banner108
   Bayram yaklaştıkça artan telaşımız,  çocukluk heyecanımızla birleşince şenlik başlardı. Büyükler bir taraftan ev temizliği yemekler ve tatlılarla uğraşırken biz küçüklerin düşündüğü tek şey alınacak kıyafetlerdi. Geçen bayram komşumuzun kızı kırmızı bir etek giymişti ve ben onlara gidip gelene kadar o eteğe bakıp durmuştum. Kedinin ciğere baktığı gibi bakmışım annem eve gelirken yolda anlatıp durmuştu ve bana diğer bayram aynı etekten alacağına söz vermişti. Her gün sevinçle kopardığım takvimin yaprağını büyükler için ömürden giden bir gün, benim için bayrama bir gün daha yaklaşmak demekti.
    Ve nihayet çarşıya çıkma vakti gelmişti. İki ağabeyim annem ve ben çıktık çarşıya. Girdiğimiz üçüncü mağazada aradığım eteği bulduk aynısı olmasa da çok benziyordu. Hemen üzerime tuttum ‘’tamam oldu alalım ‘’desem de annem giydirdi. Beli bol olmuştu, bu etekten başka olmadığını duyunca ‘’ valla çok yemek yerim kilo alırım ‘’ diye anneme yalvarmaya başladım. Israrlarıma dayamayan annem askı alalım da düşmesin diyerek aldı eteği. Askı işine biraz bozulmuştum ama etekten de vazgeçmeye hiç niyetim yoktu ‘’eteğin hatırına askıya da katlanırım’’ dedim içimden. Ağabeylerime alınan pantolon ve gömleklerden sonra yüzümüzde kocaman gülümsemelerle eve döndük.
    Eve gelir gelmez tekrar giydim eteği annem askımı taktı, anneme, uzun olan saçlarımı iki belik yapmasını söyledim, beliklerim biraz olsun askıyı kapatıyordu çünkü…
   Bayram sabahı annemin sesini duyar duymaz kalktım. Babam ve ağabeylerim namaza gidince annem bir gün önce yaptığı kuru fasulyeyi ısınması için ocağa koydu ve pilav yapmaya başladı. Bana da ısladığı ekmeği katlamak düşmüştü. Namazdan gelen babamla yemeğe oturmadan bayramlaştık. Ben yemekten fazla yemedim çünkü babam kurban kesildikten sonra mangal yakacaktı. Mangalı kurban bayramında yapardı babam, başka zaman yapmasını istediğimizde  ‘’ kokmasın komşulara ayıp olur’’ derdi annem. ‘Onlarda yapsınlar’ derdim içimden nedenini anlamadan ve sormadan.
Yemekten sonra babam ve ağabeylerim kurbanlık almak için  pazara gittiler. Sofrayı toplayıp hemen kıyafetlerimi giyip camda onların gelmesini beklemeye başladım. Bir saatten fazla sürdü gelmeleri. Babamın elinde koyunun boynuna bağlanan ip arkasında ağabeylerimi görünce fırladım sokağa. Korkarak ta olsa koyunun başını okşadım. Bahçeye bağladılar. Komşu çocukları doldu bir anda bahçeye. Kasabın geldiğini gören babam hepimizi evlere gönderdi. Kurban kesilip paylar yapılınca dağıtmak ta ağabeylerimle bana düştü. Ben bayram gezmesine gitmeyi isterken pay dağıtmak zorundaydım. Söylenerek payları dağıtmaya başladım. Poşetlenen paylardan dört tane alıp karşı mahalleye gittim üç tanesini dağıtıp tam dönecektim ki askım omzuma düştü ve onu düzeltirken yan tarafta bir evin daha olduğunu fark ettim. Tahta kapıya vurmamla açılması bir oldu, iki çocuk, bir tanesi benim boyunda kapıyı açtılar. Elimde ki payı uzattım, çocuklardan küçük olanı kaptı elimden poşeti ve çığlıklar atarak içeri girdi, annesine et geldiğini hemen pişirmesini söylüyor bir taraftan da ’’ bak kimse et getirmez diyordun ben o kadar dua ettim ki Allah sesimizi duydu, et gönderdi işte, bayram şimdi başlamış oldu değil mi anne ’’ demesiyle, sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Kapıda ki diğer çocuk gülümseyerek teşekkür edip kapıyı kapattı ama ben olduğum yerde kaldım. Ben bayram gezmesi derdindeyken dağıtılacak payları sadece bir iş olarak gördüğüm için o kadar utandım ki kendimden. Ben bayramı güzel kıyafetler giymek ve gezmek olarak düşünürken bayramın asıl amacını o küçük çocuk öğretmişti bana.
    Koşarak eve gittim ve aynı yerden geldiğini anlamasınlar diye başka bir renk poşetteki payı aldım, kurban kesen diğer komşularımızdan da payları toplayıp tekrar o evin kapısına geldim. Poşetleri yere bırakıp kapıya sertçe vurup kaçtım. Ben köşeye gelir gelmez kapı açıldı ve yine o küçük çocuğun sevinç çığlığını duydum ‘’ anneee koş o kadar et var ki kapıda diğer bayrama kadar bitmez bu etler’’ annesi yanına gelmiş olacak ki yüksek sesle ‘’ Allah razı olsun ‘’ diye bağırdı. İşte şimdi gerçekten bayram olmuştu benim için. Eve yüzümde kocaman bir gülümseme ve gözlerimde yaşlarla döndüm. Evlerine et girmesi için kurban bayramını iple çeken insanların olduğunu bilmek beni derinden üzdü.  
  O gün bugündür hem pay dağıtma işini kimseye vermemeye çalışıyorum hem de pay dağıtmak için kurban bayramının gelmesini beklemiyorum. O sevinç çığlığı hâlâ zihnimin en güzel yerinde yankılanır… Eteğimin askısını sorun ederken, askım sayesinde karşılaştığım çocuklar bana en güzel bayramı yaşattılar. Küçücük şeyleri dert etmemeyi ben kurban bayramında öğrenmiş oldum. İyi ki askı takmışım.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emel 10 ay önce

Harika, yüreği tertemiz Sevda hanım
Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

Avatar
Mehmet sarı 10 ay önce

Sevda hanımın yazılarını yakından takip ediyorum, çok gerçek,çok akıcı tebrik ediyorum hanımefendiyi

Avatar
Serkan 10 ay önce

Of yazının sonunda gözlerim doldu
Çok güzel ve akıcı bir yazı olmuş tebrik ederim.
Yardıma muhtaç insanlarımızı korulayım

Avatar
Gokhan+kucuk 10 ay önce

Harika+bir+anlatim.eminim+her+insanin+buna+benzer+bir+bayram+anisi+vardir.tebrikler+sevda+hanim.yazmaya+devam.

Avatar
Adil yanık 10 ay önce

Tebrik ederim çok güzel bir yazı.yararın nezdinde kendisinin ve tüm kadınların kadınlar gününü kutluyorum.

Avatar
mehmet ocak 10 ay önce

geçmiş günleri anımsattığınız için çok çok teşekkür ederim

Avatar
Sevim Albayram 10 ay önce

O kadar gerçek ki tüm yazdıklarınız.küçük bir kızın gözünden anlatılan bayram sevincini adeta yaşadım. Yüreğinize kaleminize sağlık.

Avatar
Gülşen batman 10 ay önce

Tam bir Türkiye gerçeği. Duyarlı olmak adına tebrik ediyorum sizi.

banner124

banner129

banner116