banner108
Aklını iyi kullanan insan, duygularını doğru yönetir ve yönlendirir. Kullanamayan ise duygusallığın esaretine düşer. Bu durumda yapılan hatalar, suçlar, pişmanlıklar, zaaflar ve savrulmalar tamamen duygusal davranmanın sonucu olarak karşımıza çıkar.
İnsanın ihtiyaçları sınırlı ancak istekler sonsuzdur. Ekonomi dediğimizde; sınırlı kaynaklarla sonsuz istekleri karşılama sanatıdır. Anlayacağınız hayatı gelire göre ayarlama ve planlamadır.
Günümüzde tüketim baş tacı edildiği için sonsuz istekler ‘sonsuz ihtiyaçlara’ dönüşmüştür. Alternatiflerin çoğalması insanda yapay bir özgürlük hissi oluşturmaktadır. Sınırları çizilmemiş duygusal özgürlükte esarete neden olmaktadır. Duygular da ölçü kaçınca da istek ve arzular ekonomiyi alt üst etmektedir. Onun için akılla duyguların uyumlu olması gerekmektedir.
Duygulu olmak güzel ama duyguyu yönetememek hiçte güzel değildir.
Parayı sen harca ama para seni harcamasın...! Harcadıktan sonra kalanı biriktirmeyin, birikimi ayırdıktan sonra kalanı harcayın. Olması gereken tüketim ekonomisine karşı üretim ve kanaat ekonomisine geçmektir. Aksi halde huzuru bulmak mümkün olmayacaktır.
Huzuru bulabilmek ve duyguları yönetebilmek için kendimizin ve başkalarının duygularını tanımak, başkalarının duygularına yerli yerinde tepki vermek, yaşanan olayların tabiatına uygun, ölçülü davranmak lazım. Duyguda denge şarttır.
Kanaat, yetinme ve tevekkül gibi hasletler azaldı. Başkalarının var benim niye olmasın? Ben kimden aşağıyım? Ben de güçlüyüm havası ortalığı kapladı. Arabaya binmeye parası yok, ama olsun kapının önünde bir araba olsun. Arabası var desinler, güçlü görsünler. Toplumda var olabilmenin yolu olarak görülen hal bu.
Kendi çıkarı için bizim aklımızı bize pazarlayan, akılcılığı ve özgürlüğü promosyon olarak kullananlar işgal etti duyguları. Bu durum değerlerimizi aşındırıyor, ahlaki yozlaşmayı doğuruyor ve sınırsız hazcılığa tavan yaptırıyor. Hedonizmi (hazcılık) küresel ölçekte başkalarının elindekini de almayı gaye ediniyor. Toplumsal inanç ve kültürünü tahrip ediyor ve boyun eğmeyeni imha etmeyi hedefliyor. Tv, internet gibi iletişim araçları ülke sınırlarını ortadan kaldırdı ve algılarla aldatıyorlar.
Günümüzde tükettiğin kadar güçlüsün, modernsin, çağdaşsın, ve önemlisin çılgınlığı var. Doyma bilmez hazcılar işgal etti ortalığı... Bu durum duygu ekonomisini tahrip ediyor.
Onun için ne duygusuz olalım ne de aşırı duygulu; duygu da dengeyle huzur bulalım.
Günün sözü: Güç insanını güç yıkar, para insanını para; köle ruhlu insanı başkalarına kölelik etmek, zevk insanını zevk çökertir. (Herman Hesse) 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
arkadaş 4 ay önce

toplumumuzdaki hastalığın en güzel tarifi. çözüm cehaletten kurtulmak diyorsun daha ne olsun

banner110