banner108

Haydi, bugün aday adayı, seçim, siyaset konuşmayalım geçmişe özlem duyalım.
Gelişen teknoloji hayatımızı kolaylaştırsa da eskiye özlem duymamak elde değil.
Hangimiz doğup büyüdüğümüz köyümüze, mahallemize, evimize, çocukluk arkadaşlarımıza, çocukluk aşkımıza-sevgilimize kısacası eskide kalan veya eskiden yaşadığımız şeylere özlem duymuyoruz ki? Arkamıza dönüp baktığımızda yılların su gibi akıp gittiğini fark ediyoruz ve o zaman eski günlerimize hep özlem duyuyoruz.
Eskiye duyduğumuz özlem, belki de çok güzel olduğundan değil, bir daha yaşanmayacak olmasındandır. Eskiden çocuktuk, masumduk, hırslarımız yoktu. Eskilerin güzel olması tabii ki mazide kalması ve bir daha o anıların tekrar yaşanmayacak olmasıdır. Her şey eskiden mi güzeldi? Yoksa güzel olan her şey eskide mi kaldı?  Hangi zaman diliminde yaşarsak yaşayalım, eski zamanlar hep daha güzel gelir. Belki de bu geçmişe duyulan özlemin bir yansımadır ya da var olan zamandan bunalma halidir. Bazı şeyleri hatırlamak ve kıyaslamak adına; “Eskiden” ve “Şimdi” diye yorum yapmaya başlamışsak artık yaslanmışız demektir. Aslında geride bırakılanlar ya da bırakılmak zorunda kalınanlar özlenen; anılardır. Yaş ilerledikçe eskiler değerleniyor. Evet, eskiden her şey çok daha güzeldi, çok daha saftı, çok daha masumdu, çok daha temizdi. Yaşımız çok olmasa da; nerede o eski günler demekten kendimizi alamıyoruz. Bazen, eskiye duyduğumuz özlem öyle büyüktür ki eskinin ta kendisi oluruz. Her insanın özlediği mutlaka bir anısı vardır.  Şu an bu yazıyı yazarken aklıma gelenleri sıraladım, bu liste herkese göre değişebilir, daha da uzayıp gidebilir veya çok daha kısa da olabilir. Bir şeye özlem duymak için illa yaşamak mı lazım? İnsanın doğasında vardır geçmişe özlem duymak.
İşte “Eskiden” ve “Şimdi”ye bazı örnekler.
Özlediğimiz ne varsa hepsi eskide kaldı.
Eskiden, yaz tatilinde köylere gidilirdi.
Şimdi, tatil köylerine gidilir oldu.
Eskiden, düşene el uzatırlardı.
Şimdi, kalkmak isteyene tekme atılır oldu.
Eskiden, gelinler kaynanadan korkardı
Şimdi, kaynanalar gelinden korkar oldu.
Eskiden, adamın hası makbuldü,
Şimdi, parası olan makbul oldu.
Eskiden, bir pantolon iki gömleğimiz olurdu.
Şimdi, gardroplarda yer bulunmaz oldu.
Eskiden, çocuktuk hayallerimiz vardı.
Şimdi, büyüdük dertlerimiz var.
Eskiden, damlarda yatılırdı
Şimdi, evlerde yatmaya korkulur oldu.
Eskiden, komşu komşunun külüne muhtaçtı.
Şimdi, komşu komşunun “wifi” sine muhtaç oldu.
Eskiden, mutfak yoktu ama evlerde yemek pişerdi.
Şimdi, son sistem mutfaklarda yemek pişmez oldu.
Eskiden, domates mis gibi kokardı, salatalığa doyum olmazdı.
Şimdi, ne domatesin kokusu, ne de salatalığın tadı kaldı.
Eskiden, hasret kokulu mektuplar vardı.
Şimdi, hayallerimizde, hatıralarımızda kaldı.
Eskiden, komşulara oturmaya gidilir sohbet edilirdi.
Şimdi, komşu komşudan habersiz oldu.
Eskiden, yağmur yağdığında camlar açılır toprağın kokusu hissedilirdi.
Şimdi, çift camlardan ne yağmurun sesi, ne toprağın kokusu kaldı.
Eskiden, küçük evlerimiz vardı oturacak yer bulunmazdı.
Şimdi, saray gibi evlerimiz var oturacak kimse kalmadı.
Eskiden, bütün mahalle tanınır isimleri tek tek bilinirdi.
Şimdi, oturduğumuz apartmanda kimse kimseyi tanımaz oldu.
Eskiden, dostlarımıza ulaşmak daha kolaydı.
Şimdi, dostlarımızın telefonuna ulaşılmaz oldu.
Eskiden, anne babalar çocuklarını yönlendirirdi
Şimdi, çocuklar anne babayı yönlendirir oldu.
Eskiden, mektuplaştığımız arkadaşlarımız vardı.
Şimdi, facebookınstagram twitter arkadaşlarımız var.
Eskiden, hayat şartları zordu ama imkânsızlıklar hayatı daha yaşanılası kılıyordu.
Şimdi, yaşam kalitemiz yükseldikçe memnuniyetsizliğimiz daha da arttı.
Eskiden, öksüren çocuğun sırtına hafifçe vurulur su içirilirdi.
Şimdi, öksüren çocuk "astım başlangıcı" diye hastaneye götürülür oldu.
Eskiden, yere düşen küçük ekmek kırıntıları yerden toplanırdı.
Şimdi, çöplükler ekmekten geçilmez oldu.
Eskiden, güven vardı, utanma vardı ayıp vardı, dostluk vardı, komşuluk vardı.
Şimdi, güven yok, utanma yok, dostluk yok, komşuluk yok, daha acısı insanlık yok.
Daha yazılacak ve karşılaştırılacak çok şey var.
Belki sayamadığım, unuttuğum çok şey var.
Velhasılıkelam; Eski diye diye eskidik gittik.
Doğanın kanunu bu eskidik demesek de eskiyeceğiz.
Eskiden bu denli eskiye özlem duyacağımızı hiç bilebilir miydik acaba?
40 yıl öncesine, 50 yıl öncesine özlem duymayan var mı acaba?
Bundan 30-40 yıl sonra Allah ömür verir de beğenmediğimiz bu günleri mumla arar mıyız acaba? Hepimiz eskiyi çok daha seviyoruz, her şey daha güzel daha sıcaktı gösteriş yoktu. Şimdi bütün bunlardan sonra, gelin de eskiye özlem duymayalım.
İnsanlar kaybettikleri güzellikleri hatırladıkça geçmişe özlem duymaya devam edecekler. Şimdi de diyeceksiniz ki; Niye böyle özlemlerle doldun taştın?
Geleceğin geçmişten geldiğini unutmamanız ve eskiye özlem duymanız dileğiyle…

Gazeteci demek düşünce ve yorumlarıyla toplumları bilgilendiren, sorunları gündeme taşıyan, mesleklerini hayat biçimi haline getiren, görevlerini başarıyla yürüten kişilerdir. Bu bağlamda Elbistan’daki yerel ve ulusal basınımızın içerisinde özveriyle çalışan muhabirinden, sayfa editörüne, yazarlarından, matbaasında çalışan tüm gazetecilerimizin “10 OCAK ÇALIŞAN  GAZETECİLER  GÜNÜ”nü kutluyor çalışmalarında başarılar diliyorum.

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ASİL 1 hafta önce

Ve eskiden, özgür basın özgür gazeteciler vardı.Şimdi..........

Avatar
Karabekirli 1 hafta önce

Eskiyi kotuleyende eskiler. Gençleri bu hale getirende eskiler. Kendi ataları böylemi öğreti .Eskiler gitsinde gelsin diyenler kendi yarattiklarinda rahatsız olmasın. Üretmeden çalışmadan tüketen ne oldum delisi bir toplum oluşturdular. Başkalarının ürettiklerini tüketmek le kendileri tukeniyorlar. O ozendikleri devletlerin gecmislerine baksınlar geleceklerini yatarak kazanmadilar gecmislerinide çocuklarına kötü anlatmadilar. Ne ekti iseniz onu biciyorsunuz. Geçmişini ne sahip olmayanlar geleceğinde kayıp eder Geçmişi olmayanın geleceği olmaz imiş.

Avatar
Evet 7 gün önce

Eski gitsinde geri gelmesin.Milletin giyimiyle kuşamiyla diniyle imaniyla uğraşan eski gitsinde gelmesin.Sadece kendi ideolojilerini özgürluk sanan köhnemişler gitsinde gelmesin.Gelmesin arkadaş.

Avatar
ANAMURLU ELBİSTANLI DERYA BÜLBÜL 6 gün önce

BİR EĞİTİMCİ OLARAK İÇİMDEN GEÇENLERİ YAZDIĞINIZ İÇİN ŞAHSINIZI TEBRİK EDERİM.GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDA BİLGİ KÖPRÜSÜ KURDUNUZ.TOPLUM BÜYÜK BİR DEĞİŞİM IÇERISINDE.YAŞAM,ANLAYIŞ,....DEĞİŞİYOR.HERŞEY DOĞALLIKTAN UZAK.SAYGILARIMLA.....

banner124

banner116