyit rezervine sahip havzası. Yöredeki kömürün yakılarak elektriğe çevrilmesi için planlanan Afşin-Elbistan Termik Santrali A ünitesi tam olarak 1987’de devreye girdi. A santralinin kirletici etkilerini gideremeyen devlet, 2004’te de B ünitesinin kurulmasına izin verdi. İşte kaza santralin B ünitesine kömür sağlayan Çöllolar Açık Kömür İşletmesi’nde meydana geldi.

Santralleri İşleten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) 2007’de ilk 3 senesi hazırlık aşaması olmak üzere 28 seneliğine Park Teknik AŞ ile Hizmet Alımı Sözleşmesi imzaladı. 6 Şubat 2011’de meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti. Olaydan 4 gün sonra meydana gelen göçükte ise 10 işçi hafriyatın altında kaldı. Bu işçilerin cesetleri çıkarılamadı.

Vakadan ancak 17 ay sonra kamu davası açılabildi. 9’u üstlenici firmadan, 14’ü EÜAŞ’ın kontrol teşkilatında çalışan sorumlular hakkında dava açıldı. İhalenin hazırlanması ve denetimde sorumluluğu olan üst düzey EÜAŞ yetkilileri hakkında dava açılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilmedi. Düzenlenen iddianame ile sanıkların Türk Ceza Kanunu’nun ‘Bilinçli taksirle birden çok kimsenin ölümüne sebebiyet vermek’ suçunu düzenleyen 85/2, 22/3 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istendi. 10 duruşma gerçekleştirildi, 11. duruşma 11 Temmuz 2014’te yapılacak. Toprak altında kalan 9 işçiden 7’sinin davası yakınları tarafından geri çekilirken, 2’sinin davası sürüyor.”

Kazada ölen Muhsin Koşan’ın anne, baba ve iki kardeşi adına davayı sürdüren Avukat Arif Emre İlhan, meydana gelen faciaların temel sebebinin ihmaller zinciri olduğunu vurguluyor. İhaleyi alan firmaya 3. yılın sonuna kadar kömür üreterek santrale teslim ederse ihale sözleşmesinde yüzde 50 zamlı fiyat uygulanacağına dair madde olduğuna dikkat çeken İlhan, bu maddenin işletmeciyi iş güvenliğinden taviz vermeye teşvik ettiğini anlatıyor. Kazadan önce kontrol teşkilatının aylık raporlarında, göçük olacağına dair uyarılar bulunmasına rağmen yeterli önlem alınmadığını hatırlatan İlhan, 4 senelik mahkeme sürecinde çok fazla tanık dinlendiğinden ve her celsede ailelerin kanayan yaralarının tazelendiğinden yakınıyor. Av. İlhan, Türkiye’ye mal olmuş bu gibi davalarda adaletin hızlı tecelli etmesinin, mağdurlar kadar Türk milletinin de hakkı olduğunu vurguluyor.

Ali Koşan, göçük altında kalarak hayatını kaybeden Muhsin Koşan’ın kardeşi. Ailesinin büyük bir travma yaşadığını ifade ediyor. Yeğenlerinin, babalarının bir yere saklandığını ve bir gün çıkıp geleceği ümidi ile yaşadığını dile getiriyor. Duygularını şöyle ifade ediyor:

"Göçükten sonra aynı şehirde yaşamak zor geldi. Yengem çocuklarını da alıp başka yere taşındı. Böyle olunca da evlat acısı çeken anne ve babam bir de torunlarından ayrı kalmanın sıkıntısını yaşamaya başladı. Ne zaman yanlarına gitsem, yapabildiğimiz tek şey sarılıp ağlaşmak. Şili’de yaşanan maden faciasından sonra bizde olsa şu kadar zamanda çıkartırdık diyen devlet büyüklerimize 3 yıldır yalvarıyoruz: Bari cenazelerimizi çıkartıp verin."

 

Eksik güne maaş bağlamadılar

Cesedi hâlâ toprak altında olan işçilerden Cuma Yıldırım’ın annesi Şenel Yıldırım’a ise,  emekli aylığı hakkı kazanmak için gerekli 5 yıl 900 gün prim ödeme şartını 160 günle kaçırdığı söylenmiş ve SGK maaşı hakkından mahrum bırakılmış geride kalanları. Şenel Hanım’ın söyledikleri aslında Türkiye’deki çalışma şartlarını bütünüyle özetler gibiydi:

“Oğlum uzun süre sanayide sigortasız çalıştı. Aslında 5 senesi çoktan dolardı. Patronları; ‘Sigorta yatırırsak az haftalık veririz’ dediler. Fakirlik olduğu için haftalığım azalmasın diye sigortasız çalışmıştı, hep.”

 Acılı anne, Soma’da şehit olan madencilere iki maaş bağlanacağını basından öğrenmiş. Haklı olarak da şunu soruyor: “Benim oğluma niye bağlanmadı? Kazada az insan ölünce daha mı değersiz oluyor?”

Cesedine hâlâ ulaşılamayan işçilerden biri de Hacı Mehmet İpekçi, vefat ettiğinde 46 yaşında olan işçi ardında eşiyle birlikte 3 de çocuk bırakmış. Bizi tek kat evinin kapısında karşılayan Vesile İpekçi, önce, kendisiyle yapılan röportajların hiç yayımlanmadığından yakınıyor.

Vesile Hanım, bu yayın yasağını kömür sahasını işleten firmanın gücüne bağlıyor. Eşi vefat ettikten sonra 3 oğlunun psikolojisinin olumsuz etkilendiğini anlatıyor. Ziyaret edebileceği bir mezar bile bulunmamasının ruhunda büyük bir boşluk oluşturmasından yakınan Vesile Hanım, hiç olmazsa olay yerinde bir mezar taşı olarak kabul edeceği bir anıt dikilmesini istiyor. Aile bu talebini milletvekilleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a da iletmiş.

İpekçi’nin en büyük talebi ise kazadan sonra söz verildiği gibi büyük oğluna bir iş verilmesi. Vesile İpekçi, “Köy yerinde babasız çocuk yetiştirmek çok zor. Şu anda tek endişem çocuklarım. Kötü alışkanlıklar edinmeden elleri ekmek tutsun istiyorum” diye konuşuyor.


Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
orhan 6 yıl önce

ne sözü....söz uçar ölen de öldüğü ile

Avatar
murat 6 yıl önce

yaşamını yitiren kardeşlerime agabeylerime allahtan rahmet diliyorum .rabbim cennetiyle müjdelesin .o üc kuruş para alıpta susan görüpte ses cıkarmayan o parayı alıpta susanlarada acıyorum . demek istedimi umarım anlaşılmıştır