banner136
Toplum içerisinde yaşayan rastgele bin tane insana bu şehre ve topluma yönelik olarak geçmişten günümüze kadar yanlış yapılan, zararlı olan, olması gerektiği noktada olmayan neler varsa yazılması söylense ve tamamı birleştirilerek sıralansa en üst sırada bulunan yüz konu aynı konular olacaktır. Yine benzer şekilde bugünden sonra bu topluma ve bu şehre, bu şehrin insanlarına fayda sağlayacak ve şehir standartlarını yükseltecek fiziki ve toplumsal konuların yazılması söylense ve toplanıp birleştirilse en üst sıradaki yüz konu yaklaşık olarak aynı konular olacaktır. Bu nedenle toplumun ve şehrin ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan planlamalar ve çalışması yapılan konular görev ve yetki sahibi insanların birçok belirgin ve çok odaklı süzgeçlerden geçirerek tezgâhın üzerine hazırladığı ve yemek yapılmayı bekleyen malzemeler topluluğudur.

Toplumun ve şehrin yapılandırılması ve standartlarının yükseltilmesi noktasında sorumluluk sahibi olan, rol alan, yük yüklenmiş olan kim varsa tamamının desteklenmesi ve güçlendirilmesi sayesinde yapılmayan ve bugüne kadar yapılması gerekenler hızlı bir şekilde asli yerini bulur ve oturur. Eğer yapılanlar ve planlananlar eleştirilecekse bu ayrıntılı şekilde bilgi sahibi olduktan sonra getirisi ve götürüsü hesaplanıp şehre, topluma, insana kâr ve zarar dereceleri belirlenerek zarar kısımlarının ortadan kaldırılması için nelerin yapılması gerektiğinin ortaya konulmasıyla olur.

Alternatif çözüm önerisi, planlama ve uygulamada var olan veya tespit edilen yanlışların nasıl düzeltileceğinin ortaya konulması, mevcut şartlar içerisinde en üst derecede verim ve faydanın nasıl sağlanacağının beyan edilmesi, yapılanın ve yapanın uygunluğu noktasında tespit ve fikir önerileri ortaya konulmak suretiyle yapılacak eleştiriler katkı sağlar, fayda sağlar, herkes tarafından istenir ve desteklenir ve geliştirir. Ama bunlardan arındırılmış yalın bir şekilde yapılacak eleştiriler, konuşulacak sözler, kamuoyuna sunulacak her türlü fikir, düşünce ve beyanatlar sadece ve sadece zarar verecek olan dedikodu, laf, algı, karalama ve zayıflatma amacına hizmet edecek bilinçli veya bilinçsiz davranışlar olarak kalacaktır.

Ortaya bir yemek konulacaksa birçok toplum insanımızın yaptığı gibi daha en başından yemeğin ismini, yapan aşçıyı, sunacak garsonu, kullanılacak malzemeyi ve hatta daha ileriye giderek yanacak tüpün cinsine kadar acımasızca eleştirmek, karalamak, iftiralarda bulunmak, yaptırmamaya çalışmak sadece herkesi aç bırakmaktan başka bir işe yaramaz. Mutfak tek, aşçı tek, malzeme olduğu kadar ve sınırlı, imkânlar kısıtlı ve tek kullanımlık iken ve tüm toplum bu mutfaktan doymayı beklerken kendi toplumumuz ve şehrimiz adına sahiplenip destek olmak dururken, daha yemek ortaya gelmeden yok etmeye çalışmak ancak insanları açlığa mahkûm etme amacını gösterir. Burada tek ve en önemli nokta, herkesin fayda sağlayacağı kısım, tüm toplumun dikkat etmesi ve üstüne düşeni yapması gereken bölüm ve ayrı bir yazıda özellikle işleyeceğim bir konu olan şudur ki;

Mutfağa farelerin dadanmasını engellemek, malzemelerin fareler, böcekler ve her türlü zararlılardan korunmasını sağlamak, yemeklik malzemelerin verimli bir şekilde kullanılması ve artırılmasını sağlamaya çalışmak, mutfak ve mutfak malzemelerinin korunması için çaba harcamak, mutfak ve mutfak çalışanlarının temizlik, hijyen ve en uygun sağlık koşullarında olması ve mutfağın her zaman aydınlık olmasını sağlamaktır.

Yapılanlara muhalefet etmek ancak ve ancak yapılandan daha iyisini veya yapılanın yanlışlığını akılcı gerekçelerle ortaya koyunca kabul edilebilir. Aksi takdirde içinde barındırdığı art niyet, gizli amaç, çekememezlik, bu işi bu kişi yapacağına hiç yapılmasın daha iyi, bu iş yapılırken benim çıkarım olmayacaksa yapılmasın gibi nedenlerle olur.

Yıllardır yapılması gereken ve yapılmayan onlarca işe karşı herhangi bir eleştiri veya tepkide bulunmamış olanlar ve yapması gerekip de yapmamış olan sorumlularına karşı eleştiride bulunmamış, müdahale etmemiş ve hatta şahsi menfaatleri uğruna görmezden gelmiş, desteklemiş olanlar dahi yapılan her şeyi eleştirme ve karalama yoluna gidiyorlarsa bunun iyi niyetle izah edilmesi mümkün değildir. Her köşede karalama ve iftiralarla ortalıkta gezip dolaşanlar dillerinden ve çenelerinden başka çalışan organları olmayıp, beyinlerini başkalarının yaptıkları her şeyi, sadece başkalarının komutlarıyla veya şahsi ihtiras, hırs, fesatlık, gurur ve kibir nedeniyle istemeyen ve eleştirme yoluna gidenlerdir.

Söylenmemiş yeni cümleler dillendirildiğinde kınama ve taşlama yoluna gidenler geçmişte de alışılagelmiş sözlerle yaşarken istedikleri sözleri duymadıklarından eleştiriyorlardı. Yapılan güzellikler kendilerinden veya kendilerinin kontrolünde olan insanlardan çıkmıyorsa veya yapılan güzel işlerin kendileri veya yakınlarının şahsi yaşantılarına maddi veya manevi bir faydası yoksa olabildiğince keskin bir karalama ve iftira boyutlarına giden propaganda ile yapılanın engellemeye çalışılması ve başaramayacaklarında ise yıkma, yok etme, yaşatmama yoluna giriyorlar ki böyle bir durum en başta kendi şehrine ihanet olmakla birlikte ülkeye ve devletine ihanetin haricinde kendi insanlığına ve yaratılış amacına da ihanettir.

Yapılmayanlar yapılıyorsa, söylenmeyenler söylenmeye başlamışsa, kaldırılmayanlar kaldırılıp konulması gerekenler konuluyorsa, deşilmesi ve didiklenmesi gerekenler deşilip didikleniyor ve temizlenip, süzülüp yerli yerine bırakılıyorsa, gidilmesi gereken yerlere gidilmeye başlanmışsa, roller uygun şekilde dağıtılıp oyun başlatılmışsa, el atılması gereken ve silkelenmesi gereken yerler silkelenmeye başlamışsa, değiştirilmesi gereken fiziksel eşyalar ve mekânlar değiştirilmeye başlanmışsa, durgunluk, olağanlık, sıradanlık, alışılmış anlayış ve bakış açıları değişmeye başlamışsa, farklı, yeni ve güzel şeyler konuşulmaya başlamışsa, ötelenmişler önceliklere alınmaya başlamışsa, uyuma ve yatma prensibi çalışma ve sürekli hareket şekline dönüşmeye başlamışsa ve en önemlisi de durmadan çalışmak, işlemek ve hareket etmek verim ve bereket getirecek şekilde yapılmaya başlanmışsa herkesin bu değişim, dönüşüm ve gelişime ivme kazandıracak şekilde el vermesi gerekmektedir.

On yıllardır dillendirilen eksiklikler, var olması gerektiği ve yapılması gerektiği belirtilen ihtiyaçlar ve fiziki düzenlemeler ve şartlar, toplumun olması gereken noktaya gelmesi gerektiği ve insani davranış durumlarında sergilenmesi gereken, beklenen olgunluk seviyesinde bulunması konusunda yapılmayanlar, yardımlaşmalar, düşkünlerin ve mazlumların ortak dünya, ortak yaşam ve ortak şehir ile bu ortaklıklarda olması gereken eşit haklar ekseninde korunması, kollanması ve kalkındırılması kısmında bugüne kadar yapılmayanlar eğer yapılmaya başlanıyorsa insan olana, aynı şehri paylaşanlara düşen gücü oranında desteklemek ve sahiplenmektir.

Benzer şekilde toplumun irin noktalarını temizlemek ve tedavi etmek adına bugüne kadar yapılmamış olan ve çoktan yapılması gereken ne varsa ve yapılmaya başlanmışsa, toplumun bu konudaki sorumluluğu da herkesin kendi kapısının önünü süpürmesi mukabilinden elinden gelen gayreti ve iradeyi göstererek topluma dert noktası olan anlayışların ve grupların, toplumun sırtına yük olan sivil veya resmi kurum ve kişilerin, asalak misali toplumun üzerinden nemalanan ve beslenen kişi ve oluşumların, toplumun ve yeni nesillerin kötülük ana minvalinde yön bulmasına neden olan düşünce tarzı, yaşantı biçimi ile bu tarz ve biçimleri oluşturan kişiler, oluşumlar, topluluklar ve insanların temizliğinin yapılarak toplumun daha yaşanılabilir ve sağlıklı hale gelmesi için herkesin ortak tepki, tavır ve anlayış göstermesi gerekiyor. Bunlar yapılmayıp şehir kültürünü etkileyen ve daha doğrusu bozulmasına sebep olan yukarıdaki her türlü konunun temizliğine, yok edilmesine hala eleştiri noktası ile yaklaşmak yine şahsi ve insani olarak bir şey yapmadan yapanı ve yapılanı istenmez ilan etme yoluna hizmet etmektedir.

Güzellikleri desteklemek insani ve iç güzelliğinin gereği olduğu gibi, engelleme ve karalama yolunda ilerlemekte kötülük yolunun en temel anlayışıdır. Yaşadığımız şehir ve toplumun en güzel ve en yüksek fiziki, insani ve toplumsal standartlara gelebilmesi için iyinin, güzelin, faydalının, yeninin, yapılanın, tamir edilenin ve tüm bunların yapılmasında emek verenlerin, görev icra edenlerin, katkı sunanların desteklenmesi, moral ve isteklendirme yönünden güdülenmesi, rahat hareket edebilmeleri için manevi güç verilmesi ve “marifet iltifata tabiidir.” sözü gereğince şehir, insan ve toplum üçgeninde arkasında durulması gerekmektedir. Mehmet Akif’in dizelerinde belirttiği gibi yıkmak, yok etmek kolay ama bunlara fırsat vermeden, yapmaya çalışanlara ve yapılanlara da kayıtsızlık göstermeden sahip çıkıp gelecek zamanlara aktarılmasını sağlamamız gerekiyor.

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,
İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,
Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,
Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Gnç 2 hafta önce

Hiç beğenmedim !

Avatar
Yusuf 2 hafta önce

Yüreğinize sağlık müdürüm

Avatar
Fatma Taşkıran 2 hafta önce

Diline yüreğine kalemine sağlık be kardeşim çok güzel harika çok beğendim

Avatar
Osman Baltacı 2 hafta önce

Diline, yüreğine,kalemine sağlık hocam herkes inşAllah sizler gibi düşünür olsa zaten bu ülkede kimsede gelecek kaygısı olmaz . insanlarımız birazcık şu özenti fobisinden uzak kalsa huzur ve mutluluğa doyum olmaz.saygilarimla selamlıyorum.

Avatar
Kemal 2 hafta önce

Eleştirmek , akıl vermek ,... oldukça kolay bizim güzel insanımız için
Maalesef fazlaca tembel ve memnuniyetsiz yapımız var.
İşinde iyi olmak üretken olmak her zaman ikinci planda olmuştur

Avatar
İbrahim Yılmaz 2 hafta önce

Sayın müdürüm birlik beraberlik içinde yaşanılacak memleketimiz için kim güzel bir iş yapıyorsa desteklemek dua etmek gerekiyor. İnşAllah yazınızda bahsettiğiniz gibi tahrip değil de tamir edenlerden oluruz. Mersinden Müdürüm selam ve dua ile kalın.

Avatar
Ferruh 2 hafta önce

Ağzına yüreğine sağlık olsun hocam

Avatar
ÖğretmenHankm 2 hafta önce

Dilinize sağlık hocam ne kadarda dogru anlatmışsınız