banner67

Bu haber kez okundu.

Akçul: “Madencilerin kaderi ölüm değildir ve olmamalıdır”

Genel Başkan Akçul, Soma, Elbistan ve Konya başta olmak üzere ülkenin birçok değişik maden işletmesinde meydana gelen ölümlü iş kazalarına atıfta bulunarak, işçilerin sağlığı ve güvenliğini yerleştirmek ve hayata geçirmek için küresel bir mücadele verdiklerinin altını çizdi.

Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, madenlerdeki ölümlü iş kazalarına ilişkin olarak açıklamalarda bulundu.

Çalışanların hak, özgürlük, çalışma ve yaşama şartlarını sağlayan sürdürülebilir bir madencilik sistemini hayata geçirmenin mümkün olduğunu kaydeden Genel Başkan Akçul, “Madencilik dünyanın en tehlikeli işi olmaya maalesef devam ediyor. Biz Soma’da, Elbistan-Afşin Çöllolar’da ve Türkiye’nin diğer madenlerinde kardeşlerimizi kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. Pakistan’dan, Ukrayna’dan, Hindistan’dan, Afrika ülkelerinden sürekli madenci kardeşlerimizi kaybettiğimiz haberlerini alıyoruz. Üzülüyoruz, kahroluyoruz. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO, her yıl 9-10.000 madencinin hayatını kaybettiğini rapor ediyor. Bunu kabul edemeyiz. Madencilerin kaderi ölüm değildir ve olmamalıdır. Artık canımıza tak etmiştir. Bu işin sonu gelmelidir. O nedenle madenlerde işçilerin sağlığı ve güvenliğini yerleştirmek ve hayata geçirmek için küresel bir mücadele vermekteyiz” dedi.

Madencilik sektöründe daha fazla para kazanma hırsı ile insan hayatının geri planda kaldığı mantığa karşı olduklarını vurgulayan Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, şöyle konuştu:

“Bizler öncelikle madencilikte halen mevcut olan ekonomik mantığa karşı çıkıyoruz. Daha fazla kar hırsı, daha çok para kazanma ihtirasının, insan hayatının ve sağlığının önüne geçmesini kabul etmiyoruz. Hem işçilerin sağlığını gözeten, hem de karlı olan bir madencilik mümkündür. Çalışanların hak, özgürlük, çalışma ve yaşama şartlarını sağlayan sürdürülebilir bir madencilik olanaklıdır. İşçilerin tüm karar alma ve uygulama süreçlerine demokratik bir biçimde katıldığı bir madencilik sistemini bizler Türkiye’de yerleştirmeye çalışıyoruz.”

‘Her maden kazası bilimsel olarak önlenebilir’ diyen Genel Başkan Nurettin Akçul, “Bunun için kapsamlı ve yerleşik bir kültüre, mekanizmaya ve yasal altyapıya ihtiyaç vardır. Küresel sendikamız IndustriALL ile beraber ILO’nun Madenlerde Sağlık ve Güvenlik’e ilişkin 176 sayılı sözleşmesinin onaylanması için uzun bir kampanya gerçekleştirdik. Ancak bu sözleşmenin onaylanması için maalesef 301 kardeşimizi Soma’da kaybetmemiz gerekiyormuş. Evet, ILO sözleşmesi onaylandı ve gerekli yasal düzenlemeler yapıldı. Ancak madenlerdeki ölümler devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Madencilerin tehlike gördüğünde çalışmayı reddetme ve durdurma hakkına sahip olması gerektiğine değinen Akçul, açıklamasını, “Biz de sendika olarak, kendi iç sorgulamamızı yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Bu konuda nasıl daha aktif ve etkin olabiliriz onu sorguluyoruz. Bizler için madenlerde işçi sağlığı ve güvenliği, yalnızca teknik bir işlem değil. Özellikle temel bazı hakların madenlerde yerleşmesi ve kökleşmesi çok hayati önem taşıyor. Her madenci, tehlike gördüğünde çalışmayı reddetme ve durdurma hakkına sahip olmalıdır. Her madenci, çalıştığı madenle ve işiyle ilgili her türlü bilgiyi alma ve bunlar üzerinde eğitim hakkına erişebilmelidir. Ve nihayetinde, özellikle işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği komiteleri ile süreçlere katılım hakkının kritik önemde olduğu kanaatindeyiz” cümleleri ile tamamladı. 


Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner27

banner57