banner136
 
     İlkokula gidiyordum babamı ani bir kalp krizi sonucu kaybettiğimizde. Ağabeyim, ablam, annem ve ben kalmıştık. Babamın terzi dükkânı vardı ve onu kaybedince işi, okulunu bırakmak zorunda kalan ağabeyim devam etti. Annem evde yemek temizlikle uğraşır ablam ve bana da ders çalışmak düşerdi. Tatilde ablamla dükkâna gider temizlik getir götür işi yapar onların bir dediğini iki etmezdim. Evin yükünü almıştı çocuk yaşta abim. Onu böyle gördükçe daha çok çalıştım derslerime. Her sabah işe giderken beni öper cebime gizlice harçlığımı koyar öyle giderdi.
Ablam liseyi bitirir bitirmez evlendi. Ağabeyim terzi dükkânın da annem evde örgü yapıp satarak ablamın masraflarını karşılamaya çalıştılar.  Çok masraf oldu ama ne annemin ne de ağabeyimin bir gün of dediklerini duymadım.
 
 Ablam gelinliğin içinde prensesler gibi salona girdiğinde annemin bir kolunda ben diğer kolunda ağabeyim kenetlendik ağlamamak için. Ağabeyim evin babası rolünü üstlenince kardeş kuşağını bağlamak bana kaldı. Ellerim titremesine engel olamıyordum. Gözlerim dolarak bağladım kardeş kuşağını, kardeşimin kuşağını. Ablamın elini öpüp sarıldığım da salonda ağlamayan kalmamıştı. Kulağına ‘ablam çok güzel olmuşsun ‘dedim. Boğazımda ki düğüm ‘çok mutlu ol’ dememe izin vermedi sustum sarıldım sıkıca…
 Eve gözlerimiz kan çanağı, dokunsan hala ağlayacak gibi döndük eve. Ağabeyim erkenden işe, ben okula gittim.
 
   Ağabeyimin sevdiği bir kız vardı zaman zaman aralarında mektup taşırdım. ‘Gidip isteyelim yengemi’ dedikçe ‘ önce sen oku meslek sahibi ol sonra kolay o iş ‘ derdi.
 
 Üniversiteyi kazanmam evde bayram havası estirdi. Beraberinde birçok masrafa yol açan bayrama. Mühendis olacaktım ve artık aileme ben bakacaktım. Evden çıkan ikinci gelinmişim gibi annem bir taraftan ağlıyor bir taraftan da eşyalarımı hazırlıyordu. Ağabeyim beş saatlik süren yolculukla beni okuluma kayıt ettirip yurda bırakıp gitti.
 
 Dört koca yıl benim okulumun bitmesini hem ağabeyim hem de yengem beklediler sabırla. Okulun bitirmeyi en çok onlar için istiyordum ve şükürler olsun ki bitirmiştim. Diplomamı alıp eve geldiğimde tatlı bir telaş başladı. Kız istemeye gidecektik. Sonunda ağabeyim de mutlu olacak dedim anneme sarılırken. Ablam, eniştem, amcam ve yengem de gelmişti bizimle. Çiçeğimiz çikolatamızla gittik istemeye. Nasılsınız faslı bitmek bilmiyor bir türlü neyse ki kahveler geldi Allahtan. Tuzlu şekerli kahve özel olarak geldi ağabeyime. Suratı buruşsa da içti kahveyi. Ne zorluklarla karşılaştı ağabeyim bu kahve mi alt edecek onu.  Hayırlı olsun lafını duyana kadar halıyı izledi durdu ağabeyim. Ah babam sende olsaydın keşke…
 
  Eve geldiğimizde ağabeyimin arkadaşları kapıda bizi bekliyorlardı. Sevinçten herkes birbirimize sarılıyor kahkahalar atıyorduk. Annemden kahve yapmasını istediler bende içeri girip anneme yardım ediyordum ki korkunç bir patlama sesi duyuldu.
 
 Ağabeyimin ismini duyuyor ama yerimden kımıldayamıyordum. İçeri giren bir arkadaşının üzeri kanlar içerisindeydi. Bir şeyler söylüyor ama duymuyordum. Ayaklarım nasıl hareket etti bilmiyorum ama dışarıdaydım sonunda. Bahçeye çıktığımda kalabalık ortada yatan birisine bakıyorlardı. İlk kolunu gördüm babamın saatinin takılı olduğu kolu sonra annemin özenerek ütülediği sırf o gece içim kendi elleriyle diktiği kırmızıya boyanan gömleğini… Ağabeyim yerde yatıyor herkes başında öylece duruyordu. Annemin çığlığıyla herkes koşuşturmaya başladı. Arkadaşının arabasına bindim kucağıma yatırdılar. Arabayı kullanan arkadaşı ‘ sadece kutlamak için silah sıkacaktık tutukluk yaptı nasıl ateş aldı anlamadık’ diyordu.  
 
 Ağabeyim aç gözünü, babam aç gözünü dedim. O benim hem babam hem ağabeyim hem sırdaşım her şeyimdi. Saçlarını okşadım gözyaşlarım yüzüne damlıyor ama ağabeyim hiç tepki vermiyordu. En mutlu günüydü bugün, böyle bitemedi, bitmemeliydi.
 
 Hastaneye geldiğimizde onu kucağımdan alıp sedyeye yatırdılar. Arkasından giderken hemşire durdurdu beni. Odaya alıp kapıyı kapattılar. Ellerimde ki kanla baş başa kaldım soğuk taşa yığıldım. Bu günü kaç senedir bekliyorduk. Bizim için çalışıp didinen ağabeyim artık kendisi için bir şey yapmış bir yuva kurmaya karar vermişti. Şimdi olmaz diyip duruyordum. En mutlu günü ona bir şey olamaz …
 
Ağabeyimin arkadaşları toplandı etrafıma beni taş zeminden kaldırıp sandalyeye oturttular. Bir bardak su verdiler. Kanlı ellerimle bardağı tutmayı denedim ama tutamadım. Üzerime dökülen su yere kırmızı olarak aktı…
 
‘ Çok kan kaybetmiş kan bulun dediler’ hemen atıldım benden alın aynı kan grubumuz dedim. Bir odaya geçip kan almaya başladılar. ‘ İyi olacak benim kanım ağabeyimi iyileştirecek’ diyip duruyordum yanımdakilere. Benden alınan kan yeterli değilmiş ve tekrar kan aramışlar oradakiler.  Yanına girmeme izin vermediler. Kan gelsin normale dönsün görürsün dediler. ‘Ya dönmezse ‘diye geçirdim bir an içimden, tövbeler tövbeleri kovaladı dilimde…
 
Ablam annemi evde bırakıp hastaneye gelmişti. Yüzünde ki korkuyu görmek daha da perişan etmişti beni. Gözlerimizle konuştuk daha doğrusu gözyaşlarımızla. Ne ablam da ne de bende teselli sözcükleri çıkamadı dönmedi dilimiz. Çaresizce bekledik bir köşede. Sabaha karşı bulundu kan, ağlamaktan şiş gözlerimiz de kıvılcım çaktı.  Doktorun ‘çok geç artık diyen’ sesi yankılandı boş koridorda. Bütün kemiklerim kırıldı o an. Ablamın çığlığı inletti hastaneyi. Kanım kurtaramamıştı yetmemişti kanım, elimde ki kurumuş kana baktım ağabeyimden kalan…
 
Üzerinde beyaz çarşafla çıkardılar odadan. Sarkan elini tuttum hemen öptüm öptüm ‘ affet kurtaramadım seni, hakkın çok bende helal et abimmmmm…
 
 Bir poşet içinde verdiler eşyalarını hepsi kan revan içinde. Babamın saatini aldım elime, babam vefat ettiği gün ağabeyim takmıştı ve artık ağabeyimin saatiydi. Kanlı saati koluma takıp ‘ emanetiniz bende ‘ dedim…
 
 Sevinç uğruna atılan kurşun can evimizden vurdu bizi…
 
 
 
 
    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sevim Albayram 1 hafta önce

Yazı çok güzel fakat içerdiği anlam çok acı maalesef. Yine sosyal bir meseleyi ele almışsınız . Anlatımınız çok etkileyici. Tebrikler

Avatar
Hüseyin albayram 1 hafta önce

Sevda hnm çok güzel kalemine yüreğine sağlık. Tam bizim toplumun kanayan yarası

Avatar
Kaan 7 gün önce

Sevda teyze eline sağlık çok güzel bir yazı yazmıssın ve yazın biraz da duygulu olmuş

Avatar
kemal albayram 7 gün önce

tebrikler sevda hanım kalemine ve yüreğine sağlık,çok önemli bir konuyu ele almışsınız

Avatar
Ela 7 gün önce

Sevda teyze ellerine sağlık duygusal ve etkileyici yazı yazmışsın

Avatar
Nurhan KCBY 7 gün önce

Sevda Hanım kaleminizi hayranlıkla takip ediyor ve hiç bitmesin diyorum okurken.Maalesef toplumsal bir can alıcı konuya değinmişsiniz.Her defasında ağlıyorum okurken... Başarılar.

Avatar
Rukiye 3 gün önce

Sevda çok güzel anlamlı bir yazı olmuş ellerine sağlık başarılar canım benim

Avatar
Yanlız yaşam 2 gün önce

Şair hayatın gerçeğini anlatmış