Bu haber kez okundu.

Bilirkişi, ‘Çöllolar’da taksirli kusur yok’ dedi

Afşin-Elbistan B Termik Santrali’nin kömür ihtiyacının karşılandığı Çöllolar Kömür İşletmesi’nde 10 Şubat 2011’de meydana gelen göçükle ilgili olarak hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda, milyonlarca toprağın altında kalarak hayatını kaybeden 10 işçinin ölümüyle suçlanan kişilerin, taksir ya da kusurunun bulunmadığı yönünde görüş yer aldı.

5 yıldan beri hukuki sürecin devam ettiği ve 19. duruşması önümüzdeki günlerde Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilecek davada mahkeme heyetine sunulacak rapora, bilirkişi heyetinden bir akademisyen şerh koyarken göçüğün hiç kimse tarafından öngörülemediğine dikkat çekildi.

Çöllolar Kömür İşletmesi’nde yaşanan ve 11 işçinin hayatını yitirmesine neden olan göçüklerle ilgili olarak sahanın işletmecisi Park Teknik AŞ ile EÜAŞ Genel Müdürlüğü'nde görevli 23 kişi hakkında 15’er yıl hapis cezası istemi ile Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava devam ediyor.

“Bilinçli taksirle birden çok kimsenin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan açılan davada mahkeme heyetine sunulmak üzere farklı üniversitelerden 5 bilim adamı tarafından ikinci kez bilirkişi raporu hazırlandı.

Yargılama sürecinde birçok işçi yakını davadan çekilirken, Muhsin Koşan’ın eşi Gülgün Koşan avukatları ile hukuk mücadelesini sürdürüyor. Davanın 19. duruşması 16 Haziran 2016 Perşembe günü yapılacak.

Prof. Dr. Bahtiyar Ünver, Prof. Dr. Mehmet Emin Candansayar, Prof. Dr. Muharrem Özen, Doç. Dr. Mehmet Ali Hindistan ve Doç. Dr. Devrim Güngör imzasıyla mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun kanaat bölümünde, maden işletmecisi firma ve personelin esas itibariyle güvenli madencilik ilkelerine uygun faaliyette bulunduğu sonucuna ulaşıldığı kaydedildi.

Ancak, raporun kanaat bölümünde göçükte hayatını kaybeden işçilerin o dakikada neden alanda olduklarına ilişkin iki tezat bilgiye yer verildi. Raporun giriş bölümünde işçilerin ilk göçükte toprak altında kalan araçları kurtarmak için sahaya indiği ifade edilirken, son kısmında ise aynı işçilerin işletme müdürü ile birlikte sahada tetkik açıdan inceleme yaptığı cümleleri yer aldı.

Raporda, ilk tespit olarak, “Bu heyelan sırasında maden sahasında bulunan araçları olduğu yerden çıkarmak isteyen işçiler ile sahada gözlem yapmak için bulunan yüklenici firma yetkilileri…” denilirken, ikinci tespitte ise tam tersi bir ifade kullanılarak, “İkinci heyelan sırasında aralarında işletme müdürünün de bulunduğu ölen 10 kişinin o anda sahada tetkik açıdan inceleme yapmak için bulunduğu anlaşılmıştır” cümlelerine yer verildi.

Sahada 4 gün arayla yaşanan iki heyelan arasında nedensellik bağının kesildiği vurgulanan raporda ikinci heyelanın kısa sürede ve aniden gerçekleşmiş olması nedeniyle ölen işçiler dahil hiç kimse tarafından öngörülemediği anlatılıyor.

Raporun can alıcı noktası ise ‘bilinçli taksirle birden çok kimsenin ölümüne sebebiyet vermekle’ suçlanan şirket yetkilileri ve kamu görevlilerinin işçi ölümlerinde taksirlerinin olmadığına kanaat getirilmesi olarak ortaya çıkıyor. Taksirin bulunmamasına göçüğün öngörülememesi dayanak gösterilirken, bu konuyla ilgili, “10.02.2011 tarihinde meydana gelen ikinci heyelana bağlı ölümler bakımından taksirin varlığı için aranan zararlı sonucun öngörülebilir olması şeklindeki unsurun bulunmadığı ve dolayısıyla bu olaydan sorumlu olduğu iddia edilen sanıkların taksirli şekilde kusurlu sayılmalarını gerektiren bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

1 akademisyenin şerh koyduğu rapor, önümüzdeki günlerdeki duruşmada mahkeme heyeti tarafından değerlendirilecek.


Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İnşaat mühendisi 7 ay önce

soruyorum? 160 metre olması gereken sondaj kuyularının derinliğinin 90 metre olduğu ve geri kalan 60 metre derinlikte biriken yer altı sularının topuğa vurulmuş gibi 5 dakikada 70 milyon sulu toprağın oluşmasına neden olduğu doğrumu?
soruyorum? doğal olarak akan hurman çayının, 600 metre kaydırılıp beton kanal hale getirilmediği, dolayısıyla da yer altı sularının baskısına dayanamayan 70 milyon toprak göçüğün oluşmasına neden olduğu doğrumu?
soruyorum? kazıların belirli kademe ve açıda teras şeklinde açılması gerekirken, %50 tenzilat almak için acele dik olarak açıldığı doğrumu?
soruyorum? kömür alınan alanın doldurulması gerekirken doldurulmadığı, günler öncelerinde çatlakların oluşmasına rağmen tedbir alınmadığı doğrumu?
soruyorum? bu raporu hazırlayan bilirkişiler yukarıdaki sorulara cevap vermişler midir? vicdanları rahat mı?

Avatar
hayret 7 ay önce

hayret

Avatar
Kaan teke 7 ay önce

Mühendis kardeşimiz işin ehli olarak doğru söylüyor.Akıl işi mi fazla kömür için yaılanlar?Ancak bizim memlekette olur.Yabancı mühendislere ve raporlarına hiç yer verilmiyor.TAŞINMASI LAZIM YAKIN KÖYLERİN DENİYOR.hatta Elbistan ın..Ya termik santraller göçük altında kalırsa?Hava kirliliği zaten cabası..

Avatar
Hulusi 7 ay önce

Yoksulun hakkı ancak mahşerde alınır.Bu devlet hep zenginlere çalşıyor.

Avatar
hayret 7 ay önce

taksirli
Yapilmadigi icin yanlisa giden yol.
Normalde yapilmasi gereken ve yapilmasi normal olan isler

taksirli kusur ne demek.
Bile bile yanlis yapmadilar mi deniliyor. Bunlar isini bilen uzman kisi degilmi?
Yoksa bilir kisiler mi bilmiyor.

Boyle yazi cambazligiyla insanlarin kafasini karistiriyorlar saniyorlar. Allah dogruyu ve vijdani hur olmasini hepimize nasip etsin.

Hayatini kaybedenlerAlleh tan rahmet dilegiyle

Avatar
zahit ağaoğlu 7 ay önce

Tekkelime ile yazıklar olsun o imzayı atan prof.lara diplama verenlere

Avatar
işci 7 ay önce

ilk göçük olduğunda ben gündüz vardiyasında çalışıyordum sabaha karşı 3:30 gibi göçük olmuş ve bir şöför arkadaşımız toprak altında can vermişti biz sabah 6 gibi durakta beklerken tlfn geldi gündüz vardiyası gelmesin otobüsler şirkete boş gelsin diye bizde 4 arkadaş kendi arabamızla şirkete gittik göçük alanında yanan makinalarının olduğun söyledi yanımızdaki şef onları söndürdük jandarma geldi incemelerde bulundu biz öğleyn evlere geldik tabi bu arada iş durdu vardiyalar değişti gündüz kurbanlar kesildi ben gece vardiyasına geçtim 2. göçük olmadan 1 gün önce bütün işciler çağrıldı kuşkayası dküm sahasının yolları yapılıyordu çünkü göçüğün olduğu gün harfiyat tekrar başlayacaktı göçüğün olduğu gün sabah saatlerinde yollar tamamlandı işe biran önce başlamak için yemek saati erkene alındı eğer yemek saati her zamanki vaktide olsaydı çok arkadaşımız göçük alltında kalacaktı oraya giden atölyedeki arkadaşlar ise makinanın hortumu patlamiş onun için gitmişlrdi maknayı işe vreblmk için

Avatar
va 7 ay önce

para adamı sustururda konuştururda iyisimi ahirette hesaplaşırlar...

banner27

banner29

banner25