banner67
Öyle bir duygudur ki dostluk, yaşadığımız beşeri hayatın içinde var olan pek çok duygunun, daha da fevkindedir. Sevgi ve muhabbete gebe olan gönüllerin, nur topu gibi doğan bir evlat değerinde, hayatın bize sunduğu bir lütuf, bir şanstır dostluk…. Zaman mefhumu olmadan kapısını çalabileceğin bir dostu olmalı insanın… Sorgulamadan sebep aramadan fırlamalı yerinden. Söylemeden anlamalı derdini. Vefalı bir ağaç gibi gölgesinde serinleyebilmelisin. Bitap düşmüş bedenin yaslanmalı omuzlarına. Yeri geldiğinde gölgesi bile sığınağın olabilmeli. Bağrına basmalı en içten duygularla, umut olmalı tam bedbinliğin arifesinde. Dostluklar ayrılıklara yenik düşmemeli. En mahrem sırlarını, en onulmaz yaralarını açmalısın. Yüce dağlar gibi güven vermeli, arkana bakmadan koşmalısın fütursuzca…      
Yaşadığımız hayat içinde yozlaşan ilişkiler, ne yazık ki dostluk gibi bir kavramı hoyratça tüketti.  Lüks oldu artık gerçek dostluklar. Nerde kaldı o günah ve hatalarının kefili olacak dost yürekler ?. Yaptığın her yanlışta, kırıcı olduğun anda bile, onu kaybetme endişesi taşıyacağın kadar güçlü olmalı dostluk bağların.
Toplumu işgal etmiş dalkavukluğun arasında dim dik durmalı, haykırmalı “ben buradayım işte” diye. Sözünü eğip bükmeden söylemeli yüzüne karşı. Bazen alkışlanır ya insan, o zaman değil, yuhalandığın zamanda bile yanında olup omuz verebilmeli. Herkesin içinde seni alkışlarken, baş başayken de gerektiğinde yermeli. Canını acıtmamalı övgüsü de, sövgüsü de.  Hep güvenmelisin ona. Bilmelisin her şeyi senin iyiliğin için yaptığını. Dostunun gözleri bulutlandığında ardından kopacak fırtınaya hazır olmalısın. Sen ağlarken onun gözlerinden gelmeli yaş…
Ülkeler arası ilişkilerde bile menfaate dayalı sözde dostluk diye nice düşmanlıklar yaşanmıyor mu? “Helal kazandığın paranla benden her silahı alamazssın. Aldığın silahları da ben istemeden kullanamazsın. Eğer dediğim yerde durmazsan,  gerekeni yaparım bilesin ha..” türünden tehdit ve şantajlar güya dost dediğimiz ülkeler tarafından yapılmaktadır. Dostluk adına hadsizliğin, bini bir para maalesef. Bu kutsal kavramı böylece aşağılayacak kadar hem de…
Ünlü Halk Ozanımız Aşık Veysel’de, aradığı dostluğu bulamamış olmaktan mustarip olmalı ki;
Dost dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yârim kara topraktır / Beyhude dolandım boşa yoruldum / Benim sadık yârim kara topraktır. Derken;  sahte dostlukların şerrinden, kara toprağın sadakat ve vefasına sığınmıştır. .
Kısacası, öyle bir dostluk hayal etmeliyiz ki; Kollarımız birbirimizi dünyanın bir ucundan, bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzun olmalıdır.
En güzel dostluklara, dost yüreklere selam olsun.
Dostça kalın…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bünyamin bozkurt 1 hafta önce

sahası yaşamak olan hayat savaşında,o kadar çetin düşmanlar yarattılarki.onlarla savaşmaktan tarif ettiğiğiniz dostluklara yaşama sanşı kalmadı hocam malesef.Bulur yada görürseniz.insanlığın gönül müzesinde sergileyelim.sselamlar

Avatar
R. KILIC 4 gün önce

İlgin ve muhabbetin için teşekkür ederim Bünyamin'im.Yorumun yazıyı da aşmış,dahada güzel olmuş. Maalesef böylesi insani değerlerimiz, hasletlerimiz, ancak temenni olarak kaldı.Dost yüreklere bizden de selam olsun.

banner1

banner27

banner57