Bu haber kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre dostu santralleri destekliyorum”

Adana'da termik santral açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni geliştirilen teknolojilerin artık kömürün kirli, çevreye zarar veren enerji kaynağı olduğu algısını tamamen yıktığını belirterek, “Bu tür çevre dostu santrallerin ülkemizde üretilmesini sağlamak için yürütülen projeleri de takip ediyor ve destekliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin refah düzeyi enerji tüketimiyle doğru orantılı olduğuna da dikkat çekti ve yerli kömür vurgusu yaptı. Erdoğan, “İthal kömürden 5 kullanacağın yerde bundan 10 kullanırsın ama yerli kömür kullanırsın ve yerli kömürü kullanmak suretiyle cari açığımızı daha da düşürürüz” şeklinde konuştu.

Enerjisa Tufanbeyli Linyit Santrali'nin açılışı için Adana’nın Tufanbeyli ilçesine gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ile birlikte açılışı yapılan santrali gezdi. Türkiye’nin en büyük özel linyit santrali olan ve yatırım bedeli 1.1 milyar dolar olan Türkiye’nin en yüksek kuru tip soğutma kulesine sahip Tufanbeyli Linyit Santrali’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sabotaj girişimlerine rağmen hedeflerine kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

 

“Türkiye’nin en büyük özel termik santrali”

Tufanbeyli Santrali’nin çevreyle uyumlu teknolojisi ile uluslar arası standartlarda üretim yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”450 megawat kapasiteye sahip, yatarım itibariyle 1.1 milyar dolarlık dev bir yatırım. Burada 6 milyar dolarlık doğal gaza denk kömür kullanılarak 1.5 milyon konutun tüketimini karşılayabilecek enerji üretilecek. İnşaat sürecinde çalışan 4 bin 500, işletme döneminde bin kişiye istihdam olacak bu santral yılda 5.5 milyon ton linyit kömür işleyecek. Türkiye’nin en büyük özel sektör linyit santrali olan bu tesis, sahip olduğu yeni ve çevre ile uyumlu teknolojisi sayesinde uluslar arası standartlarda üretim yapılacak. Bu tip yatırımlarda birçok ‘istemezük’ diyenler çıkar. Bunların üzerine gitmek suretiyle onlara bunu kabul ettirmek durumundayız, tüm milletimizin çıkarı için, ülkemizin çıkarı için. Türkiye’nin en yüksek, Avrupa’nın 4. büyük soğutma kulesi sayesinde bu fabrikadaki emisyon değerlerinin uluslararası standartların da altına düşürüldüğünü öğrendim. Santralin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Sabancı Grubu başta olmak üzere çalışanlarına ve ilgili kurumların hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

 

“İthalden 5 kullanacağına yerliden 10 kullan”

Enerjinin Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu alanların en başında geldiğini, 2003 yılında enerji ithalatının 11.5 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2014 yılında 55 milyar dolara yükseldiğini söyleyen Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl petrol fiyatlarındaki düşüş sayesinde enerji ithalatımızı 38 milyar dolarda tutabildik. Cari açığımızın önemli bölümü enerji hammaddelerinin ithalatından kaynaklanıyor. Geçtiğimiz yıl 63 milyar dolar civarında olan dış ticaret açığımızın yarısından fazlası enerji kaynaklıdır. Ülkemiz geliştik, büyüdükçe, her alanda ileriye gittikçe enerji ihtiyacımız artıyor. Milletimizin refah düzeyinin yükselmesi, şehirleşmenin artması, teknolojinin daha etkin kullanılması enerji talebini yükseltiyor. ‘Bir ülkenin refah düzeyi ne durumdadır?’ sorusunun cevabı enerji tüketimi ile orantılıdır. OECD ülkeleri arasında enerji talep artışının en fazla olduğu ülke Türkiye’dir. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda ilerledikçe enerji talebimiz de katlanarak sürecektir.

Önümüzdeki 10 yılda enerji alanında ihtiyaç duyacağımız enerji yatırımı 110 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bunun için kömür ve su gibi kendi kaynaklarımızı, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakları daha etkin kullanarak enerjideki talebi karşılamayı ve dışa bağımlılığımızı asgariye indirmeyi hedefliyoruz. Bunun için de illa ithal kömür alalım gayreti içinde olanlar var. Ben şahsen ithal kömürün ülkemize gelmesine karşıyım. Niye karşıyım, cari açığı tahrik ettiği için karşıyım. Benim yerli kömürüm var, kalografik değeri düşüktür olabilir, ithal kömürden 5 kullanacağın yerde bundan 10 kullanırsın ama yerli kömür kullanırsın ve yerli kömürü kullanmak suretiyle cari açığımızı daha da düşürürüz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kömür ve su kaynaklarını en ileri derecede değerlendirmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu arada özellikle son 13 yılda bu alanda birçok adımlar atıldı. Hem kamu kaynaklarını hem de özel sektörün imkanlarını seferber ettik. Sadece güneş ve rüzgar gibi doğal enerji kaynakları ile Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak mümkün değil. Kömür ve su kaynaklarımızı mutlaka en ileri seviyede değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bugün burada açılışını yaptığımız tesis kömür kaynaklarımızın etkin kullanımı bakımından çok önemli ve örnek bir yatırımdır. Dünyada kömür yüzde 29’lu oranla en çok kullanılan enerji kaynağı olarak petrol ve doğal gazın önündedir. Bizim yeterli petrolümüz ve doğal gazımız olmayabilir ama zengin sayılabilecek kömür kaynaklarımız var. Öyleyse bu imkandan en iyi şekilde istifade etmek durumundayız” dedi.

 

“Bunlara kulak asmaya gerek yok”

Çevrecilerin nükleer, termik ve hidroelektrik santrallere karşı yaptıkları eylemler için, ‘Bunlara fazla kulak asmaya gerek yok’ cümlesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dünyada da enerji talebini karşılama bakımından kömürün liderliği elden bırakmayacağı görülüyor. Bizdeki bazı çevrecilerin kömür, hidroelektrik ve nükleer santraller karşıtı eylemleri hiçbirinizi yanıltmasın, bunlara çok fazla kulak asmaya gerek yok. Gereğini yapmak durumundayız. Benim için asıl olan milletimin menfaatidir. Bunların karşısına dikilenlerin hepsi teferruattır. Bunların dikili ağacı yoktur bu ülkede. Köprü yaparsın karşı çıkarlar, baraj yaparsın karşı çıkarlar, her şeyin karşısındalar. Ağaç dikersin karşısındalar.”

 

“Avrupa kömürden vazgeçmedi”

Avrupa’nın kömürden vazgeçmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sadece Avrupa ülkelerine baktığımızda kömür ile ilgili karşımıza çıkan fotoğraf şudur; Polonya yüzde 84, Almanya yüzde 45, İngiltere yüzde 39, Romanya yüzde 33, Danimarka yüzde 34 oranında elektrik üretimini kömür ile gerçekleştiriyor. Dünyada da durum farklı değil. Kömüre dayalı elektrik enerjisi üretimi Çin’de yüzde 75, Hindistan’da yüzde 73 seviyesinde. Ülkemizde bu rakam yüzde 28,5. Bunun da sadece yüzde 13.5’i yerli kömür. Avrupa ülkelerinde halen 135 nükleer santral faaliyet gösteriyor. Bu rakam dünya genelinde 444. İnşa halinde 62 nükleer santral var. Türkiye 2 tane nükleer santral inşaat teşebbüsünde bulundu diye kıyametler kopuyor. Ülkemizin kömür rezervleri son keşiflerle 15 milyar ton olarak tespit edilmiş durumda. Açılışını yaptığımız bu santral yılda 5.5 milyon ton kömür kullanacak. Dolayısıyla bizim bunun gibi daha onlarca santrali rahatlıkla besleyecek toplamda 25 bin megawatlık potansiyeli destekleyecek rezervlerimiz mevcut. Bu da bizim doğal gaz ithalatımızın önemli bir bölümüne tekabül ediyor. Yerli kömüre dayalı elektrik üretimini ne kadar artırırsak doğal gaz ile üretilen elektrik ihtiyacımız o kadar azalacaktır. Yeni geliştirilen, açılışını yaptığımız bu fabrikada uygulanan teknolojiler artık kömürün kirli, çevreye zarar veren enerji kaynağı olduğu algısını tamamen yıkıyor. Bu tür çevre dostu santrallerin ülkemizde üretilmesini sağlamak için yürütülen projeleri de takip ediyor ve destekliyorum.

Bizi 2023 hedeflerine yaklaştıran her projeyi hayata geçiren herkese, başta Sayın Başbakanımız ve bakanlarımız olmak üzere hükümetimize, milletvekillerimize, iş adamlarımıza STK’lara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Daha sonra mikrofona davet edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ise, yerli kömür için sektörü desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi.  Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Özellikle bu kadar yeni, güçlü, modern bir tesisi Türkiye enerji sektörüne kazandırdığı için Sabancı ailesine teşekkür ediyorum. Yatırım tutarı, yıllık üretim kapasitesi, istihdama yapacağı katkı ile Tufanbeyli santrali bizim için önemli anlamlar ifade ediyor. 2002 yılında 31 bin megavat kurulu güce sahip olan Türkiye, 74 bin megawat kurulu gücü aşmıştır. Yerli kömür için özel sektörümüzü desteklemeye devam edeceğiz. Kömürün iyi şekilde değerlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, kömür madenlerinde iş güvenliği standartlarının istenilen düzeye gelmesi için sadece kömür üzerinde bir yasal düzenleme için çalışıyoruz.

 

“Dünyanın kömürden vazgeçtiği doğru değil”

Dünya kömürden vazgeçiyor diye bir söylem var. Bu kesinlikle doğru bir bilgi değil. Şunu net bir şekilde görmeliyiz ki, dünya kömüre ve kömürden enerji üretimi yapmaya devam edecektir. Avrupa'nın her yanında termik santraller hayata geçiyor. Avrupa'da yenilebilir enerji kaynaklarında öncü ülkelerinden Almanya enerji üretimini yüzde 45'ini kömürden alıyor. Yaklaşık 7 tane termik santral devreye alındı.

 

"Kömürü terk etmemizi istemek temelsiz bir yaklaşım"

Hal böyleyken dünya kömürü terk ediyor, biz de terk edelim demenin ne kadar temelsiz bir yaklaşım olduğu ortada. Türkiye'nin kömürden yararlanmaması kesinlikle düşünülemez. Önümüzdeki 10 yılda Türkiye'nin hedeflediği büyüme rakamlarının tutturması, istikrarını sürdürmesi için 50 bin megawata yakın yeni yatırım yapmak zorundayız. Tabii ki güneşten, rüzgardan ve nükleerden yararlanmaya devam edeceğiz.

 

"Sonuna kadar devam edeceğiz"

Bu alanlardaki kapasitemizi olabildiğince arttırmaya devam edeceğiz. Kömürle ilgili çevresel hassasiyetlerin farkındayız. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Karbon emisyon ölçümlere baktığımızda ABD dahil birçok gelişmiş ülkeden çok çok farklıyız. Teknolojinin tüm imkanlarını kullanan, çevrenin koruması, iş güvenliği açısından tüm önlemi almış son derece modern santrallerde yerli kömürümüzü sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Santralde son teknoloji kullanıldı

Adana’nın Tufanbeyli İlçesi, Yamanlı-Kayarcık-Taşpınar mahalleri arasında yer alan 246 milyon tonluk linyit kömürü rezervini ekonomiye kazandırmak amacıyla projelendirilen ve 450 MW kurulu güce sahip olacak Tufanbeyli Termik Santrali, saatte 845 ton linyit, yılda 5.5 milyon ton kömürü yakarak, yıllık 2.5 milyar kilowatt/saat elektrik enerjisi üretecek. 1.1 milyar dolar harcanıp, 4 bin 500 kişinin inşaatında çalışan, bin kişinin devamlı çalışacağı termik santral az su tüketimine sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Kuru tip soğutma sistemi kullanılmıştır. Proje kapsamında ayrıca CFB kazanlarına ve baca gazı desülfirizasyon (FGD) sistemine kireçtaşı sağlanması amacıyla işletilmesi planlanan kireçtaşı ocakları mevcuttur. Kireç taşının, fırına ve yaş FGD sistemine eklenmesine imkan veren bir baca gazı arıtma sistemi, günümüz koşulları altında en gelişmiş teknolojiyi yansıtan, kabul görmüş bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin enerji talebinin yaklaşık yüzde 2’sini karşılayacak olan, 1.5 milyon konuta yetecek enerji üreten Tufanbeyli Termik Santrali’nin kömür rezervlerine bağlı olarak 30 ila 35 yıllık bir süre için işletilmesi planlanıyor.

 

Zehirli gazların deşarjı soğutma kulesinden yapılacak

Termik santrallerde normalde her bir ünite için bir soğutma kulesi bulunurken, Tufanbeyli Termik Santrali’nde tüm üniteler için tek bir kule yapıldı. Yakıtın yakılmasıyla ortaya çıkan zehirli gazların tutulduğu ve her termik santrallerde olması yasalarla zorunlu kılınan Baca Gazı Arıtma Sistemi, EnerjiSA’nın uygulamaya koyduğu bu teknoloji nedeniyle Tufanbeyli Termik Santrali’nde olmayacak. Zehirli gazların deşarjı soğutma kulesinde yapılacak. Bunun için ünitelerin zehirli gazlarının geçtiği bacalar, soğutma kulesinin içerisinden geçirilecek.

 

Sistem nasıl işleyecek?

Eski teknoloji olarak bilinen konvansiyonel sistemlerde baca gazları, özel olarak dizayn edilen bacalardan atmosfere deşarj edilir. Tesiste ise baca gazları soğutma kulesi merkezinden atmosfere deşarj edilecek. Arıtılmış baca gazlarının bacalar yerine soğutma kulelerinden deşarjı, kirleticilerin atmosfer de daha iyi bir dağılım göstermelerine ve dolayısıyla tesisten kaynaklanacak kirleticilerin Yer Seviyesi Konsantrasyon değerlerinin azalmasına imkan sağlayabiliyor. Kazanlarda oluşan yanma gazları, dayanıklı malzemeden yapılan özel borularla soğutma kulelerine taşınacak ve yatay eksende karışmadan, merkezi bir gaz akışı ile atmosfere yükselebilecek şekilde soğutma kulesinin merkezinden verilecek. Soğutma kulesinde, yükselen çok daha fazla bir hava kütlesinin yarattığı itişle, baca gazının atmosferde daha yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor. 

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner29

banner25