Şüphe yok ki, millet olmazsa devlet olmaz, devlet olmazsa millet olmaz. Bunun   ikisi bir bütündür et tırnak misali..  Bilinen bir gerçek, milletin içinden yetişen şahsiyetler, tabandan tavana kadar muhtelif kademelerde görev alarak yüce devletimizi yönetirler, dolayısıyla millete hizmet ederler. Allah onlardan razı olsun.
Meşhur vecizesi, ATATÜRK; "BASIN MİLLETİN MÜŞTEREK SESİDİR" buyurmuş. Bu bağlamda, yerel basın olarak dile getirilen konuları, bilhassa üst kademelerin görmezlikten geldiklerini gördükçe üzülmemek elde değil.. Bir temsil; taban olmayınca tavan olamayacağına göre, Ankara: yineliyorum, tabandan gelen sese kulak vermeli, doğru veya değil, cevapsız bırakılmayıp kamu aydınlatılmalı, bir espri; (alın dağlar size bir tüfek) misali  havada kalmamalı.
Mesela; ulusal basından, TRT'de her sabah haberlerden özet verilmektedir. Anadolu gazetelerinin, hiç olmazsa internetten girilerek okuru binlerce olanlar seçilerek, sıraya konulup ulusal basın sayısı kadar da yerel basından söz etmesi son derece isabetli olacak, gönül bağlarını daha iyi birbirine bağlayacaktır.. Zira, "Anadolu" deyip geçmek affedilmez yanlışlık olur.
Öyle olunca, yani taban dinlenmeyince şüphesiz ki güven sarsılır. Bunu, ilgili merci tabandan-tavana kademe ve kademeleri değerlendirmeye almalı, gereken yapılmalı ki, devlet-millet bütünleşmesi güçlendikçe güçlensin.
Örneklerin hepsi dile getirilirse sayfalar dolusu yer alır. Yakın zamanda dile getirdiğimiz bir-iki konuyu hatırlatmak istiyorum; Kurumaya yüz tutmuş olan "CEYHAN NEHRİ KURURSA ŞAŞILMASIN" başlıklı makalemiz... Bu konu bölgemiz halkı için hayati önem taşır. Ne var ki ilgili mercilerden ses seda yok. Öyle ki, motopomplarla suyun emişlerine ilaveten Termik Santrallerinin de emişi  böyle devam ederse, ova susuz kalır, göç başlar diye bağlamıştık yazımızı.
Bir başkası, Elbistan'ın lağımı ilçe çıkışı Ceyhan Nehrine akmaktadır yıllardan beri. Akdeniz'e kadar bu nehrin balığını insanlarımız yemektedir. Lağım suyu ile beslenen balığın yenilmesi, bir gün tehlikeli bir hastalığa yol açmayacağını kim söyleyebilir? Neymiş, Dünya Bankası kredisi bekleniyormuş ARITMA TESİSİ Kurulabilmesi için. Bir espri; "Ölme kuzum ölme, yaz gelince çayır çimen çok olur" misali...         
İleri sürdüğüm konular müneccim işi değil, zira tehlike çanları çalmaya başladı Ceyhan Nehrinde...Bu sese sessiz kalırsa ilgili merciler, halkımızın çekeceği var... Üst paragraftaki konunun bir değişik şekli, Söğütlü Çayı üzerinde üç baraj yeri tespit edildi. Bunun, tespit-teşhis ve projesinin tarihi 1956'lara dayanır. O zamanın ilgili mühendisi merhum Sayın Cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL.
ANADOLU BASINI’NIN neşriyatlarına Ankara'nın sessiz kaldığından bahsediyoruz...Müteaddit defalar gazetemiz Elbistanın Sesinin serlevhalarında dile getirdik yıllarca ovamızın susuzluk konusunu.. Bu yazılarımız toplansa kocaman bir roman olur. Bu figan ve feryatları üst makamlar duysaydı kuşkusuz gereken yapılırdı...
Söğütlü çayı üzerindeki barajların etüt ve projesi; "yok, ihale edilecek, yok ihale edildi" şeklinde yerel basında haber olalı 4 yıla yakın oldu. Halen bir ses yok.
Yukarıda söz ettiğimiz; yerel basını, yerel ilgililer okuyup durumu tavana bildirselerdi, 4. büyük Afşin-Elbistan ovası suya hasret bırakılmazdı. Ufak bir gelişme, Milletvekilimiz Sayın Mahir ÜNAL (M.VA.) seçilmesinin ardından; gövde inşaatına 20 yılı aşkın önce başlanan,  karınca yürüyüşüyle devam eden Adatepe barajı gövde inşaatı hızlandı ve tamamlanmasının ardından  boru döşenmesine de başlandı. İşin ise yüzde 35'inin tamamlandığı yerel basında haber oldu.  Adatepe Baraj gövde inşaatının 30 yıla yakın sürdüğü gibi, borular döşenip 148 bin dönüm toprağın suya kavuşması da öyle uzun sürmez inşallah.
Söğütlü çayı ile birleşerek akan Ceyhan Nehri alt kesimlerinde 4 baraj yapıldı. Şimdi de, Hatay, Gaziantep ve Kahramanmaraş ovalarından bir milyon dönüme yakın arazinin sulanması inşaatı hızla devam etmektedir. Suyun gözü Elbistan ovası ise halen suya hasret... Evet, Hatay ovası da bizim. Orası da sulanmalıdır... (Fakat ve (Ancak)ı var.
Şu duruma göre, Hatay Ovası; yurdumuzun 4. büyük Afşin-Elbistan ovasından önce suya kavuşacaktır. Demek istiyorum ki, bu ve benzeri sorunların sebebi; Ankara'nın yerel basından habersiz olmalarından kaynaklanmaktadır.
Türk Milletinin en az %70'inin gönlünde taht kuran Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız ve AK Parti Genel Başkanı  Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Başbakanımız Sayın Binali YILDIRIM Beyefendi büyüklerimizden dileğimiz; kocaman ANADOLU GAZETELERİNDE çıkan dert ve dileklere, bağışlanacağımızı umarak bir genelge yayınlansın , bundan böyle olsun Yüce Devletimizin birimleri ilgilensin, üst kademelere iletilmesine aracı olsunlar arz ve talebimizden ibarettir.. 08/05/2018
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YÜCE 3 ay önce

24 Haziran seçimleri 2023 yılana yatırım olacaktır. Bu yatırımlardan tüm bu güzelim ülkemiz en güzel şekilde faydalanacaktır. Onun için bin düşünüp, bir karar vermek gerekiyor. Sağlıcakla kalın.

Avatar
Ahmet 4 ay önce

Mehmet abi inşAllah 24 Haziran da reisi cumhurumuz zaferle çıkarsa Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile bu hantal bürokrasiden ülkemiz kurtulursa dediğiniz yatırımlar bu kadar uzun sürmeyecektir.

Avatar
Sair Pamuktan yüceye 3 ay önce

Ne güzel yazmis sair Pamuk bey. Yalaka...

banner115