banner136
                               
         Akşam oturdum, düşündüm ve kendimi sorguya çektim. Başkalarında çok kolay bulduğum yanlışları kendimde bulma cesaretim var mı diye... Oradan buradan sorular yağdı.
        Acımak mı önemli yoksa acıtmamak mı önemli? Günümüzde sosyal medyada milyonlar acıyı izliyor, fotoğrafları çekiyor, âmâ çözüm üretmiyor. Esasında çözüm acıtmamak değil mi!?
         Derviş tarafından kanadı kırılan kuş, Hz. Süleyman’a Derviş’i şikayet eder; Hz. Süleyman kuşa sorar neden kaçmadın? Dervişlik hırkası giymişti, zarar vermez diye kaçmadım. Hz. Süleyman kısas ile dervişin kolunun kırılmasına karar verir...Kuş itiraz eder. Hayır kolunu kırmayın, sırtındaki hırkasını çıkarttırın! Çünkü o hep derviş hırkası ile kandırıyor der. Günümüzde böyle aldatanlar az mı?
         Kendi attığımız(özgür akıl ve özgür irade ile) her adımla inşa ettiğimiz yol kendi yolumuz mudur!?
         İyi birisi olmak, insanı kendisinden başka herkesin işine yarıyor diyorlar, doğru mu?
         Bana benden yakın ve benden uzak kimse yok diyorlar, nasıl?
         Tarih boyunca hukuk hükmedene tabi olmuştur. Ama meşru kurallar anlamına gelen hukuk, bir güç oluşturamamıştır. Hukuk egemen olursa güç hakkına razı olur. Bu durum teorik bir temenni midir? Güç hukuk tanıyor mu!? Hukuk bir ülkenin tablosu mudur?
Bu gün avukatlar hak-hukuk-adalet istiyoruz diyorlar. Avukatlar bunu derse vatandaş ne yapsın?
         Bazı insanlar sizi yorarlar ve sonra siz onları yormuş-yaralamışsınız gibi davranırlar der, Hz. Mevlana . Bu zihin insanları zehirler mi?
        İdare i maslahatçılıkla işler doğru yapılabilir mi? Yanlıştan ve haramdan beslenen siyasiler ve bürokratlarla iyi işler yapılabilir mi?
         Varlık sınavı mı zor, yoksa yokluk sınavı mı daha zor?
         Para yiyecek alabilir ama ağız tadı ve huzur satın alabilir mi?
         Para gösteriş satın alabilir ama asalet satın alabilir mi?
         Para güvenlik alabilir ama güven satın alabilir mi?
         Aynı kahveyi 1liraya iç sende 10 liraya içsen de tadı değişir mi?
        İnsanların harcamasına bakarak nasıl kazandığını anlayabilir misiniz?
        Sabır ve tahammül nefse karşı kazanılmış bir zaferdir diyorlar, doğru mu?
        Nefse hoş gelen her şeyi yapan, sınır tanımayan arzulara boyun eğenler, değerleri taşıyabilir mi? iyi ve ahlaklı olabilir mi?
        Hayatta faydalı olduğun ne var? Şuan yaptığın işin olmasaydı sen neye yarardın!?
    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erol sevinç 4 ay önce

işin çözümü bence acıtmamak çünkü acıtmassan acımana gerek kalmıyacak aklı selim olan herkes iyiyide biliyor kötüyüde önemli olan iyiyede kötüyede objektif bakabilmek olaya kendine yontmadan bakabilmek eline diline sağlık

Avatar
Şahin 5 ay önce

Hoçam diline sağlık baştan aşağı okudum ber okuyan kişi çok uzun düşünüp kendisindeki hataları kabullenip gercekten hayat şartını tazelemesi düzeltmesi gerekir fakat malisefki insanın maddi menfaatcılığ öyle ruhuna işlemişki
Öyle kısa bir zamanda mümkün görünmüyor Allah bu toplumu şuurlandısın ne diyelim selamlar

Avatar
Mevlüt ÇANAK 4 ay önce

Niyeyse hiçbir şey hissettirmiyor ,hiçbir duygu(iyi-kötü)geçmiyor sizden!Acaba diyorum kimlerle oturup kalktığınızı bildiğimiz için mi böyle oluyor?sanki birileri tarafından sizin adınızla yayınlanıyormuş gibi okuyorum!!Maddecilik herşeyi maddesel açıklamaya itiyor gibi!

Avatar
M.Emin ELAGÖZ 4 ay önce

Yorum yapan değerli insanlara teşekkür ederim. Okuyanları düşündürmek isterim. Yaralı olmak isterim. Ön yargısız niyetlerle okunmasını isterim. Ancak bazıları hiçbir şey hissetmiyorsa biraz daha sakince okumalarını dilerim. Her ne olursa olsun saygı sevgi ve selamlarımı sunarım. Tüm güzellikleri güzel insanlara sunarım.