Bu haber kez okundu.

AB’nin çevre politikaları, Afşin-Elbistan’da devre dışı kaldı

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayınlanan makalede, Avrupa Birliği (AB) Çevre ve Enerji Mevzuatı açısından değerlendirildiğine AB çevre politikasının temel ilkelerinin Afşin-Elbistan’da devre dışı kaldığına vurgu yapıldı.

Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri’nin çevreye ve insan sağlığına verdiği zararların boyutunu Avrupa Birliği (AB) Çevre ve Enerji Mevzuatı açısından değerlendirilmesini içeren makale, KSÜ Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayınlandı. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) İ.İ.B.F Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Dr. Uğur Yıldırım’ın danışmanlığında Elbistan Meslek Yüksekokulu Yönetim ve Organizasyon Bölümü Öğretim Görevlisi İlhan Doğuç, tarafından hazırlanan yüksek lisans tezinden faydalanılarak kaleme alınan makalede, Türkiye’nin AB’ye uyum konusunda en çok sıkıntı çekeceği alanların başında çevrenin geldiği kaydedildi.

Afşin-Elbistan enerji sahasının ucuz, kaliteli ve zamanında enerjinin temini açısından kritik bir öneme sahip olduğunun hatırlatıldığı makalede, bölgedeki en önemli çevre problemi, A Termik Santrali’nin baca gazı arıtma tesisi olmadan çalıştırılması ve kül tutucu elektro-filtrelerin sık sık arızalanarak devre dışı kalması olarak gösterildi.

 

Bölgedeki çevre adına kazanılmış tek bir zafer var

Afşin-Elbistan’daki A ve B Termik Santralleri’nin yol açacağı çevre tahribatına karşı bölge insanının tepkisinin sınırlı kaldığının ifade edildiği makalede, çevre adına kazanılan tek zaferin B Termik Santrali’nin soğutma suyunun Pınarbaşı yerine daha aşağı noktalardan alınması olduğu bilgisine yer verildi. Makalede, bölge insanının zehir kusan termik santrallere iş kapısı olarak görmesinin yeterli tepki düzeyinin oluşmasını engellediğine değinilerek, şu ifadeler kullanıldı:

“Gökova’daki gibi bir tepki Afşin-Elbistan’da hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bölgede yaşanan en büyük çevre hareketi Afşin-Elbistan B Santrali’nin soğutma suyunu Ceyhan’ın doğduğu yer olan Pınarbaşı’ndan alma düşüncesi nedeniyle oluşmuştur. Bu tepkiler üzerine soğutma suyu şehrin çıkışındaki Battal Köprüsü civarından alınmıştır. Bu, Afşin Elbistan’ın çevre adına ilk ve tek zaferidir. Bu süreçte devletin ileri gelenleri Afşin-Elbistan’a enerji kaynağı olarak bakarken; yöre halkı iş kapısı, istihdam kapısı olarak bakmıştır. Ne zaman çevre kirletiliyor denilse akabinde AEL ve santrallere işçi, memur alınacak haberleri ilgili kişi ya da kişilerce yerel ve ulusal medyaya servis edilmiştir. Zaten Gökova örneği de göstermektedir ki o zaman böyle bir hareket Afşin-Elbistan’da gerçekleşseydi pek de başarı olamayacaktı.

 

B Termik de A’nın yolundan gitti

Afşin-Elbistan Enerji Sahası’ndaki en önemli çevre problemi, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin baca gazı arıtma tesisi olmadan çalıştırılması ve kül tutucu elektro-filtrelerin sık sık arızalanarak devre dışı kalmasıdır. Filtreler çalışsa bile bunlar sadece külü tutmaya yaramakta ve zehirli gazların havaya salınımı engellenememektedir. Baca gazı arıtma sistemi (FGD sistemi) bulunan B Santrali’nde ise yakıt olarak kullanılan kömürün kalorisi düştüğünde söz konusu sistem devre dışı kalmakta, filtreler aracılığıyla sadece kül tutulmakta ve zehirli gazlar aynen A’da olduğu gibi bacadan dışarı atılmaktadır. Üretim artığı gazların tamamının atmosfere (havaya) verilmesi hava, su ve toprak kalitesi yönünden önemli sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunlar da insan, hayvan ve bitki yaşamını doğrudan etkilemektedir.

Baca gazı arıtma sistemi (FGD sistemi) gibi çevre koruyucu teknolojilere sahip Afşin-Elbistan B Santrali’nde ilk faaliyete geçtiği yıllarda önemli sıkıntılar yaşanmıştır. Kül döküm alanı inşa edilmeden faaliyete geçen santral nedeniyle, bölgede yoğun duman meydana gelmiştir. Rüzgârla beraber havalanan küller içerisinde barındırdığı bütün maddeleri Afşin-Elbistan’ın havasına, suyuna ve toprağına taşımıştır. Nefes almada zorluk çeken pek çok vatandaş “çevreci santral bu mu” diye feryat etmiş; yerel gazeteler “işte çevreci santral” manşetlerini atmak zorunda kalmıştır.

Çöllolar’ın faaliyete geçmesiyle kısmen çözülse de külün santralden çıkıp dekapaj yapılan alana dökülene kadar geçen süreçte yaşananlar hala çevreyi kirletici nitelik taşımaktadır. Özellikle yazın kuru mevsimde rüzgârla havalanan küller termik santraller ile elektrik üretimine karşı çıkanları haklı çıkaracak görüntüler oluşturabilmektedir. Üstelik kül kaynaklı bu sorunun sorumlusu konusunda kömür işletmesi santralleri; santraller ise kömür işletmesini hedef göstermektedir.”

 

Elbistan’da hasta sayısı 50 binden 1 milyona çıktı

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin atmosfere yaydığı zehirli gazlar nedeniyle 50 bin olarak öngörülen hasta sayısının 20 kat artarak 1 milyona ulaştığının bilgisinin verildiği makalede, bu konuyla ilgili olarak, “Atmosferdeki kükürtdioksit miktarı (SO2) 1mg-150 mg/m3 olması gerekirken Afşin-Elbistan’da bu oran 2.000-15.000 mg/m3 gibi korkunç rakamlara ulaşmıştır. Yine 60-180 µg/m3 gibi değerlerle ifade edilen partikül standardı 3.000 µg/m3’lere çıkmış durumdadır. Elbistan’da yıllık hasta sayısı 50 bin civarında olması gerekirken bu rakam 1 milyonlara çıkmış durumdadır” denildi.

 

Bölgedeki sorunlar, AB’nin çevre politikası hedefleriyle uyuşmuyor

Afşin-Elbistan’da yaşanan çevre sorunlarının Avrupa Birliği’nin (AB) çevre politikası hedefleriyle uyuşmadığının da altı çizilen makalede, şu görüşler paylaşıldı:

“Afşin-Elbistan Enerji Sahası’nın AB’ye uyum açısından değerlendirildiğinde çevreyle ilgili şu sonuçlara ulaşılmaktadır. AB çevre politikasının amaçları incelendiğinde “çevrenin korunması, insan sağlığının korunması, çevre koruma ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması” gibi konulara ağırlık verildiği görülmektedir. Daha önce ifade edilen Afşin-Elbistan’da yaşanan çevre sorunları AB’nin çevre politikası hedefleriyle uyuşmamaktadır. Onarıcı ve önleyici çevre politikalarından önleyici çevre politikasına ağırlık veren AB, bu politikanın yaşama geçirilmesi için temel araç olarak ÇED’i kullanmaktadır. Afşin-Elbistan A ve B Santrallerinde yaşanan ÇED’e yönelik sıkıntılar uygulamada AB’nin ilgili politikalarından uzaklaşıldığının açık kanıtı olarak gözükmektedir.”

 

A ve B’de çevreye uyumlu endüstri tercihi yapılmadı

Afşin-Elbistan A ve B Termik Santrallerinde çevreye uyumlu bir endüstri tercihinin yapılmadığının da anımsatıldığı makalede, “AB, kirliliği önlemek için daha az kirleten ürünler, temiz üretim sistemleri geliştirilmesini ve var olan kirliliğin sorumlularının saptanarak maliyetin sorumlulara yükletilmesini hedeflemektedir. Afşin-Elbistan’da yaşananlar bu hedeften uzaktır. Çevreyle uyumlu bir endüstri tercihi yapılmamıştır. Kirliliğin sorumluları belli olmasına rağmen net olarak ifade edilmemektedir. Çevre politikası amaçlarına ulaşabilmek için temel uygulama ilkeleri incelendiğinde bu ilkelerin Afşin-Elbistan’da göz ardı edildiği görülmektedir. Önceden önleme, kaynağında önleme, ihtiyat, yüksek seviyede koruma ve kirleten öder gibi AB çevre politikasının temel ilkeleri Afşin-Elbistan’da devre dışı kalmış durumdadır” ifadeleri kullanıldı.

 

Bölge insanı dışında hiç kimse bedel ödemiyor

Makalede,  çevre politikasının devre dışı kalması konusuyla ilgili olarak da şu örnekler verildi: “Örneğin kirlilik öyle düzeylere ulaşmıştır ki ihtiyat ilkesine göre çoktan onarıcı politika ve programların devreye sokulması gerekirdi. Yine kirleten öder ilkesine göre kirletici (devlet) bir bedel ödemesi gerekirdi. Ancak bölge insanı dışında hiç kimse hiçbir bedel ödememektedir. Afşin-Elbistan Enerji Sahası’na AB çevre ve enerji mevzuatı açısından bakıldığında her şey daha iyi olabilirdi düşüncesi belirmektedir. Bu enerji sahasında çözüm bu kadar zor olmamalıydı. Yaşanan sorunlar ve bu sorunların etkileri bölgenin sınırlarını aşmış durumdadır.”

 

Çözüm adına çok geç kalındı

Afşin-Elbistan kömür havzasında çözüm adına çok geç kalındığı görüşüne yer verilen makalede, “Çözüm adına çok geç kalınmıştır. Ancak Afşin-Elbistan’daki 5.3 milyar tonluk rezervin 3.4 milyar ton olan işlenebilir kısmının daha yüzde 10’unun bile üretilmediği unutulmamalıdır. Bu noktada harekete geçmek için daha fazla zaman kaybedilmemesi gerekmektedir. Afşin-Elbistan Enerji Havzası’ndaki kömür rezerv çalışmalarında elde edilen yeni bulgulara göre sahanın kömür tanziminin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Enerji kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması adına kömürün gerçek değerinin ortaya çıkarılması ve ona göre planlamaların yapılması AB enerji politikasına uyum ve ulusal enerji ihtiyacının temini açısından büyük önem taşımaktadır” denildi.

 

Rehabilitasyon çalışmaları çevreye uyumlu teknoloji ile yapılmalı

Afşin-Elbistan Linyitleri (AEL) İşletmesi’nde öngörülen rehabilitasyon çalışmaları çevreyle uyumlu teknolojiler seçilerek hızla yürütülmesi gerektiğinin altı çizilen makalede, çözüm önerileri olarak şu tespitler sıralandı:

“Sahadaki kömürün en etkin ve çevreyle uyumlu bir şekilde üretilerek santrallere ulaştırılması hedeflenmelidir. Bu, AB’nin çevre ve enerji politikasına uygun olan bir hedeftir. Ayrıca su kalitesinin korunması için kömür yataklarından çekilen suyun sağlıklı bir şekilde doğaya geri dönüşünün sağlanması gerekmektedir. Kömür alındıktan sonra üzeri kapatılan ocağın ağaçlandırılması uygulamasına devam edilmelidir. Baca gazı arıtma sisteminin kurulması, elektro-filtrelerin yenilenmesi, ünitelerde yapılması gereken revizyonlar gibi projeler hızla hayata geçirilmelidir. Santralin devre dışı bırakılması da düşünülebilir. Burada önemli olan A Santrali’nin mevcut haliyle AB’nin çevre ve enerji politikasının (mevzuatının) her ikisine birden aykırı olduğudur. Çevre sorunlarının çözümü için daha fazla geç kalınmamalıdır. Yapılması gereken çevre yatırımlarının gerçekleştirilmesiyle birlikte ÇED açısından yaşanan sorunlar da ortadan kalkmış olacaktır.”

 

Afşin-Elbistan, Türkiye’nin enerjideki lokomotifi olabilir

Makalede son olarak özelleştirme uygulamalarının enerji güvenliğini tehdit edildiği savunularak,  “Afşin-Elbistan Enerji Sahası, çevre ve üretimle ilgili hatalarından arındırılarak Türkiye’nin enerjide lokomotifi olmaya aday bir enerji santrali haline dönüştürülebilir. Enerji ile ilgili devletin yetkisinde, çevreyle uyumlu bir enerji politikasının kabul edilmesi ve uygulanması istenmektedir. Bu nedenle devir ve özelleştirmelere karşı çıkılmaktadır. 30 yıldır baca gazı arıtma sistemi olmayan, çevreyi kirleten bir santral ile çevre uyumu sürdürülüyorsa; devletin mülkiyetindeki (yetkisindeki) tesisler de enerji uyumu sürdürülebilir tezi savunulmaktadır. Enerji kaynaklarından ve tesislerinden uyum adına bu kadar çabuk vazgeçilmemelidir. Devletin etkin olduğu bir yaklaşımla çevrenin ve enerjinin sürdürülebilirliği sağlanabilir ve sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşılabilir” cümleleri kullanıldı.

 

 

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kfe 7 ay önce

30 yıldır yapmamışınız da şimdi yapacaksınız arıtma tesisini ? kandırmayın milleti.

Avatar
DOĞAN DOĞANCAN 7 ay önce

YÖRE İNSANI KANSER OLDU- OLMAYA DEVAM EDİYOR.KAPİTALİST DÜZENİN ÇARKI DÖNSÜN GERİSİ TEFERRUAT!....

Avatar
TURAN 7 ay önce

ALLAH ISLAH ETSİN BU ZARARA GÖZ YUMAN TÜM YETKİLİLERİ...

Avatar
mustafa 7 ay önce

santralin yakınında iklim değişikliği yaşanmaktadır.elbistana yağan yağmur,santral yakınındaki köy arazilerine yağmıyor.Toprak da her sene verimsiz hale geliyor.o bölgeye bir santral daha yapılırsa,terki diyar etmekten başka çare yok.küçük çocuklar bu havadan çok etkileniyor.Demedi demeyin.

Avatar
Ebubekir okur 7 ay önce

Sayın gazete yöneticileri bu gune kadar neden dile getirmediniz yandaş medyacılık sizi kör etmiş..kışışn bi tane haber yapmadınız o kadarda sizlere yazdım ama malesef dikkate almadınız..bir gün elbistana döneçeğim ve bu uyolda sivil bi hareket eylem istek hareteke gecireceğiz inşaAllah..bu gun elbistan türkiyenın en az yagış alan yöresi ve sebebi santral ve sessiz kalan sizlersiniz... ((Gazetemiz hava kirliliği ve santrallerle alakalı yüzlerce haber yapmıştır. Biraz araştırma yaparsanız, en azından Google yazarsanız sizde görebilirsiniz))

banner27

banner29

banner25