banner67
(Kıtlıkta verilen lokmanın…)
                 Yıl 1979. Karanlık yıllardan biri. Terör başını alıp gitmiş; can alıyor, kan akıyor, yürekler yanıyor.
Can güvenliği kalmamış, tam bir kaos ortamı. Ben de 1978 den beri K.Maraş Orköy Bölge Müdürlüğü’nde
çalışmaktayım. K. Maraş olayları gibi bir felaketi yaşamışız. Suçsuz, günahsız bir sürü insan teröre kurban
verilmiş(  Allah o günleri bir daha göstermesin). Maraş ve Maraş’lı yaralarını sarma telaşı içinde. Sorun sadece
bu mu? Tabii ki değil. Neredeyse kıtlık yaşanıyor. Hemen her şeyin yokluğu çekiliyor, yokluklar ülkesi san ki.
Karaborsa, el altı satışları almış yürümüş. Akar yakıt alımı başta olmak üzere kuyruklar kilometreleri buluyor.
Hiçbir şeyi bir önceki günün fiyatı ile alamıyorsunuz. Enflasyon mu? Yüzde yüzlerle ifade ediliyor.
                 İşte böle bir ortamda benim de evleneceğim tuttu. Tuttu ama sorunlarım var. O güne kadar tasarruf yapıp birkaç kuruş bir kenara koyamamışım. Bazı ailevi sebeplerden dolayı yardım edecek kimse de yok. Yuva kuracağız ama nasıl?..En azından evin zaruri ihtiyaçlarını almam lazım ..Esnafı dolaşıyoruz, lâkin nafile. Hiç kimse haklı olarak bizim istediğimiz şartlara uygun mobilya ve diğer ev eşyalarını vermiyor. O günün ekonomik şartlarında aynı malı aynı fiyatla tekrar yerine koyamıyor. Maraş olaylarında mağdur olduğu için bütün arkadaşlarımızın alış yaptığı bir tanıdık bile(M.E.G) uygun şartlarla mobilya vermeye yanaşmıyor.
Böyle bir ortamda kıvranıp dururken, şu an hatırlayamadığım biri; bir tavsiye de bulundu, birini önerdi, bana
yardımcı olabileceğini söyledi. Hiç ümidim yoktu ama yine de şansımı denemek isteyip verilen adrese
gittim. Bahçeli evlerin ara sokaklarının birinde mobilya mağazası. Sahibi ile tanıştık; İbrahim Amca. Kilis’liymiş. K. Maraş’ta Tekel Müdürü iken emekli olup, bu işe başlamış.
                 Durumumu izah ettim. Eline kalemi kâğıdı aldı bir şeyler yazıyor, çiziyor… Ben bekliyorum ama, içimden de bu işin  burada bittiğini düşünüyorum. Ama yanılmışım, bitmemiş. İbrahim Amca bana öyle bir teklif yaptı ki şaşırmamak mümkün değil. Tam yirmi dört ay taksit. Allah’tan daha başka ne isteye bilirdim ki?..
İhtiyacımız olan ve orada bulunan her şeyi aldık. Senet bile yapmadı , sadece deftere kaydetti.
                 İbrahim Amcanın bu iyiliğine karşı benim de yapmam gereken tek şey; ona karşı mahcup olmamak,
taksitlerini aksatmamatı. Ben de aynen öyle yaptım. Aylığı alır almaz ilk işim İbrahim Amcaya uğramaktı. Aylar ve iki yıl çok çabuk geçti. Son taksitim kalmıştı. Niyetim; taksiti yatırıp, İbrahim Amcanın elini öpüp helalleşmekti.
                 Ay başında maaşı alıp gittiğimde bir genci masada oturur buldum. İbrahim Amcayı sordum. Acı bir
Tebessümle”babamı kaybettik” demez mi!..Neye uğradığıma şaşırdım, oraya yığılıp kaldımışım. Dizlerimin bağı çözülmüştü. Başladım ağlamaya. Hem de hıçkırarak. “Erkekler ağlamazmış” öyle mi?..Varsın ağlamasın ağlamayanlar, ağlayamayanlar. Ben doya doya ağladım. Orada oturan delikanlı da şaşırmıştı. Öyle ya bu adam
kimdi, niçin böyle ağlıyordu?..O da haklıydı... Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Birazcık kendime geldikten sonra hesabı da kapatarak karmaşık duygularla oradan ayrıldım.
                 Aradan yıllar geçti. Ve hâlâ İbrahim Amcanın elini öpüp helalleşememenin acısını ve burukluğunu
yaşarım. Ve hâlâ her güzel yüzlü insan gördüğüm de O’nu hatırlarım. Mekânı cennet olsun, geçmişlerime yolladığım gibi ruhuna ‘’FATİHA’’ yollamak boynumun borcu olsun.
                 Ne demişler  ‘’ Kıtlıkta verilen lokmanın değeri büyük olur.’’ Hem de ne büyük olurmuş!..Bunu
Ancak yaşayanlar bilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner27

banner57