banner136

Elbistanlı Prof. Dr. Abbas Ketizmen, ilçenin 500 yılını gravüre yansıtacak
banner17
banner43

Elbistan Nakibzade Münir Ağa Konağı Etnografik Sanal Müzesi Projesi için Prof. Dr. Abbas Ketizmen, bölge için de bir ilk olacak Elbistan Gravürleri resim çalışmalarına başladı.

XV. yüzyılda Hollanda’da geliştirilen gravür sanatı, tarihi bilgi, belge ve kaynaklarının çok önemli görselleri oluşturmaktadır. Gravür, geçmiş zamanlardaki hayat izlerinin, kültürün, yaşam, mekan ve öykülerin belirgin özellikleriyle ve duygularıyla göz önünde canlandırılması ve zamanına uyumlu olarak resmedilmesidir. Geçmişten geleceğe tarihi dokuyu betimleyen en önemli sanatsal eserler olarak bilinmektedir. Bir resmin gravür tarzında resmediliş şekliyle betimlenmesi ise tarihi değer etkisini yansıtması bakımından önemli olarak kabul ediliyor.

 Bilim ve sanat alanında uluslararası başarılara imza atmış bir hemşerimiz olan Prof. Dr. Abbas Ketizmen, Gazi Üniversitesi Teknoparkındaki Ar-Ge kuruluşunda “Tarihi Evi Elbistan Nakipzade Münir Ağa Konağı Etnografik Sanal Müzesi” projesinin de yürütücüsüdür. Açıklamalarına göre; herhangi bir destek talebinde bulunulmadığı ve tamamını kendi öz kaynaklarıyla bütçelendirdiği projede, Elbistan gravür resimleri, informatik bilgi kaynaklarının en önemli görsellerini oluşturuyor.

Elbistan Gravür resimleriyle görsel kaynağına erişilemeyen tarihi bilgi, öykü ve olaylar zaman ve mekana en uyumlu ve doğru biçimde resmediliyor. Elbistan için 1400-1900 yılları arasındaki 500 yılın değerlendirileceği gravür tasarımları, Elbistan tarihi ve kültürüne dair, değerlerin, otantik, endemik varlıkların ve mitolojik öykülerinde yer aldığı özgün tasarımlardan oluşuyor. Üstteki pano taslakları, gravür eskizleri niteliğinde olup, orijinalleri ayrıca yeniden üretim tekniğiyle ve gravür aslına uyumlu olarak 140x200 cm boyutunda, hiperrealist uygulama ile tuval üzerine de resmedilecek.

Büyük boy çalışmalarında, akrilik ve yağlı boya teknikler kullanılacak. Fantastik-realist tarzda panoramik ve detay görselleriyle hazırlanıyor. Büyük boyutlu panoda yüzlerce detay ve figür yer alıyor. Tamamlandığında sanal ortamdaki müze panosundaki her öykü ve tasarımın içindeki her bir alan veya figür üzerine dokunulmasıyla ona ait informatik bilgilerle donatılmış büyük boyutlardaki yeni bir görsel açılacak. Bu yeni görselde tekrar yeni figürler ve öykülerden oluşan daha detaylı tablo görselleri açılacak şekilde projelendirildi.

Örnek olan resim gravür illustrasyonunda; 1400'li yılların başında Dulkadiroğlu Beyliği döneminde, Nakibul Eşraf ailesinden Es Seyyid Nurullah Çelebi'nin Elbistan'a daveti de tasvir edilmektedir.

 İşte ekteki gravürden detay açıklamaları:

“1.Güneşin doğduğu beşik dağı, Nurhak Dağları,  Gavur Bağları, Pınarbaşı, üzümler, hacamız armutları

2.Şehrin giriş kapısı olan “Köprübaşı” ve şehrin etrafını saran küçük ve büyük Ceyhan Nehirleri

3. Elbistan’da kale olarak adlandırılan tümülüs üzerindeki Dulkadiroğlu Sarayı ve altında Selçuklu Hamamı (Büyük görselleri mimari tarzına uyumlu resmedilmiştir)  

4.Ulu Camii

5.Üç kademeli eski kale surları.

6.Misyonerlerin notlarında geçen harabeler

7.Arkeoloji müzesindeki Elbistan’a ait Hitit aslanı heykelleri

8.Yöresel ve endemik bitki ve meyveler (yöremize has pembe gül (Halep Gülü)

9.Elbistan mitolojisine örnek olarak, anlatılan öykülerde ve gizlilerde kalmış su perisi tasviri ve hemen yanında (geçmişte su perisine benzetildiğini düşündüğüm) Elbistan su samuru (su iti) tasviri

10.Yedi uyurlar

11.Marabuz kalesi ve develerin geçtiği tarihi İpek Yolu (Hurman yolu)

12.Şardağındaki “Dede” tümülüsü (haberleşme, işaret ateşinin yakıldığı kule)

13.Annesi tarafından Elbistanlı olan Yavuz Sultan Selim Han.

14.Dulkadiroğlu beyinin Nakibul Eşraf Nurullah Çelebi’yi şehre daveti.”



Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Asil 4 ay önce

Abbas bey konağın adı Münir Ağa Konağı değildir. Nakiboğlu Nuri Ağa tarafından yaptırılan bu konakta kurtuluş savaşı çalışmaları da bizzat Nuri Ağa tarafından organize edilmiştir.Bu yanlışlık düzeltilmelidir.

Avatar
Yusuf 3 ay önce

YAVUZ SULTAN SELIMIN , ANNE TARAFINDAN ELBISTANLI OLDUĞU NERDEN ÇIKTI? YAVUZ' UN ANNESI KIRIM HANININ KIZIDIR. TARIHI BU KADAR ÇARPITMAYIN. YAVUZ ÇALDIRAN SAVAŞI SONRASI DULKADIROGLU BEYINI KATLETTI, O YUZDEN KOYUYORSANIZ GRAVULUNUZE AMENNA...

Avatar
Yusuf 3 ay önce

Özür dilemekte bir erdemdir, ozur dilerim! Anlık yorum yazdım, yavuz ' un annesi Gülbahar hatun Dulkadir hanedanın kızıymış. Sn hocadan ve Elbistan in sesi ailrsinden ozur dilerim . Ama yavuz sultan selim Dulkadiroğlu beyini katlettirdi degil mi ?

Avatar
Abbas Ketizmen 3 ay önce

Öncelikle Adını açıkça yaz ve seni bilelim.
Cevap vermeye değer biri kişilikmisin yoksa sahte bir isimmi..?
"ŞUNU DA BİLESİN BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HERKES ASİLDİR" Asil insan kendini gizlemez ve bu ismi de kullanmaz.

Avatar
Abbas Ketizmen 3 ay önce

5-Ayşe Hatun (I.Gülbahar Sultan) 1453–1510 Elbistan'dan Osmanlı sarayına gelin giden beşinci hanım sultandır. Dulkadır Hükümdarı Alaüddevle Bey'in kızıdır. II. Beyazıtın eşi Yavuz Sultan Selimin annesidir.
http://www.elbistaninsesi.com/osmanli-padisahi-fatih-sultan-mehmetin-esi-elbistanli-sitti-mukereme-mukrime-hatun-makale,3806.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/I._Ay%C5%9Fe_Hatun