Bu haber kez okundu.

Cimikoğlu’ndan Muharrem ayı mesajı

Muharrem ayı ve Kerbela olayı hakkında açıklamalarda bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Elbistan Şubesi Başkanı Ali Rıza Cimikoğlu, “Muharrem ayı bin 336 yıldır kanayan bir yaradır. O acı hiç dinmedi, insanlık var oldukça dinmeyecek” şeklinde konuştu.

Muharrem ayının aynı zamanda oruç ayı olduğuna dikkat çeken Cimikoğlu, bu konuda; “Bu ayda oruç tutmak Adem Peygamber’ in tövbesine katılmak, Nuh Peygamber’i, Yunus Peygamber’i, Eyüp Peygamber’i, İdris Peygamber’i, Musa Peygamber‘i, İsa Peygamber’i, ve iki cihan güneşi, Muhammed Mustafa’yı anmaktır. Onların sevgisiyle benzemektir” dedi. Cimikoğlu, şunları söyledi:

“Muharrem ayı, Ehl-i Beyt aşıkları olan aleviler için çok önemli bir aydır. Bu ayda mümin canlar oruç ve matem tutarak, ibadetlerini yerine getirirler. Hakka şükür ki bir muharrem ibadetini daha yapma imkanına kavuştuk. Tuttuğumuz orucu yüce Allah dergâh-ı izzetin de kabul eylesin. Bu ayda biz Aleviler olarak 12 gün süreyle oruç tutmaktayız. Bu oruç, Adem Peygamber’den beri tüm peygamberlerin tuttuğu bir oruçtur. Dolayısıyla muharrem ayı Adem’den beri inananların ibadet ayıdır. Mensup olmaktan şeref duyduğumuz Alevilik inancına göre bu ay canların, Allah’ın rıza ve sevgisini kazanmak toplumsal birliği güçlendirmek, kardeşlik ve barış duygularını pekiştirmek, zulme ve haksızlığa karşı çıkmak ve mazlumdan yana olmak için özü dara çekmek ve gönülleri insan olma onuruyla yıkama ayıdır. Muharrem ayı, bin 336 yıldır kanayan bir yaradır. O acı hiç dinmedi, insanlık var oldukça dinmeyecek. Amacımız o acıyı yenilemek değil, acıyı paylaşıp bal eylemektir.”

Muharrem ayının pek çok tarihsel olayın yaşandığı önemli bir zaman dilimi olduğunu hatırlatan Cimikoğlu, “Tarihsel kaynakların bildirdiğine göre yüce Tanrı, Adem Peygamber‘in tövbesini bu ayda kabul etmiş, Nuh Peygamber’in gemisinin tufandan kurtulması da yine bu ayda gerçekleşmiştir. Yunus Peygamber‘in balığın karnından çıkıp kurtulması İdris Peygamber’in göğe çıkması, İbrahim Peygamber’in Nemrut’un ateşinden azat olması da yine bu ayda gerçekleşmiştir. Bu ay Yusuf Peygamber ‘in atıldığı kuyudan kurtulduğu, Eyüp Peygamber’in dertlerinden kurtulduğu ve sağlığına kavuştuğu, Musa Peygamber‘in Kızıldeniz’i yarıp geçtiği, İsa Peygamberin göğe yükseldiği ve Hazreti Muhammed Mustafa’nın müşrik Arapların reva gördükleri zulüm ve baskıdan kurtulmak için Mekke’den Medine’ye göç edip sağ ve esen olarak Medine’ye ulaştığı aydır” dedi.

Muharrem ayının aynı zamanda bir hüzün ayı olduğunun da altını çizen Cimikoğlu, “Bu ay sadece sevindirici olayların yaşandığı bir ay değildir. Muharrem ayı sevincin yanı sıra bir hüzün ayıdır. Tüm peygamberler ve Hazreti Muhammed için sevindirici olayların gerçekleştiği bu ay Ehl-i Beyt soyu için bir hüzün ve matem ayıdır. Hz. Muhammed‘in soyuna yapılan zulümlerin doruğa çıktığı, katliama dönüştüğü bir aydır. İnsanlık tarihinin en trajik hadiselerin den biri olan Kerbela katliamı bildiğiniz gibi bu ayda yapılmıştır. Bundan dolayıdır ki bu ay Kerbela mazlumlarının yâd edildiği, yaşanan acıların yasının tutulduğu ve böylece zulme boyun eğilmeyeceğinin asırlardır tüm zalimlerin yüzüne haykırıldığı direniş ayıdır” diye konuştu.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Elbistan Şubesi Başkanı Ali Rıza Cimikoğlu, açıklamasını; “Muharrem denildiğinde ilk akla gelen Allah rızası için tutulan oruçlarımızdır. Bu ayda oruç tutmak Adem Peygamber’ in tövbesine katılmak, Nuh Peygamber’i, Yunus Peygamber’i, Eyüp Peygamber’i, İdris Peygamber’i, Musa Peygamber‘i, İsa Peygamber’i, ve iki cihan güneşi, Muhammed Mustafa’yı anmaktır. Onların sevgisiyle benzemektir. Onların yoluyla, ahlakıyla benzemek ve ahde vefalı olmaktır. Bu ayda oruç tutmak, başta Hz. İmam Ali olmak üzere tüm on iki imamlara gösterilen sadakati davranışa dökmek, ilan etmek ve haykırmaktır. Bu ayda oruç tutmak şehitler Şah-ı İmam Hüseyin ve ona ikrar verenlerin soylu mücadelesini yüzyıllar sonra bile inançla, kararlılıkla ve azimle yaşamak demektir.

Bu ayda oruç tutmak, kundaktaki bebeğe ok atacak kadar iğrençleşen, Peygamber soyunun evlatlarını günlerce, haftalarca çöl ortasında aç ve susuz bırakacak kadar İslam’a ve insanlığa düşmanlık eden başta Muaviye oğlu Yezit olmak üzere tüm Emevi zalimlerine ve onların zulüm ve geleneğini sürdüren günümüz zalimlerine baş kaldırmaktır. Bu ayda oruç tutmak, dedelerin dedesi Türkistan piri Hoca Ahmet Yesevi’den, Hacı Bektaşi Veli’ye, Sarı Saltık’tan Ahi Evren’e, Yunus Emre’ye Fuzuli’ye Nesimi’ye, Pir Sultan’a kadar bize inancımızı, öğreten tüm yol ulularımızı yâd etmektir” cümleleri ile tamamladı.

 

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner29

banner25